Türk askerî ve siyasi tarihinin en kritik dönemlerine tanıklık eden, Türk Silahlı Kuvvetlerinin 6. Genelkurmay Başkanı Mehmet Nuri Yamut, 1890 yılında dünyaya geldi ve 5 Haziran 1961 tarihinde hayata gözlerini yumdu. Osmanlı İmparatorluğu'nun son yıllarından Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşuna uzanan süreçte vatan savunmasında aktif rol oynayan tecrübeli komutan, Balkan Savaşları'ndan Kurtuluş Savaşı'na kadar pek çok cephede kahramanca mücadele etti. Askerlik vazifesini tamamladıktan sonra meclise girerek siyaset sahnesinde de boy gösteren Yamut, Türk ordusunun modernleşmesinde ve ülkenin yönetiminde önemli izler bıraktı. Cumhuriyet tarihinin bu önemli ismi, hem askeri dehası hem de şehitlerin anısını yaşatmak için gösterdiği fedakarlıklarla hafızalara kazındı.
Harp Okulundan İstiklal Mücadelesine Uzanan Yol
Mehmet Nuri Yamut'un üniformayla tanışması genç yaşlarda gerçekleşti. Genç subay adayı, 1908 senesinde teğmen rütbesini kuşanarak Harp Okulu'ndan başarıyla mezun oldu. Mezuniyetinin ardından Manastır 6. Kolordu bünyesindeki 50. Alay'ın 3. Bölüğü'nde görevlendirilen Yamut, 1912 yılındaki çatışmalarda düşmana esir düştü. Esaret dönemi nihayet son buldu ve vatanına dönen idealist asker, 1913 yılında Harp Akademisi'ndeki eğitimine başladı. Ancak ülke şartları sebebiyle eğitimini birinci yılın sonunda bırakarak cepheye koştu ve fiilen orduya katıldı. Bu dönemde orduya katılarak Balkan Savaşı ve Birinci Dünya Savaşı cephelerinde aktif görevler aldı. Savaşların ardından yarım bıraktığı kurmaylık eğitimine 1919 senesinde yeniden başladı ve tamamladı. Eğitimini 1920 senesinde bitirerek kurmaylık payesini aldı. Ardından vakit kaybetmeden Anadolu'ya geçti. Kurtuluş Savaşı saflarına katılan kahraman kurmay, bağımsızlık mücadelesinde kritik görevler üstlendi. Kariyeri boyunca pek çok madalya kazandı.
- Muharebe Gümüş Liyakat Madalyası
- Alman Demir Salip Nişanı
- Harp Madalyası
- Muharebe Gümüş Madalyası
- İstiklal Madalyası
1935 yılına kadar karargâhlarda ve birliklerde çalıştı. Bu süreçte Afganistan'da da görev yaptı.
Generallik Yılları ve Sığındere Şehitleri Anıtı
Askeri dehası ve üstün hizmetleriyle öne çıkan Yamut, 1935 yılında tuğgeneralliğe yükseldi. Bu rütbeyle 9. Tümen Tugay Komutanlığı vazifesini üstlenen general, 1936 senesinde tümgeneralliğe terfi etti. Tümgeneral rütbesiyle hem 9. hem de 57. Tümen Komutanlığı görevlerinde bulundu. Başarı grafiğini sürdürerek 1939'da korgeneralliğe adım atan Yamut, 2. ve 12. Kolordu Komutanlığı gibi büyük birliklere komuta etti. İkinci Dünya Savaşı'nın son yılı olan 1945'te ise orgeneral rütbesini alarak sırasıyla 2. ve 1. Ordu Komutanlığı makamlarına getirildi.
Nuri Yamut'un Gelibolu'daki 2. Kolordu Komutanlığı dönemi, tarihe geçen anıt girişimiyle hatırlanmaktadır. Saros Körfezi'ni yukardan gören Alçıtepe köyündeki tepede, 26 Haziran ile 12 Temmuz 1915 tarihleri arasında cereyan eden kanlı Sığındere muharebelerinde hayatını kaybeden 10 bin şehit adına 1943 yılında bir anıt yükseldi. Halk arasındaki yaygın anlatıya göre general, bu kutsal abideyi inşa ettirebilmek için İstanbul'daki iki evini satmış ve şehitlerin aziz kemiklerini toplatıp mermer kaidenin altına defnettirmiştir. Buna karşın bazı tarihi belgeler, anıtın Milli Savunma Bakanlığı'nın bütçe ödenekleriyle ve generalin ailesinin maddi destekleriyle inşa edildiğini belirtmektedir. Yamut hakkında hazırlanan akademik bir tezde ise kendisinin Çanakkale Savaşı esnasında yaralandığı bu bölgede anıt diktirmek için İzmir Karşıyaka'da yer alan iki hanesini satarak gerekli kaynağı sağladığı aktarılmaktadır.
Genelkurmay Başkanlığı, Meclis Dönemi ve Yassıada
Askerî kariyerinin zirvesine doğru ilerleyen Orgeneral Yamut, 3 Ocak 1949'da Kara Kuvvetleri Komutanlığı makamına atandı. Bu görevinin yanı sıra 1 Temmuz 1949 tarihine kadar Genelkurmay Başkan Vekilliği vazifesini de eş zamanlı olarak başarıyla yürüttü. 6 Haziran 1950 tarihine gelindiğinde ise Türk Silahlı Kuvvetlerinin en üst kademesine getirilerek Genelkurmay Başkanı oldu. 10 Nisan 1954'te kendi isteğiyle emekli oldu.
Üniformasını çıkardıktan sonra vatan hizmetine siyaset yoluyla devam etmek isteyen Nuri Yamut, TBMM'ye girdi. İstanbul seçmeninin teveccühüyle parlamentoda X. ve XI. dönem milletvekili olarak görev yaptı. Milletvekilliği görevini yürüttüğü esnada, 27 Mayıs 1960 askerî darbesinin ardından tutuklanarak cezaevine gönderildi. Gözaltına alınma ve tutuklanma süreci sırasında darp edildiğine dair iddialar ortaya atıldı. Yassıada duruşmaları devam ederken vefat etti. Yamut, hem cephelerde geçen kahramanlık dolu yılları hem de vatanına sunduğu üstün hizmetlerle Türk tarihindeki seçkin yerini korumaktadır.
