Oral Çelik, 1959 yılında Malatya'nın Hekimhan ilçesine bağlı Girmana köyünde dünyaya gelen ve adı yakın tarihteki sansasyonel suikast iddialarıyla anılan Türk ülkücü figürdür.
Siyasi kimliği ve karıştığı davalar sebebiyle uzun süre kamuoyunun odağında yer almıştır.
Gazeteci Abdi İpekçi suikastı ve Papa II. Jean Paul'e yönelik saldırı girişiminde adı baş şüpheliler arasında geçen Çelik, uzun yıllar Avrupa'da firari bir yaşam sürdükten sonra beraat etmiştir.
İlk Yılları ve Siyasi Çevresi
Malatyalı dar gelirli bir ailenin en küçük evladı olarak büyüdü.
Milliyetçi görüşlere yönelmesinde, kendisi gibi ülkücü olan büyük abisi Mustafa Çelik'in etkisi yadsınamaz düzeydeydi.
Malatya Turan Emeksiz Lisesi'nde eğitim gördüğü dönemde, gelecekteki yakın arkadaşı Mehmet Ali Ağca ile tanıştı.
Gençlik yıllarında Hazar Gölü kenarındaki ülkücü eğitim kamplarında yer aldı.
Yükseköğrenimini ise 27 Haziran 1980 tarihinde Sivas Eğitim Enstitüsü'nden mezun olarak tamamladı.
Avrupa Yılları ve Papa Suikastı İddiaları
1979 yılındaki Abdi İpekçi cinayetine adı karışan Çelik, olayların ardından hızlıca yurt dışına kaçtı.
12 Eylül askeri darbesinin sonrasında Bulgaristan ve İsviçre'de diğer firari isimlerle buluştu.
Bu dönemde Abdullah Çatlı, Yalçın Özbey ve Mehmet Şener gibi isimlerle irtibat kurdu.
Çatlı ile bir süre Viyana'da yaşadıktan sonra Zürih'te Ağca ile tekrar bir araya geldi.
13 Mayıs 1981 günü Papa'ya düzenlenen suikast eyleminin ardından ise izini tamamen kaybettirdi.
İtalyan savcılık makamı, olay yerindeki turist fotoğraflarını inceleyerek Çelik'in ikinci tetikçi olduğunu ileri sürdü.
İddiaya göre Ağca iki el ateş etmiş fakat Papa vücuduna üç mermi yarası almıştı.
Oral Çelik bu ithamları bütünüyle reddetti.
Suikast emrinin Pecci adında bir kardinal tarafından verildiğini ve istihbarat örgütlerinin rol oynadığını savundu.
1985 yılında İsviçre topraklarında Çatlı ve Şener ile birlikte yakalanan Oral Çelik, bir yıl sonra Fransa'da uyuşturucu suçundan Bedri Ateş adına düzenlenmiş sahte bir pasaportla yakalanarak üç yıl hapse mahkum edildi.
Kimliği saptanınca iade edildiği İtalya'daki davadan, Abdullah Çatlı'nın lehine verdiği tanıklık ifadesiyle beraat etti.
Türkiye'ye Dönüşü ve Sonraki Yaşamı
Oral Çelik, 1996 yılında İtalya'dan Türkiye'ye teslim edilmiştir.
Türkiye'ye 1996 yılında iade edildikten sonra silahlı çete üyesi olmak, ruhsatsız silah taşımak ve cezaevinden adam kaçırmak suçlarından yargılanan Çelik, bu suçlamaların tamamından zamanaşımı gerekçesiyle beraat etmiştir.
Sosyal hayata hızla adapte olan Çelik, 1997 senesinde Emine Avcu ile dünya evine girdi.
Bu düğüne katılan konuklar ile tebrik telgrafı gönderenler şunlardır:
- Mehmet Gül ve sanatçı Nuri Sesigüzel
- Muhsin Yazıcıoğlu (çelenk gönderdi)
- Devlet Bahçeli, Necmettin Erbakan ve Rauf Denktaş (telgraf gönderdi)
Evliliğinin ardından 1998'de Malatyaspor başkanlığına getirilen Çelik, memleketinin bu futbol kulübünü bizzat yönetmiştir.
2002 yılındaki erken genel seçimlerde Malatya'dan bağımsız milletvekili adayı olarak siyasi şansını denedi.
Aynı yıl içerisinde Sır'rın Sırrı isimli bir kitap yayımlayarak yazarlık yönünü de gösterdi.
Yıllar sonra Abdi İpekçi suikastı davası kapsamında tutuksuz olarak yargılandığı mahkemede tüm iddiaları yalanlamıştır.
Savcılık ise eylemin Ağca ve Çelik ikilisi tarafından önceden planlandığını öne süren bir iddianame hazırlamıştır.
Ağca ifadesinde, Çelik'in silahları getirdiğini ve kendisini izlediğini söylemiştir.
Ayrıca diğer bazı sanıklar da Çelik'in bu olayda aktif görev aldığını açıkça beyan etmişlerdir.
Millî İstihbarat Teşkilatı'nın sunduğu raporda da suikastın planlayıcıları arasında adı yer almıştır.
Tüm bu ağır suçlamalara karşın, 28 Mayıs 1999 tarihinde mahkeme yeterli delil bulunamadığından beraat kararı verdi.
Yargıtay tarafından da onaylanan bu karar ile hakkındaki beraat hükmü kesin bir şekilde tescillenmiş oldu.
Çelik, Bugün gazetesine 17 Nisan 2006 tarihinde özel bir röportaj da vermiştir.