Mustafa Fehmi Gerçeker, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş sancılarının yaşandığı kritik bir dönemde, 1868 yılında dünyaya gelerek Türk siyasi ve dini hayatına adını altın harflerle yazdırmış önemli bir devlet adamıdır. TBMM'nin kapılarını açtığı o tarihi günlerde Ankara'da görev üstlenen bu değerli şahsiyet, vatanın kurtuluşu adına yürüttüğü yoğun çalışmalarla ve üstlendiği ağır idari vazifelerle milli mücadelenin en önemli siyasi mimarları arasına girmeyi başardı. Henüz çiçeği burnunda bir meclis kurulurken, ilk üç yürütme kurulunda Umuru Şeriye ve Evkaf Vekili sıfatıyla çok kritik sorumluluklar üstlendi. Yasama organında tam otuz yıl boyunca kesintisiz mebusluk yaparak Bursa halkını temsil etti. 1950 yılındaki vefatına kadar parlamento sıralarında halkın sesi olan vekil, hem dini kimliği hem de idari kabiliyeti sayesinde yeni devletin inşasında yapıcı bir rol oynadı.
Ankara Hükümetlerinde Din ve Vakıf İşleri
Osmanlı İmparatorluğu'ndan yeni bir cumhuriyete geçiş sürecinde toplumun dini ve hukuki temellerini sarsmadan reformları yürütmek oldukça hassas bir konuydu. Mustafa Fehmi Efendi, meclisin açılışıyla birlikte kurulan ilk hükümetlerde bu dengeli köprüyü kuran isim oldu. Meclisin yürüttüğü icra faaliyetlerinin ilk üç kabinesinde görev aldı. Bu kritik süreçte yürüttüğü bakanlık görevi, bugünün din işleri başkanlığı ile vakıflar müdürlüğü görevlerini içine alıyordu.
Onun idaresi altındaki I. İcra Vekilleri Heyeti, milli mücadelenin en zorlu günlerinde ordu ile sivil idare arasındaki bağı sağlam tutmaya çalıştı. Hemen ardından teşekkül eden II. İcra Vekilleri Heyeti döneminde de vekalet makamını muhafaza etmeyi başaran tecrübeli siyaset adamı, toplumsal düzen ile yeni kurulan idari yapı arasındaki manevi bağı sarsılmayacak şekilde kuvvetlendirdi. III. İcra Vekilleri Heyeti ise askeri zaferlerin ardından diplomatik temellerin atıldığı bir döneme rastlamıştı. Mustafa Fehmi Gerçeker, üstlendiği bu bakanlık görevini liyakatle yerine getirdi. O günlerde atılan temeller, laik devlete geçiş aşamasında dini hassasiyetlerin korunmasında önemli bir rol üstlendi.
Bursa'nın Otuz Yıllık Değişmeyen Sesi
Siyasetçilerin uzun süre halk nezdinde aynı güveni muhafaza etmesi çok ender rastlanan bir durumdur. Ancak Mustafa Fehmi Gerçeker, bunu başarmış müstesna isimlerden biriydi. 1920 yılında Bursa milletvekili olarak Ankara meclisine katıldı. Bu tarihten sonra kentle kurduğu sarsılmaz bağ, onun adeta siyasi kimliğinin bir parçası haline geldi.
Kurtuluş Savaşı'nın sıcak günlerinden çok partili hayata geçiş denemelerine kadar Bursa'yı Ankara'da en iyi şekilde temsil etti. Parlamentoda gerçekleştirdiği çalışmalarla hem yerel sorunlara çözümler sundu hem de ulusal kanunların yapımında aktif görev aldı.
Bursa halkı onu her seçimde yeniden parlamentoya gönderdi:
- 1. Dönem ile 2. Dönem arası kurucu yıllar mebusluğu,
- 3. Dönem, 4. Dönem ve 5. Dönem arası devrimler ve imar dönemi mebusluğu,
- 6. Dönem, 7. Dönem ve nihayet 8. Dönem meclisinde son yıllarındaki olgunluk dönemi mebusluğu.
Bu kesintisiz otuz yıllık yasama faaliyeti, Cumhuriyet tarihinin en istikrarlı milletvekilliği kariyerlerinden birini oluşturdu. Değişen tüm siyasi rüzgarlara rağmen mecliste parıldadı.
Efendilikten Gerçeker Soyadına Uzanan Miras
Soyadı Kanunu'nun kabulüyle birlikte hayatında yeni bir sayfa açılan din adamı, Gerçeker soyadını aldı. Bu soyadı onun hayattaki duruşunun, dürüst ve kararlı yapısının bir simgesi gibiydi. 1920'de başlayan Ankara serüveni, 1950 yılına kadar aralıksız sürdü. Hayata gözlerini yumduğu ana kadar Bursa mebusu olarak görevini sürdürmesi, onun vazifesine olan sarsılmaz sadakatini kanıtlamaktadır.
Yeni kurulan cumhuriyetin hem dini hassasiyetlerini hem de modernleşme sancılarını bizzat parlamentoda yaşayarak deneyimledi. Onun arkasında bıraktığı miras, sadece yasama organındaki 30 yıllık mesaisi değildir. O, aynı zamanda eski dünyanın dini terbiyesini, yeni dünyanın çağdaş cumhuriyet değerleriyle birleştirebilen saygın bir köprü şahsiyetti. Genç cumhuriyetin temellerinde inkılapların hayata geçirilmesinde emeği bulunan bu bilge devlet adamı, parlamentodaki her siyasi kesimin saygı duyduğu son derece yapıcı kimliğiyle yakın tarihimizin unutulmaz simaları arasına yerleşti. Bugün hem din dünyasında hem de siyaset sahnesinde adı şükranla ve hürmetle anılmaktadır.
