Türk edebiyat dünyasının ve akademi camiasının saygıdeğer isimlerinden Mehmet Orhan Okay, Cumhuriyet döneminin yetiştirdiği en verimli kültür insanlarından biridir. 26 Ocak 1931 tarihinde İstanbul'un tarihi semti Balat'ta dünyaya gözlerini açan yazar, ömrünü Türk dili, edebiyatı ve kültürüne adamıştır. Eğitim hayatına adım attığı andan itibaren edebiyata derin bir ilgi duyan Okay, ülkemizin farklı köşelerinde öğretmenlik yaparak başladığı meslek hayatını üniversite kürsülerine taşımıştır. Hem yazdığı makaleler hem de yetiştirdiği sayısız öğrenci ile akademi dünyasında derin bir iz bırakmayı başarmıştır. 13 Ocak 2017'de İstanbul'da vefat eden değerli akademisyen, arkasında zengin bir entelektüel miras bırakmıştır.
Felsefi Temeller ve İlk Akademik Adımlar
Orhan Okay'ın entelektüel kişiliğinin oluşumunda lise yıllarının rolü büyüktür. Gençlik döneminde Vefa Lisesi'nde eğitim gören Okay, burada dönemin önemli düşünürlerinden Nurettin Topçu'nun öğrencisi olma şansına erişti. Ünlü felsefecinin derslerinden ve fikir dünyasından derinden etkilenen Okay, düşünce dünyasının temellerini bu sıralarda attı. Lise eğitiminin ardından yükseköğrenim için İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü'ne girdi. Buradaki eğitimini 1955 yılında başarıyla tamamladı. Aynı dönemde Çapa Yüksek Öğretmen Okulu'nun Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü'nden de mezun oldu. Öğrenme tutkusu bununla da sınırlı kalmadı. Mezuniyetinin hemen ardından İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'nin Şarkiyat bölümünden Arap ve Fars Dilleri sertifikası almayı da başaran yazar, doğu dilleri ile batı dilleri arasında köprüler kuracak bir birikim elde etti. Bu zengin donanımla öğretmenlik mesleğine adım atan genç akademisyen, ilk olarak Artvin Lisesi'nde edebiyat öğretmeni olarak göreve başladı. Vatan görevini yedek subay olarak tamamladıktan sonra ise Diyarbakır Lisesi'nde iki yıl boyunca öğrencilerine edebiyat sevgisi aşıladı.
Erzurum'dan Yükselen Bilimsel Kariyer
Lise öğretmenliğinin ardından Orhan Okay'ın akademik hayatında yeni ve uzun soluklu bir dönem başladı. Başarılı öğretmen, Erzurum Atatürk Üniversitesi bünyesinde Yeni Türk Edebiyatı alanında asistan olarak göreve kabul edildi. Burası, onun bilimsel kariyerinin merkezi haline gelecekti. Atatürk Üniversitesi çatısı altında durmaksızın çalışan Okay, 1963 yılında doktor unvanını almaya hak kazandı. Akademik basamakları kararlılıkla tırmanarak 1975'te doçentlik derecesini elde etti. Takvimler 1988 yılını gösterdiğinde ise profesörlük unvanına ulaştı. Erzurum'da geçirdiği verimli otuz yılı aşkın sürenin ardından, 1994 yılına kadar buradaki görevine devam etti. Erzurum'dan ayrıldıktan sonra Sakarya Üniversitesi kadrosuna dahil olan profesör, burada da Yeni Türk Edebiyatı alanında dersler vermeye devam ederek genç akademisyen adaylarına rehberlik etmeyi sürdürdü. 1996 yılında resmi olarak emekliye ayrılan profesör, çalışma azminden hiçbir şey kaybetmedi.
Edebiyat Dünyasındaki İzleri ve Yetiştirdiği Değerler
Orhan Okay, yalnızca ders veren bir akademisyen değil, aynı zamanda üretken bir yazardı. Henüz genç bir üniversite öğrencisiyken kaleme aldığı ilk yazısı, 1953 yılında Türk Sanatı dergisinde okuyucuyla buluştu. Yazın hayatı boyunca kalemini elinden düşürmeyen yazarın makaleleri çok geniş bir yelpazede yer bulmuştur. Okay'ın yazılarını yayımladığı başlıca mecralar şunlardır:
- Türk Sanatı
- İstanbul, Hareket ve Dergâh
- Türk Dili ve Türk Edebiyatı
- Milli Kültür, Türk Kültürü ve Türk Yurdu
- Zaman gazetesi
Emekliliğinin hemen sonrasında Fatih Üniversitesi'nde öğretim üyeliği görevini üstlendi. Bu görevinin yanı sıra, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi bünyesinde redaktörlük yaparak yüzlerce maddenin hazırlanmasına ve Türk-İslam kültür dünyasına ait bilgilerin doğru biçimde aktarılmasına katkıda bulundu. 2010 yılında ise İstanbul 29 Mayıs Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünün kurucu kadrosunda yer aldı. Hayatının son dönemine kadar bu üniversitede eğitim vermeyi ve genç zihinleri aydınlatmayı sürdürdü. Akademik danışmanlığıyla da iz bırakan Okay, Nazan Bekiroğlu ve İbrahim Kavaz gibi Türk edebiyatının tanınmış isimlerinin tez çalışmalarını yönetti. Aile yaşantısında da örnek bir baba olan profesör, Kocaeli Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü'nde görev yapan Doç. Dr. Fuad Okay'ın babasıdır. Bu dolu dolu geçen ömür, 13 Ocak 2017 tarihinde İstanbul'da nihayete erdi. Vefatının ardından cenazesi, İstanbul'daki Topkapı Çamlık Mezarlığı'nda toprağa verildi.