Türk sinemasının altın çağı Yeşilçam'da, canlandırdığı babacan karakterlerle izleyicilerin gönlünde taht kuran Nubar Terziyan, 1909 ile 1994 yılları arasında yaşamış Ermeni asıllı Türk sinema ve tiyatro sanatçısıdır. Asıl adı Nubar Alyanakziya olan usta oyuncu, herhangi bir akademik oyunculuk eğitimi almamasına rağmen, üstün doğaçlama yeteneği ve kendine has karakter oyunculuğu sayesinde 450'den fazla sinema yapıtında boy göstermiştir. O, Türk sinema tarihine adını iyiliğin ve şefkatin simgesi olarak yazdırmayı başarmış nadide bir değerdir.
Yeşilçam'ın Unutulmaz Karakterleri
Türk sinemasının gelişim sürecinde kendine has bir yer edinen Nubar Terziyan, canlandırdığı tonton figürlerle halkın sevgisini kazandı. Özellikle Yeşilçam sinemasının o sıcak aile ortamında, izleyicinin karşısına hep tanıdık bir sima olarak çıktı. Usta sanatçı, canlandırdığı şu rollerle hafızalara kazınmıştır:
- Sevecen baba figürleriyle ailelerin sıcaklığını yansıttı.
- Mahallenin her derdine koşan iyi yürekli bakkal rollerini üstlendi.
- Çocukların çok sevdiği o tonton ve sevimli sütçü dede oldu.
- Samimiyetiyle içimizi ısıtan tatlı ve tonton bir baba olarak sahne aldı.
Bu unutulmaz tiplemeler, onun Türk sinemasındaki sarsılmaz yerini pekiştirdi.
Doğaçlama Yeteneği ve Sanat Anlayışı
Nubar Terziyan'ın oyunculuk serüveni, alışılagelmiş kalıpların oldukça dışındaydı. Herhangi bir okulda oyunculuk dersi almayan sanatçı, yeteneğini tamamen kendi içsel güdülerinden ve gözlemlerinden alıyordu. Hem tiyatro sahnelerinde hem de kamera önünde çoğunlukla doğaçlama tekniğini tercih etti. Metne bağlı kalmak yerine, o anki duygu durumuna göre sergilediği doğal oyunculuk, onu diğer sanatçılardan ayıran en büyük özelliğiydi. Bu özgün karakter oyunculuğu metodu, onun 450'yi aşkın sinema filminde başarıyla yer almasının önünü açtı.
