Osmanlı İmparatorluğu'nun son döneminde Trabzon'da filizlenmeye başlayan yerel yayıncılık ile fotoğrafçılık hayatının en önemli öncülerinden biri olarak bilinen Osman Nuri Eyüboğlu, 1881 yılında Trabzon'un Maçka ilçesinde dünyaya gözlerini açmıştır. Bölgenin görsel hafızasını oluşturma amacıyla yola çıkan bu çok yönlü şahsiyet, ömrünü Karadeniz coğrafyasını belgelemeye adamıştır. Gazetecilik, matbaacılık, yazarlık ve kartpostal editörlüğü alanlarında ürettiği eserlerle Trabzon'un kültürel gelişiminde derin izler bırakmıştır. Kendi kurduğu matbaası ve çıkardığı süreli yayınlar vasıtasıyla yerel basının kurumsallaşmasına öncülük ederken, aynı zamanda çektiği fotoğraflarla da dönemin sosyo-kültürel yapısını ölüm-süzleştirmiştir. Kentin ilk yerel basın ve görsel sanat aktörleri arasında kabul edilen Eyüboğlu, 8 Mart 1941 tarihinde yine doğduğu ve hayatı boyunca büyük emek verdiği Trabzon'da hayata gözlerini yummuştur.
İkbâl Matbaası ve Yayıncılık Serüveni
Trabzon'daki eğitim hayatını tamamlayarak Trabzon İdadisi'nden mezun olan Osman Nuri Bey, meslek hayatına erken yaşta atılmıştır. Genç yaşta büyük bir girişimcilik örneği göstererek 1901 senesinde İkbâl Matbaası'nı kurmuştur. Bu matbaa, kentin kültürel hayatının kalbi olmuştur. Matbaanın kuruluşuyla birlikte, daha önce yayımlanan Feyz gazetesinin devamı olan İkbâl gazetesini neşretmeye başlamıştır. Dönemin çalkantılı siyasi atmosferinde yayıncılık yapmak oldukça güçtü. Türkiye'nin millî mücadele döneminde gazete, Hürriyet ve İtilaf Fırkası'nın desteğini alarak yayınını sürdürmüştür. Bu süreçte gazetenin idaresinde Eyüboğulları ailesinden Hayri Eyüboğlu bulunmuş ve yayın çizgisi fırkanın etkisi altında şekillenmiştir. Osman Nuri Bey, basım işlerinin yanında geniş kitlelere ulaşmak için bir tarih kütüphanesi de kurmuştur. Ancak bu kütüphane girişimi maalesef uzun ömürlü olamamıştır. Trabzon'da kültürel canlılığı artırmayı hedefleyen ve dur durak bilmeyen yayıncı, 1912 senesinde İkbâl gazetesine bağlı bir mizah dergisi çıkararak bölgede mizahi yayıncılığın da ilk ve en önemli öncüsü olmuştur. 1918 yılında gazetenin yönetimini tamamen kendi üzerine alan tecrübeli gazeteci, harf inkılabı sonrasında da faaliyetlerini kararlılıkla devam ettirmiştir. 1935 yılında ise gazetenin ismini kızının adı olan Olcay şeklinde değiştirmiştir. Matbaacılık faaliyetleri sadece gazete basımıyla sınırlı kalmamış, ayrıca matbaa malzemeleri ile iş makinelerinin satışı gibi ticari işlerle de desteklenmiştir.
Karadeniz'in Görsel Tanığı: Fotoğrafçılık ve Kartpostallar
Onun en büyük tutkularından biri ise fotoğrafçılıktı. O dönemde çok az insanın cesaret edebildiği teknik imkanlarla Karadeniz bölgesini karış karış gezmiştir. Birçok yerleşim birimini fotoğraflayarak eşsiz bir görsel envanter çıkarmıştır. Hayatı boyunca kartpostal editörlüğüyle yakından ilgilenen sanatçı, Trabzon ve çevresine ait 500'ün üzerinde farklı kartpostal basmıştır. Bunun yanında elli adet kitap da yayımlamıştır. Onun hazırladığı renkli kartpostallar arasında yer alan Değirmendere Köprüsü tasviri, dönemin estetik anlayışını yansıtan en nadide eserlerden biridir. Ne var ki, I. Dünya Savaşı yıllarında Trabzon'u işgal eden Ruslar tarafından sanatçının arşivinin büyük bölümü kaçırılmıştır. Bu tarihi kayıp, onun Karadeniz kültür tarihine yaptığı katkının boyutlarını tam olarak görmemizi zorlaştırsa da geriye kalan çalışmaları değerini korumaktadır.
Kuşaktan Kuşağa Aktarılan Kültür Mirası
Kendisi çevresinde Efendi lakabıyla tanınan bir şahsiyetti. Kendisi evli ve sekiz çocuk babasıydı. Vefatının ardından onun başlattığı kültürel faaliyetler kesintiye uğramamış, kurucusu olduğu matbaa ailesi tarafından yaşatılmıştır. Trabzon'un basın tarihinde adeta bir abide gibi yükselen matbaanın yönetim süreci şu şekilde kronolojik sıra izlemiştir:
- Basat Eyüboğlu Dönemi: Kurucunun 8 Mart 1941 tarihindeki vefatının hemen ardından matbaanın işletmesini oğlu Basat devralmış ve çalışmaları devam ettirmiştir.
- Mete Eyüboğlu Dönemi: 1970 senesinde yönetimi üstlenen diğer oğlu Mete, bu görevi hayata gözlerini yumduğu 1988 yılına kadar kesintisiz sürdürmüştür.
- İsmet Eyüboğlu Dönemi: Mete Bey'in ölümünden sonra beş yıl boyunca kapalı kalan işletme, 1993 yılından itibaren torun İsmet Eyüboğlu tarafından yeniden açılmış olup günümüzde de faal durumdadır.
Cumhuriyet öncesinden günümüze kadar uzanan bu köklü aile işletmesi, Osman Nuri Eyüboğlu'nun Trabzon'a bıraktığı en somut miraslardan biridir.
