Türk sinemasının en sevecen çehresi Nubar Terziyan, 16 Mart 1909'da İstanbul'un Büyükdere semtinde doğdu. Sanatçının asıl ismi Nubar Alyanakziya idi. Türkiye Ermenisi olan usta aktör, sahne adı olarak Terziyan soyadını seçti. Beyaz perdede kendi adını ve kimliğini sakınmadan kullanan nadir Yeşilçam yıldızlarındandı. Hayatı boyunca yüzlerce filmde rol alarak izleyicinin kalbinde sarsılmaz bir taht kurdu. Müşik aile reisi rolleriyle hafızalara kazınan sanatçı, 14 Ocak 1994'te 85 yaşında hayata gözlerini yumdu.
Gençlik Yılları ve Sahneyle İlk Buluşma
İstanbul'un köklö esnaflarından olan babası Büyükdere'de manifaturacılık yapmaktaydı. Genç Nubar, sanata ilgi duyan bir aile ortamında büyüdü. Kız kardeşi ünlü şarkıcı Fedon'un annesi, erkek kardeşi Onnik ise Fransa'da yaşayan bir ressamdı. Eğitim hayatını Bakırköy Bezezyan Lisesi bünyesinde başarıyla tamamlayan Nubar Terziyan, sanat dünyasına ilk adımını gençlik yıllarında ilgi duyduğu tiyatro sahneleriyle attı. Sahne tozunu ilk kez 1940 yılında Gençler Temaşa Heyeti bünyesinde yuttu. Amatör topluluklardaki başarılı performansları, ona sinema dünyasının kapılarını sonuna kadar araladı.
Yeşilçam'ın İyi Yürekli Kahramanı
Sinema oyunculuğuna adım atarken öz soyadı Alyanakziya yerine Terziyan'ı kullanmayı tercih etti. Beyaz perdedeki ilk tecrübesini 1949 yılında yaşadı. Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın ünlü eseri Efsuncu Baba'dan uyarlanan filmde Kirkor karakterine hayat verdi. Bu başlangıcın ardından, Türk sinemasında adeta bir karakter abidesi haline geldi. Uzun yıllar süren kariyerinde 450'den fazla sinema filminde görev aldı. Kariyeri boyunca tek bir kez bile kötü adam rolünde oynamaması onun en belirgin özelliğiydi. Seyirci onu hep mahallenin manavı, kasabı, sütçüsü ya da başrol oyuncularının tonton babası olarak bağrına bastı. İyiliğin ve dürüstlüğün simgesi olan rolleriyle geniş kitlelerin sevgilisi olmayı başardı. Sinemaseverlerin zihninde en çok 1972 yapımı Denizden Gelen Kız filmindeki Murat Reis rolüyle yer edindi. Bu filmde başrolleri Önder Somer, Nedret Güvenç ve Dursun Salkım ile paylaştı.
Uluslararası Tecrübeler ve Unutulmaz Hatıralar
Usta oyuncunun kariyeri yalnızca yerel yapımlarla sınırlı kalmadı. Sidney Lumet'in yönetmen koltuğunda oturduğu 1974 yapımı Doğu Ekspresinde Cinayet filminde bir işportacıyı canlandıran usta aktör, dünya sinemasının en seçkin kadrolarından biriyle çalışma fırsatı yakaladı. Bu dünya klasiğinde Ingrid Bergman, Sean Connery ve Albert Finney gibi dev isimlerle aynı kadroda bulundu. Sinemanın mutfağında da emek veren sanatçı, çeşitli yapımlarda kamera arkasında görevler üstlendi.
Kamera arkası çalışmalardan bazıları şunlardır:
- Kanlı Firar filminde yapım koordinatör yardımcılığı (1960)
- Altın Kafes (1958) ve İntikam Alevi (1956) filmlerinde yapım amirliğı
- İzmir Ateşler İçinde (1959) yapımında reji ekibi üyeliği
- Kırık Plak (1959) filminde yönetmen yardımcılığı
Özel yaşamında 1936 yılında Katerin Hanım ile evlendi. Eşinin 1976 yılındaki vefatına kadar mutlu bir birliktelik sürdürdüler. Bu evlilikten 1944 doğumlu Berç Alyanakziya adında bir oğulları dünyaya geldi. Terziyan'ın sinema dünyasındaki aile bağları da oldukça güçlüydü. Can dostu ve oğlu gibi sevdiği aktör Ayhan Işık'ın 1979 yılındaki ani ölümü onu derinden sarstı. Bu kaybın ardından gazeteye "Amcan: Nubar Terziyan" imzasıyla duygusal bir taziye ilanı verdi. Bu taziye ilanının ardından eşi Gülşen Işık, Ayhan Işık'ın gayrimüslim olarak algılanabileceği yönündeki kaygılar sebebiyle gazetede düzeltme mahiyetinde bir kontra ilan yayımlatmak zorunda kaldı. Bu durum o dönem basında geniş yankı uyandırdı.
Usta sanatçı, 1985 yılında Jamanak gazetesinde anılarını kaleme almaya başladı. Bu yazılar, ölümünün ardından Ne İdim, Ne Oldum adıyla kitaplaştırılarak İletişim Yayınları tarafından basıldı. Yeşilçam'a adadığı ömrü ve sinema dünyasına sunduğu elli yılı aşkın eşsiz emeği, ölümünden bir yıl önce düzenlenen Ankara Uluslararası Film Festivali'nde layık görüldüğü Yaşam Boyu Başarı Ödülü ile taçlandırıldı. Değerli sanatçı, 14 Ocak 1994'te hayata veda etti. Cenazesi Kumkapı Patriklik Meryem Ana Kilisesi'ndeki törenin ardından Terziyan Balıklı Ermeni Mezarlığı'na defnedildi. Sezen Aksu, ünlü eseri Kırık Vals şarkısında bu büyük çınarın anısını yaşatarak ona saygı duruşunda bulundu.
