Mustafa Fevzi Bozer, Türk yargı sisteminin en yüksek mertebesi olan Yargıtay Birinci Başkanlığına yükselmiş seçkin bir hukukçudur. Kendisi 1887 yılında Antalya'nın İbradı ilçesinde doğmuştur. 1910 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun olan Bozer, meslek hayatına aynı yılın kasım ayında Adana'da başlamıştır. Geniş bir coğrafyada hakimlik ve cumhuriyet savcılığı yaptıktan sonra, uzun yıllar yüksek mahkemede görev almıştır. Emekliliğinin ardından 1953 yılında İstanbul'da vefat eden Bozer, arkasında silinmez izler ve saygın bir aile mirası bırakmıştır.
İmparatorluğun Geniş Coğrafyasında Adalet Hizmeti
Mustafa Fevzi Bozer, yükseköğrenimini başarıyla tamamlamasının hemen ardından, Kasım 1910 tarihinde Adana İstinaf Mahkemesi bünyesinde aza mülazımı unvanıyla meslek hayatına başladı. Burası onun uzun soluklu mesleki yolculuğunun ilk durağıydı. Genç hukukçu, görev yaptığı yıllar boyunca imparatorluğun son derece geniş ve zorlu bölgelerinde sorumluluk üstlendi. Görev yaptığı merkezler ve üstlendiği sorumluluklar arasında şu şehirler ile bölgeler yer almaktadır:
- Erbil, Gazze, Bağdat ve Kerbelâ şehirleri
- Suriye, Trablus ve Şam bölgeleri
- Konya, Urfa, Diyarbakır, Antep ve Adana vilayetleri
Bozer, bu farklı coğrafyalarda hem hakim hem de cumhuriyet savcısı olarak görev yaparak büyük tecrübe kazandı. Adaletin tarafsız bir şekilde tecelli etmesi için gittiği her yerde üstün bir gayret gösterdi. Sahada edindiği bu geniş birikim, onu ilerleyen yıllarda başkentteki üst düzey yönetim kademelerine taşıyacaktı. Nitekim mesleki başarısı sayesinde bir dönem Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü makamına getirildi. Bu görev, onun idari yeteneklerini de sergilemesine olanak tanıdı.
Yargıtay'daki Yükseliş ve Zirve
Cumhuriyet'in ilanının ardından Türk yargı teşkilatı yeni bir yapılanma sürecine girmişti. Bu dönemde Mustafa Fevzi Bozer, liyakati ve tecrübesiyle dikkat çeken isimlerden biri oldu. Deneyimli hukukçu, 5 Eylül 1926 tarihinde Yargıtay Üyeliği görevine seçilerek yüksek yargı organına adım attı. Bu atama, onun meslek hayatında yeni bir dönemin başlangıcını simgeliyordu.
Yargıtay çatısı altında gösterdiği üstün başarılar neticesinde, 11 Ocak 1934 tarihinde Yargıtay İkinci Başkanlığı gibi son derece kritik bir göreve atandı. Burada uzun yıllar boyunca Türk hukukunun gelişimine katkıda bulundu. Bozer, dürüstlüğü ve derin mesleki bilgisiyle meslektaşlarının takdirini kazandı. Nihayetinde, 5 Haziran 1950 tarihinde kariyerinin en üst noktası olan Yargıtay Birinci Başkanlığı görevine getirildi. Bu prestijli görevi, emekliye ayrıldığı 13 Temmuz 1952 tarihine kadar büyük bir titizlikle sürdürdü.
Son Yılları, Vedası ve Geride Bıraktığı Miras
Emeklilik dönemini geçirmek üzere İstanbul'a yerleşen Mustafa Fevzi Bozer, 1953 yılının Eylül ayında bu şehirde vefat etti. Onun vefatı, Türk hukuk camiasında derin bir üzüntüyle karşılandı. Bozer'in cenazesi, kendi vasiyeti doğrultusunda törenle defnedilmek üzere İstanbul'dan Ankara'ya nakledildi. 6 Eylül 1953 tarihindeki defin merasimi, anlamlı bir güne denk getirilmişti.
Yeni Yargıtay Birinci Başkanı olan Mehmet Bedrettin Köker'in adli yıl açılışında gerçekleştirdiği ilk söylevin hemen ardından resmi bir tören düzenlendi. Bu törene Yargıtay başkanı ve tüm üyeleri eksiksiz katılarak meslek büyüklerine olan saygılarını gösterdiler. Törenin ardından Mustafa Fevzi Bozer, Ankara Asri Mezarlığı'nda sonsuzluğa uğurlandı.
Büyük hukukçu arkasında sadece parlak bir mesleki geçmiş büaırakmadı. Aynı zamanda yetiştirdiği hayırlı evlatlarla da ülkeye hizmet etmeyi sürdürdü. Bozer, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde uzun yıllar ticaret hukuku öğretim üyeliği yapan, devlet kademelerinde Tekel Bakanlığı, Dôşişleri Bakanlığı ve Başbakan Yardımcılığı gibi son derece önemli vazifeler üstlenen Prof. Dr. Ali Bozer'in babasıdır. Bunun yanı sıra, ülkemizin yetiştirdiği en kıymetli göğüs ve kalp-damar cerrahlarından biri olan, Hacettepe Üniversitesi'nin eski rektörü Prof. Dr. A. Yüksel Bozer de onun evladıdır.