Orhan Eralp, cumhuriyet döneminin en saygın ve yetenekli diplomatlarından biri olarak Türk hariciye tarihinde derin izler bırakmış bir devlet adamıdır. 1915 yılında İzmir'de dünyaya gözlerini açan tecrübeli bürokrat, yarım asra yaklaşan meslek hayatı boyunca Türkiye'yi uluslararası arenada üstün başarıyla temsil etmiştir. Dışişleri Bakanlığında müsteşarlık düzeyine kadar yükselen bu önemli figür, 6 Haziran 1994 tarihinde İstanbul'da hayata veda etmiştir.
Eğitim Hayatı ve Köklü Aile Bağları
Seçkin bir aileden gelen diplomatın babası, Bursa'nın eski mebuslarından Emin Fikri Eralp'tir. Ayrıca eski TBMM Başkanı Kazım Özalp'in kuzenidir. Gençlik yıllarında nitelikli eğitim kurumlarında eğitim alan Eralp, 1933 senesinde Robert Koleji'ni başarıyla bitirmiştir. Yükseköğrenimini ise yurt dışında sürdürerek 1939 yılında Londra Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun olmuştur. Hukuk eğitimi ona vizyon kazandırdı.
Diplomasi Arenasındaki Zirve Görevleri
Hukuk eğitiminin ardından Türk dış işleri teşkilatına adım atan Eralp, kritik diplomatik merkezlerde kritik görevler üstlenmiştir. Uzun yıllara yayılan bu görkemli kariyer yolculuğunda üstlendiği en önemli vazifeler şu şekildedir:
- 1957-1959 yılları arasında yürüttüğü İsveç Büyükelçiliği
- 1959-1964 döneminde üstlendiği Yugoslavya Sosyalist Federal Cumhuriyeti Büyükelçiliği
- 1964-1969 ve 1978-1980 yılları arasında iki farklı dönemde yürüttüğü Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilciliği
- 1969-1972 yılları arasında üstlendiği Dışişleri Bakanlığı Genel Sekreterliği (Müsteşarlık) makamı
- 1972-1976 döneminde yerine getirdiği NATO Daimi Temsilciliği
- 1976-1978 yılları arasındaki Fransa Büyükelçiliği görevi
Özellikle Soğuk Savaş döneminin en kritik yıllarında Birleşmiş Milletler ve NATO gibi devasa küresel organizasyonlarda ülkemizin haklarını ve tezlerini kararlılıkla savunan deneyimli devlet adamı, her görevinde büyük bir uluslararası saygınlık kazanmayı başarmıştır. Dışişleri bürokrasisinin en tepesi olan müsteşarlık koltuğunda da başarıyla hizmet veren Eralp, 1980 senesinde yaş haddi sebebiyle resmi olarak emekliye ayrılmıştır.
Hazin Bir Sonla Kapanan Yaşam Defteri
Emekliliğinin ardından sessiz bir hayata çekilen Orhan Eralp, hayatının son döneminde zorlu bir sağlık mücadelesi vermiştir. Kendisi uzunca bir süre gırtlak kanseri tedavisi görmüş, ancak bu amansız hastalık kendisinden gizlenmiştir. Kanser gerçeğini nihayet öğrendiğinde ise derin bir sarsıntı yaşamıştır. Gırtlak kanseri teşhisi konulduğunu ve bu hayati gerçeğin kendisinden uzun süre saklandığını nihayet öğrendiğinde derin bir bunalıma giren efsanevi diplomat, 6 Haziran 1994 günü Arnavutköy'deki evinde kendi canına kıymıştır. Olay sonrasında acilen Taksim Hastanesi'ne nakledilmek istenen emekli diplomat, ne yazık ki hastane yolunda hayata gözlerini yummuştur. Böylece Türk diplomasi tarihinin en parlak dönemlerinden birine tanıklık etmiş ve başarılarıyla tanınan bu çınar, ardında unutulmaz bir miras bırakarak aramızdan ayrılmıştır.