İçeriğe Atla
Anasayfa Varlık

Mustafa Düzgünman Kimdir?

Ebru sanatçısı Mustafa Düzgünman, 1920'de İstanbul'da doğdu. Geleneksel ebrunun yayılmasını sağlayan hezârfen, dini musiki eserleri ve Ebrûnâme'yi miras bıraktı.

Diğer adlar: Mustafa Esat Düzgünman, Hezârfen Mustafa Düzgünman

Bu Konuda Neler Var?

💡 Başlıklara tıklayarak sayfa içinde hızlı gezinebilirsiniz.

Mustafa Düzgünman Hakkında

Mustafa Esat Düzgünman, geleneksel Türk tezyini sanatlarını yaşatmak ve bu mirasın korunmasını sağlamak amacıyla ömrünü vakfeden kıymetli bir ebru sanatçısı, mücellit, dini musiki bestecisi, şair, türbedar ve aktardır. Sanatçı, 9 Şubat 1920'de İstanbul'un Üsküdar ilçesine bağlı Sultantepe semtinde dünyaya gözlerini açtı. Klasik yöntemlerle ürettiği eserler ve yetiştirdiği öğrenciler sayesinde ebruculuğun Türkiye genelinde yayılmasını sağlamıştır. Geçimini sağlamak için ömrünün sonuna kadar aktarlık yapan Düzgünman, bu esnaf kimliğinin yanı sıra 12 Eylül 1990 tarihindeki vefatına kadar geleneksel kültür dünyamıza çok yönlü eserlerle hizmet etmiştir.

Düzgünman'ın yetkinlik kazandığı başlıca faaliyet alanları şunlardır:

  • Geleneksel ve klasik tekniklerden ödün vermeden titizlikle icra ettiği ebru sanatı,
  • Akademideki eğitimi esnasında şemse tekniği üzerine yoğunlaşarak kendini geliştirdiği kitap ciltçiliği,
  • Çok sayıda ilahi besteleyip Aziz Mahmud Hüdâyî Camii'nde icra ettiği dini musiki,
  • Ebrûname adını verdiği meşhur eseri başta olmak üzere kaleme aldığı koşma tarzı şiirler.

Üsküdar Sultantepe'de Başlayan Hayat Yolculuğu

Mustafa Esat Düzgünman, İstanbul'un tarihi semtlerinden Üsküdar'ın Sultantepe semtinde doğdu. Babası, Sultantepe sınırlarında bulunan Abdülbâki Efendi Camii ile Aziz Mahmud Hüdâyî Camii'nde imamlık vazifesini üstlenen Sâim Efendi'dir. Sâim Efendi, imamlığının yanı sıra Üsküdar çarşısındaki dükkânında aktarlık yaparak geçimini temin ediyordu. Düzgünman, ilkokul eğitiminden sonra babasının dükkânında çalışmaya başladı. Sanatçı, bu dükkândaki mesaisini ve baba mesleği aktarlığı yaşamının sonuna kadar aralıksız sürdürdü.

Sanatçının geleneksel sanatlarla tanışmasında, annesinin dayısı olan hattat Necmeddin Okyay en önemli rolü üstlenmiştir. Çeşitli alanlardaki yetkinliğiyle 'Hezârfen' unvanıyla tanınan Necmeddin Okyay, Düzgünman'ın yol göstericisi oldu. Necmeddin Okyay vasıtasıyla 1938 yılında İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi'nin Türk Tezyinî Sanatları Bölümü'ne kaydoldu. Burada büyük dayısından ciltçilik ve ebru eğitimi aldı. Ancak geçim şartları sebebiyle bir süre sonra akademideki eğitimini sonlandırmak zorunda kaldı. Babası Sâim Efendi'nin mesleği olan aktarlığa geri dönen Düzgünman, 1990 senesindeki vefatına kadar bu mesleği sürdürdü.

Ebru Sanatında Geleneksel Çizgi ve Papatya Dokunuşu

Öğrencilik yıllarında özellikle ciltçilikteki şemse tekniği üzerine kendini geliştirse de bu sanatı bir süre sonra bıraktı. Ebru sanatına 1940 senesinde adım attı. Bu sanat üzerine 1957 senesinde daha fazla yoğunlaşan sanatçı, 1967 yılından itibaren pek çok sergi açtı ve sergilere katıldı. Ebruzenliği ölene dek sürdüren sanatçı, çeşitli konularda yenilikçi olmasına rağmen ebru sanatında daha geleneksel bir üslup benimsemiştir.

