Türkiye'de klasik müziğin gelişimine yön veren keman virtüözü ve eğitmeni Necdet Remzi Atak, 5 Şubat 1911 tarihinde babasının görev yaptığı Edirne'de dünyaya geldi. Genç Türkiye Cumhuriyeti'nin müziğin modernleşme adımlarında, kız kardeşi ünlü piyanist Ferhunde Erkin ile birlikte çok önemli bir rol üstlendi. Gerek solistlik kariyeri gerekse yetiştirdiği yetenekli öğrencilerle ülkemizde keman eğitiminin kurumsallaşmasını sağlayan sanatçı, 5 Ağustos 1972'de Ankara'da hayata gözlerini yumdu. Sanatçı, Cumhuriyet'in öncü müzisyenlerindendi.
Sanatla İç İçe Geçen Çocukluk Yılları
Küçük Necdet'in yetiştiği aile ortamı, onun müzik yolculuğunda belirleyici oldu. Çerkes kökenli Nazmiye Hanım ile Giritli kurmay subay Ali Remzi Bey'in oğlu olarak doğan sanatçı, sanatsever bir babaya sahipti. Ud, keman ve kanun çalan Ali Remzi Bey, çocuklarının içindeki müzik aşkını erkenden fark etti. Böylece aile, babanın görev yeri neresi olursa olsun çocuklara sürekli müzik dersleri aldırdı. İlk sahne deneyimini ablası ile birlikte Bandırma'da gerçekleştiren genç yetenek, Birinci Dünya Savaşı sonrasındaki mütareke ve işgal yıllarında İstanbul'da yaşayan ünlü Macar kemancı Karl Berger'den özel keman dersleri aldı. Galatasaray Lisesi'nde 20 Mart 1920'de verdiği başarılı konserin ardından, repertuvarını daha da genişleterek dinleyicilerle buluşmayı sürekli kıldı. Eğitim hayatına 1924 ile 1928 yılları arasında Robert Kolej'de yatılı olarak devam etti.
Avrupa'da Eğitim ve Yurda Dönüş
Genç müzisyen, ablası ile birlikte Ege Bölgesi'nde konserler vererek yeteneğini tüm ülkeye kanıtladı. İki kardeşin 1926 yılında Ankara'da, Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk'ün huzurunda çalmaları hayatlarının en önemli dönüm noktalarından biri oldu. Bu başarının ardından 1928'de Leipzig'e gittiler. Orada Alman kemancı Hans Basserman'dan eğitim aldılar. Konservatuvarda gösterdiği yüksek başarı sayesinde okul orkestrasında başkemancı oldu ve dünyaca ünlü Gewandhaus Orkestrası'nda yedek kemancı pozisyonuna yükseldi. Kısa sürede üstün başarı göstererek normal süresinden önce mezuniyet hakkı elde eden kardeşler, bir süre daha orada kaldıktan sonra yurda döndüler. Yurda dönüşlerinde dönemin başbakanı İsmet İnönü'nün talimatı ve müdür Zeki Üngör'ün aracılığıyla, Musiki Muallim Mektebi bünyesinde öğretmen olarak göreve başladılar. Nisan 1931'de başlayan bu önemli eğitmenlik görevi, ülkemizde çok sesli müzik kültürünün yaygınlaşmasında ve batı standartlarında keman eğitiminin kurumsallaşmasında son derece hayati bir rol oynadı.
Yetiştirdiği Değerler ve Sanat Mirası
Necdet Remzi Atak, ömrünü sadece sahnelere değil, aynı zamanda yeni nesil Türk müzisyenlerini eğitmeye de adadı. Sanat hayatının yarım asra ulaşması şerefine 6 Mayıs 1970'te özel bir jübile konseri veren usta sanatçı, arkasında silinmez izler bıraktı. Onun Ankara Devlet Konservatuvarı ve diğer kurumlardaki derslerinden yetişen kemancılar, bugün Türkiye'nin müzik dünyasını yönlendirmektedir. Usta eğitimcinin yetiştirdiği kıymetli öğrencilerden bazıları şunlardır:
- Gürer Aykal
- Ruşen Güneş
- İlhan Özsoy
- Koral Çalgan
- Erdoğan Çaplı
- Süheyl Petek
- Nejat Başeğmezler
- Hazar Alapınar
