Bilim dünyasında Türkiye'de plazma fiziğinin kurucusu olarak tanınan fizikçi ve akademisyen Ordal Demokan, 13 Ocak 1946 tarihinde İstanbul'da dünyaya geldi. Değerli bilim insanı, ODTÜ bünyesinde gerçekleştirdiği akademik çalışmalar ve kurduğu araştırma laboratuvarıyla ülkemizin fizik alanındaki gelişimine yön vermiştir. Kendisi, ışın-parçacık etkileşimi üzerine derin araştırmalar yürüttü. Fizik alanındaki ışın-parçacık etkileşimi araştırmaları, tüm çalışmalarının temelini oluşturdu. İstanbul doğumlu olan Demokan, lise eğitimini 1962 senesinde TED Ankara Koleji'nde başarıyla tamamladıktan sonra yükseköğrenim için Orta Doğu Teknik Üniversitesi Elektrik Mühendisliği Bölümü'nü tercih etti.
Eğitim Hayatı ve Akademik Yükselişi
Başarılı öğrencilik yıllarında, 1964 ile 1967 yılları arasında TÜBİTAK bursiyeri olmaya hak kazanarak eğitimine güçlü bir destek sağladı. ODTÜ Elektrik Mühendisliği Bölümü'nden 1966 yılında lisans derecesini alan genç araştırmacı, yüksek lisans çalışmasını ise 1967 yılında tamamladı. Akademik başarısı sayesinde Fulbright ve Iowa Üniversitesi eğitim burslarına layık görülen Demokan, Amerika Birleşik Devletleri'ne giderek 1970 yılında Iowa Üniversitesi bünyesinde doktora (PhD) çalışmasını başarıyla tamamladı. Doktoralı bir fizikçi olarak hemen vatanına döndü. Aynı yılın eylül ayında, mezun olduğu Orta Doğu Teknik Üniversitesi'nin Fizik Bölümü bünyesinde yardımcı doçent unvanıyla göreve başladı. Genç akademisyen, 1972 yılında ODTÜ bünyesinde Plazma Fiziği Laboratuvarı'nı kurarak ülkemizde bu alandaki ilk adımları attı. Plazma Fiziği Laboratuvarı'nı hayata geçirerek, bu alanda araştırma yapmak isteyen genç akademisyenlere modern bir çalışma alanı kazandırdı. Bu girişimle plazma fiziğinin öncüsü haline geldi. Çalışmalarındaki üretkenliği ve disiplini sayesinde 1976 yılında doçentlik unvanını alarak akademik kariyerindeki basamakları hızla tırmandı.
Ulusal ve Uluslararası Deneyimler
Demokan, akademik çalışmalarının yanı sıra Türkiye Atom Enerjisi Kurumu (TAEK) bünyesinde de önemli yönetimsel sorumluluklar üstlenmiştir. Kurumun plazma ve lazer bölümünün müdürlük görevini 1978-1979 yılları arasında başarıyla yerine getirerek ulusal düzeyde katkı sağladı. Bilimsel araştırmalarına yurt dışında devam etmek isteyen ünlü fizikçi, Jülich Araştırma Merkezi Plazma Fiziği bölümünde misafir araştırmacı olarak bulunarak TEXTOR Tokamak deneyi üzerinde önemli çalışmalar gerçekleştirdi. Almanya'da edindiği tecrübeleri Türkiye'ye taşıyarak yerli bilimsel altyapının güçlenmesinde kritik bir rol oynadı. Almanya'daki iki yıllık başarılı araştırmalarının ardından 1982 yılında Türkiye'ye dönerek yeni açılan Gazi Üniversitesi bünyesinde göreve başladı. Buradaki Teknik Eğitim Fakültesi'nde bir süre dersler verdi. Gazi Üniversitesi'nde geçirdiği 1983 yılında, Elektrik ve Elektronik Mühendisliği bölümünün başkanlığı vazifesini yürüterek idari deneyimlerini pekiştirdi.
Başarılı bilim insanının kariyeri boyunca görev aldığı ve bilimsel araştırmalar yürüttüğü başlıca kurumlar şunlardır:
- Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ)
- Türkiye Atom Enerjisi Kurumu (TAEK)
- Almanya'da bulunan Jülich Araştırma Merkezi
- Gazi Üniversitesi
ODTÜ'ye Dönüşü ve Acı Kaybı
Takvimler 1984 yılını gösterdiğinde, akademik yuvası olan Orta Doğu Teknik Üniversitesi Fizik Bölümü'ne geri dönmeye karar verdi. ODTÜ'de 1984-1985 yılları arasında bölüm başkan yardımcılığı görevini üstlenerek idari kadrolarda bir kez daha aktif rol üstlendi. Fizik alanındaki çalışmaları karşılanıyordu. Yürüttüğü üstün nitelikli araştırmalar ve yetiştirdiği öğrenciler vesilesiyle 1988 yılında profesörlük kadrosuna atanarak en üst akademik unvana ulaştı. Profesörlük unvanına ulaştığı 1988 yılından itibaren plazma fiziği kürsüsündeki akademik liderliğini sürdürerek birçok yeni çalışmaya öncülük etti. Uzun yıllar boyunca hem araştırmacı hem de öğretim üyesi olarak ODTÜ çatısı altında fizik bilimine hizmet etmeyi sürdürdü. Ancak bu üretken ömür, 29 Ekim 2004 tarihinde Ankara'da yaşanan talihsiz bir olay neticesinde beklenmedik bir şekilde son buldu. Ehliyetsiz bir sürücünün kullandığı aracın kendisine çarpması sonucu hayatını kaybeden değerli fizikçi, bilim camiasını derin bir yasa boğdu. Cenazesi Ankara'daki Cebeci Asri Mezarlığı'na defnedildi. Kendisi, ardında bıraktığı yetiştirilmiş nitelikli öğrenciler, laboratuvarlar ve plazma fiziği mirasıyla ülkemizde daima minnetle anılmaktadır.