Hocası Necmeddin Okyay'ın ebru sanatına kazandırdığı çiçekli ebru türlerine kendisi de papatyayı eklemiştir. Ayrıca çiçekli ebru türlerinin pek çoğunu rafine ederek ebru sanatının Türkiye'de yayılmasına öncülük etmiştir. Özellikle 1968 yılında Yapı Kredi Bankası'nın Galatasaray'daki genel müdürlük binasında açılan sergi İstanbul halkının ilgisini çekti. Bankanın sanat müşaviri Vedat Nedim Tör'ün Düzgünman'ın çalşmalarını sergilemesi üzerine bu sergi, bir ay boyunca büyük bir ilgiyle karşılanmıştır. Bu önemli etkinlik, ebru sanatının yayılmasında ve bilinmesinde son derece etkili olmuştur.

Manevi Dünya, Musiki Besteleri ve Ebrûnâme şiiri

Görsel sanatların yanı sıra dini musikiyle de yakından ilgilenen Düzgünman, bu alanda hem icracı hem de besteci olmuştur. Tasavvuf zevkini yakın arkadaşı meşhur neyzen Niyazi Sayın ile birlikte Üsküdarlı Hamzâvî-Melâmî mutasavvıflardan Hâfız Eşref Ede'den almıştır. Ayrıca 'Mızıkalı' Hâfız Muhittin Tanık, Üsküdar Rifâî şeyhlerinden Hayrullah Tâceddin Yalım ve Hüsnü Sarıer gibi isimlerden dini musiki ve tasavvuf alanında istifade etmiştir. Sanatçının aktar dükkânı, geleneksel sanat erbabı ile tasavvuf çevrelerinin sıkça uğradığı manevi bir buluşma noktası haline gelmişti. Necmeddin Okyay ve Eşref Ede gibi şahsiyetlerin de ziyaret ettiği bu dükkânın bu özelliği, Prof. Ahmet Yüksel Özemre'nin 'Üsküdar'da Bir Attar Dükkânı' kitabına konu olmuştur.

Düzgünman, 1953 ile 1979 yılları arasında Aziz Mahmud Hüdâyî Dergâhı'nın türbedarlığını yürüttü. Aziz Mahmud Hüdâyî Camii'nde cuma günleri iç ezan ve teravih namazı aralarında okuduğu ilahilerle iyi bir icracı olarak tanındı. İlahileri icra etmenin yanı sıra değişik makamlarda 20 kadar ilahi besteledi. Bu bestelerden bazılarının güfteleri de kendisine aittir. Bu eserlerin son yıllarında yakın arkadaşı neyzen Niyazi Sayın tarafından notaya alınması ve kendisinin bunları banda okumasıyla kaydedilmesi sağlanmıştır.

Koşma tarzında şiirler de yazan sanatçının en meşhur eseri, ebru sanatını ve tarihçesini anlattığı 20 kıtalık Ebrûnâme şiiridir. Pek çok alandaki yetkinliğiyle 'Hezârfen' unvanını taşıyan sanatçı, 12 Eylül 1990 tarihinde doğduğu şehir olan İstanbul'da vefat etti.

Sıkça Sorulan Sorular

Mustafa Düzgünman kimdir?

Ebru sanatçısı Mustafa Düzgünman, 1920'de İstanbul'da doğdu. Geleneksel ebrunun yayılmasını sağlayan hezârfen, dini musiki eserleri ve Ebrûnâme'yi miras bıraktı.

Mustafa Düzgünman ne zaman doğdu?

Mustafa Düzgünman, 9 Şubat 1920 tarihinde doğdu.

Mustafa Düzgünman nerede doğdu?

Mustafa Düzgünman İstanbul, Türkiye doğumludur.

Mustafa Düzgünman ne zaman vefat etti?

Mustafa Düzgünman 12 Eylül 1990 tarihinde hayatını kaybetti.

Mustafa Düzgünman hangi alanda tanınır?

Mustafa Düzgünman, ebru sanatçısı olarak tanınır.