Güçlü ve taklit edilmesi oldukça güç olan vibrasyonlu sesiyle tanınan pop ve Anadolu Rock sanatçısı Nur Yoldaş, 4 Ocak 1956'da İstanbul'da doğdu. Kendine has vokal yeteneği henüz çocuk yaşlarda annesi tarafından keşfedilen sanatçı, TRT İstanbul Radyosu bünyesinde aldığı nitelikli eğitimle profesyonel müzik dünyasının kapılarını araladı. Sanatçı, 1981 yılında eşi Ergüder Yoldaş'ın bestelediği ve Attilâ İlhan'ın şiirinden uyarlanan efsanevi 'Sultan-ı Yegâh' eseriyle Türk pop müziğinde adeta bir çığır açmıştır.
İlk Adımlar ve Müzikal Eğitimi
Müzik yolculuğuna erken yaşta başlayan sanatçının potansiyelini ilk fark eden kişi annesi olmuştur. Annesinin teşvikiyle TRT İstanbul Radyosu'na adım atan küçük yetenek, TRT Çocuk bölümünde kapsamlı bir eğitim alarak temelini sağlamlaştırdı. 1972 yılına gelindiğinde, dönemin en popüler platformlarından biri olan prestijli Altın Mikrofon yarışmasında boy gösterdi. Düzenlenen yarışmada Edip Akbayram birinciliği elde etti. Ardından Ekrem Zeki Ün'ün yürüttüğü çalışmalara katılarak ondan değerli müzik dersleri aldı. Bu yoğun eğitim döneminin hemen sonrasında profesyonel ilk adımını 1974 yılında attı. Polydor şirketi aracılığıyla ve Nur Belda ismiyle ilk 45'lik plağını müzikseverlerin beğenisine sundu. Bu ilk çalışmada Aşk Bir Fantazi ile Bile Bile adlı eserler yer alıyordu.
Sultan-ı Yegâh ile Gelen Büyük Dönüşüm
1976 yılı sanatçının hem özel hem de mesleki yaşamında büyük bir dönüm noktası oldu. Değerli müzisyen Süheyl Denizci'nin yönlendirmesi sayesinde besteci ve yorumcu Ergüder Yoldaş ile tanıştı. Bu tanışma kısa sürede evlilikle taçlandı ve çiftin 1977 yılında oğulları Devrim Yoldaş dünyaya geldi. Kariyerindeki en radikal olaylardan biri ise 1981 yılında yaşandı. Maksim Gazinosu bünyesinde sahne almaya başlayan şarkıcı, henüz ilk haftası dolarken işinden kovuldu. Bu şaşırtıcı gelişme, aslında çok daha büyük bir başarının habercisiydi. Sanatçı, şair Attilâ İlhan'dan özel izin alarak onun ünlü şiirini şarkılaştırmaya karar verdi. Ergüder Yoldaş'ın eşsiz bestesiyle hayat bulan Sultan-ı Yegâh, 1981 yılında müzik dünyasında tam anlamıyla fırtınalar estirdi. Aynı yılın aralık ayında Öncü Plak logosuyla raflardaki yerini alan yeni albüm büyük ilgi gördü. Öncü Plak tarafından müzik piyasasına kazandırılan bu özel çalışma, Batı müziğinin çok sesli yapısı ile geleneksel Türk sanat müziğinin eşsiz makamlarını harika bir kompozisyon eşliğinde birleştiren son derece yenilikçi bir sentez ortaya koymuştur. Albümde yer alan on eser arasında öne çıkanlar şunlardı:
- Sultan-ı Yegâh
- Mihrimah
- Saki
- Nagehan Bustan Faslı
- Nedir Yarabbi Derdim
- Sa'd-Abad
O dönem büyük yankı uyandıran ve Türk müzik tarihinde sarsılmaz bir yer edinen bu şaheser albümün geniş dinleyici kitlelerine tanıtılması amacıyla sanatçı, 10 Nisan 1982 tarihinden itibaren geniş kapsamı bir turne çalışması gerçekleştirmiştir.
Hayatın Dönüm Noktaları ve Sanatın Bugünü
Başarılı ortaklıklarını sürdürmek isteyen Nur ve Ergüder Yoldaş çifti, kendi şirketleri olan Workshop Plakçılık'ı kurdu. Bu firmadan 1983 yılında Elde Var Hüzün isimli benzer tarzdaki yeni albümü yayınladılar. Ancak bu çalışma beklenen ticari başarıyı getiremedi. Bu olumsuz gelişmeyi takip eden süreçte çift yollarını ayırdı. Bu ayrılıktan sonra müziğe uzun bir ara verdi. Uzun sessizliğin sonrasında, 1992 yılında Dönüş (Sakine) adlı albümüyle sektöre geri döndü. Buna karşın, o eski görkemli ve parlak günlerin başarısını yeniden yakalamak mümkün olmadı. Geçmiş döneme damgasını vuran efsane albüm Sultan-ı Yegâh, 1998 senesinde Beyoğlu Metropol tarafından CD formatında yeniden dinleyicilerle buluşturuldu. Hayatını daha sonraki yıllarda iş adamı Halil İbrahim Tuş ile birleştiren sanatçı, eşinin 2001 yılında yaşanan büyük ekonomik kriz esnasında intihar etmesiyle son derece zorlu ve sarsıcı bir dönemden geçmiştir. Müzik tutkusundan hiçbir zaman kopmayan başarılı yorumcu, günümüzde Ankara Kent Orkestrası bünyesinde solist olarak kariyerini aktif bir şekilde sürdürmektedir. Sanatçı, uzun bir aradan sonra 2014 yılının Mayıs ve Eylül aylarında yayınladığı iki yeni tekli çalışmasıyla müzikseverlerle hasret giderdi.