Nejad Melih Devrim, 1923 yılında sanat dolu bir ailenin çocuğu olarak İstanbul'da doğmuş, Türk resmini uluslararası alanda temsil etmiş öncü bir ressamdır. Sanatçı, ünlü ressam Fahrelnisa Zeid ile yazar İzzet Melih Devrim'in oğlu olarak erken yaşta yaratıcı bir çevreyle çevrelenmiş, eğitimini İstanbul ile Paris arasında şekillendirerek kendine has boyutsal ve renkçi bir üslup geliştirmiştir. Yaşamını 1995 yılında Polonya'nın Nowy Sącz kentinde tamamlayan ressam, Türk resminin modernleşme sürecini batı dünyasındaki çağdaş akımlarla birleştiren en önemli figürler arasında yer alır.
Ortaöğrenimini köklü eğitim kurumu Galatasaray Lisesi'nde başarıyla tamamlayan sanatçı, içindeki resim tutkusunun peşinden giderek 1942'de Güzel Sanatlar Akademisi Resim Bölümü'ne adım attı. Akademide geçirdiği yıllarda, dönemin etkili sanat figürlerinden Fransız ressam Léopold Lévy'nin atölyesinde eğitim alarak sanatsal temellerini sağlamlaştırdı. Akademideki eğitimi onun ufkunu genişletti. Doğu estetiği de ilgisini çekti. Arap harflerinin estetik formlarını ve soyut İslam sanatının derinliğini inceleyen Devrim, aynı zamanda Ayasofya'daki orta dönem Bizans mozaikleri üzerinde yoğun çalışmalar gerçekleştirdi. Öğrencilik yıllarında durmaksızın üreten ressam, yenilikçi arayışların bir parçası olarak Yeniler Grubu'na katılarak sanat çevrelerinde adını duyurmaya başladı.
Paris Yılları ve Sanatsal Kimliğin Dönüşümü
Akademiden sonra önünde yeni ufuklar açılan ressam, 1946'da kazandığı bursla sanatın kalbi sayılan Paris'e giderek buraya yerleşti. Fransa'da geçirdiği ilk yıllarda özellikle Chartres Katedrali'nin vitraylarındaki ışık ve renk oyunları üzerinde çalışarak ışığın formla ilişkisini sorguladı. Daha sonra İtalya'nın Ravenna kentine seyahat etti. Buradaki Bizans kiliselerinde yer alan mozaikleri yakından inceledi. Batı ve Doğu estetiğinin bu sentezi, onun sanat anlayışını olgunlaştıran en önemli adımlardan biri oldu. Paris'teki ilk kişisel sergisini 1947 yılında açarak Fransız sanat ortamına adım atan ressam, kısa sürede uluslararası çevrelerin dikkatini çekti.
Sanatçı, 1952 yılında prestijli Paris Okulu sergisine katılarak uluslararası başarılarına bir yenisini ekledi. Sergilediği yapıtlarında, 1951 yılındaki İspanya seyahatinden sonra yöneldiği siyah beyaz çalışma yöntemi belirgin şekilde hissediliyordu. Aynı yılın ekim ayında, geometrik sanata duyduğu yoğun ilgi ve arayışların neticesinde Ekim Salonu adını taşıyan bir sanat topluluğunun kurucuları arasında yer aldı. Ancak bu topluluktaki serüveni çok uzun sürmedi. Grubun kurucu ilkelerinden uzaklaştığını düşünen ressam, bir süre sonra bu birliktelikten ayrılma kararı aldı.
Amerika Seyahati ve Soyut Dışavurumculuğun Zirvesi
Sanatsal arayışlarını kıtalararası bir boyuta taşımak isteyen Nejad Melih Devrim, 1956 yılında kişisel bir sergi açmak amacıyla New York'a gitti. Amerika'da geçirdiği zaman diliminde çağdaş Amerikan mimarisinin dikey ve yatay etkileri, sanatçının eserlerinde belirginleşmeye başladı. Sanatçının çok yönlü üretkenliği tuvallerle sınırlı kalmadı. Devrim, 1955 yılında ünlü şair Tristan Tzara'nın Le Temps Naissant (Zaman Doğarken) ve 1960 yılında Paul Éluard'ın Sens de Tous Les Instants (Tüm Anların Anlamı) adlı şiir kitapları için özel desenler hazırlayarak edebiyat ve görsel sanatı buluşturdu.
1960'lı yıllardan itibaren sanatçının üslubunda soyut dışavurumculuk akımının etkileri baskın hale gelmeye başladı. 1965 ile 1968 yılları arasında farklı coğrafyalara gerçekleştirdiği yoğun seyahatler, onun resimlerindeki sert çizgilerin yumuşamasına ve daha akıcı bir karaktere bürünmesine vesile oldu. Renkleri ustalıkla harmanladığı bu dönemde, soyut dışavurumcu arayışlarını kendine has bir renkçilikle birleştirerek bütünüyle özgün ve taklit edilemez bir üsluba ulaştı. Hayatının son dönemini 1990'ların hemen başında yerleştiği Polonya'da sakin bir yaşam sürerek geçiren Nejad Melih Devrim, 1995 yılında Polonya'nın Nowy Sącz şehrinde hayata gözlerini yumdu ve arkasında Türk modern sanat tarihinin en özgün miraslarından birini bıraktı.
Nejad Melih Devrim'in Sanat Kronolojisi
Sanatçının uluslararası başarılarla dolu kariyerindeki en önemli dönüm noktaları şu şekilde sıralanabilir:
- 1942: Güzel Sanatlar Akademisi Resim Bölümü'ne girerek Léopold Lévy'nin atölyesinde çalışmaya başlaması.
- 1946: Paris'e yerleşerek buradaki sanat ortamına katılmasından sonra Chartres ve Ravenna'da mozaik/vitray çalışmaları yapması.
- 1952: Paris Okulu sergisinde yer alması ve geometrik sanat eğilimleri doğrultusunda Ekim Salonu topluluğunu kurması.
- 1955-1960: Tristan Tzara ve Paul Éluard gibi dünyaca ünlü şairlerin şiir kitapları için desenler hazırlaması.
- 1956: New York sergisi için Amerika'ya seyahat etmesi ve Amerikan mimarisini eserlerine yansıtması.
