Kıbrıs Türk halkının egemenlik mücadelesinde en kritik rolleri üstlenen devlet adamı Mustafa Çağatay, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin kuruluş sürecine liderlik ederek adını tarihe altın harflerle yazdırdı. 1937 yılında Limasol'da dünyaya gelen ve 3 Nisan 1989'da Girne'de hayata gözlerini yuman efsanevi siyasetçi, üç dönem boyunca yürüttüğü başbakanlık göreviyle modern Kıbrıs Türk siyasetinin mimarlarından biri oldu. Hem Kıbrıs Türk Federe Devleti döneminde hem de yeni kurulan cumhuriyetin ışığında yürüttüğü bu üst düzey görevlerle, ada Türklerinin bağımsızlık adımlarına bizzat rehberlik etti. Siyasi dehası ve uzlaşmacı kimliğiyle tanınan Çağatay, bağımsızlık bildirisinin altındaki imzısıyla Kıbrıs davasının en parlak dönemlerinden birine damgasını vurdu.
Limasol'dan Londra'ya Uzanan İlk Yıllar ve Hukuk Mücadelesi
Mustafa Çağatay, ilk ve ortaöğrenimini doğup büyüdüğü liman kenti Limasol'da tamamlayarak hayata adım attı. Gençlik yıllarında başarılı bir öğrenci olan Çağatay, lise eğitimini Lefkoşa Türk Erkek Lisesi'nde tamamlayarak mezun oldu. Hukuk alanına olan ilgisi onu mesleki yaşama yönlendirdi. Mezuniyetin ardından, Limasol Kaza Mahkemesi'nde memuriyet hayatına başladı. Burada tam üç yıl boyunca görev yaparak yargı mekanizmasının işleyişini yakından deneyimledi. Adalet arayışını akademik düzeye taşımak isteyen genç memur, 1959 yılında hukuk eğitimi almak amacıyla İngiltere'nin başkenti Londra'ya gitti. Londra'da geçirdiği verimli yılların ardından 1963 yılında hukuk diplomasını alarak Limasol'a döndü. Memleketine döner dönmez serbest avukatlık yapmaya başladı. Limasol'da kendi bürosunu kurdu. Aynı dönemde, Kıbrıs Türk halkının varoluş mücadelesinin kalesi olan Türk Mukavemet Teşkilatı (TMT) saflarına katıldı. Limasol Sancak Karargâhı'nda hukuk müşavirliği görevini üstlenerek toplumsal müdafaaya hukuki boyut kazandırdı.
Siyasette Yükseliş: Bürokrasiden Bakanlık Koltuğuna
Mustafa Çağatay, hukukçu kimliğiyle kazandığı güven sayesinde kısa sürede aktif siyasetin de aranılan isimlerinden biri haline geldi. Başarılı avukatın demokratik arenadaki ilk büyük sınavı, 5 Temmuz 1970 genel seçimlerinde yaşandı. Limasol seçim bölgesinden aday olan Çağatay, halkın yüksek teveccühüyle Kıbrıs Türk Cemaat Meclisi üyeliğine seçildi. Siyasi kariyerindeki bu ilk meclis deneyimi, onun gelecekteki büyük devlet adamlığının temellerini oluşturdu. 24 Şubat 1975 tarihinde toplanan Kurucu Meclis'te de etkin roller üstlendi. Federe devletin anayasasını hazırlamak üzere oluşturulan özel anayasa komitesine üye ve sözcü seçildi. Hukuki birikimiyle sürece katkı sundu. 1976 yılında yapılan genel seçimlerde ise Ulusal Birlik Partisi (UBP) Girne milletvekili olarak meclise girdi. Parlamento çatısı altında gösterdiği üstün performansla dikkat çeken tecrübeli siyasetçi, Kıbrıs Türk halkının haklarını savunmak adına bir süre partisi UBP'nin grup başkan vekilliği görevini de başarıyla sürdürdü.
Bürokratik ve yasal tecrübesiyle yürütme organının da vazgeçilmezleri arasına giren deneyimli siyaset adamı, kabinede çeşitli yönetim dönemlerinde kritik sorumluluklar üstlendi. Birinci Nejat Konuk Hükûmeti döneminde (1976-1978) Maliye Bakanı olarak görev aldı. Mali yapıyı baştan sona düzenledi. Hemen ardından 1978 yılında kurulan Osman Örek Hükûmeti'nde çalışma, sosyal işler ve sağlık bakanlığı görevine getirildi. Bu görevde önemli izler bıraktı. Gerek mali gerekse sosyal politikalardaki bu çok yönlü bakanlık dönemleri, onu doğrudan devletin en üst yönetim kademesine, başbakanlığa taşıyan yolları döşedi.
KKTC'nin Kuruluşu ve Tarihi Başbakanlık Dönemi
Kıbrıs Türk Federe Devleti'nde yaşanan kabine krizlerinin ardından, 1978 yılında Mustafa Çağatay yeni başbakan olarak görevlendirildi. Birinci başbakanlık dönemini 13 Temmuz 1981 tarihine kadar sürdüren bilge siyasetçi, ülkenin istikrarı için yoğun çaba harcadı. 1981 genel seçimlerinde yeniden aday oldu. Girne'den ikinci kez milletvekili seçildi. Hükûmeti kurmakla görevlendirildi. Ancak ilk denemede güvenoyu alamadı. Yılmayan deneyimli lider, ikinci kez aldığı hükûmeti kurma göreviyle birlikte partiler üstü geniş bir uzlaşı zemini yaratarak ülkeyi düzlüğe çıkaracak koalisyon hükûmetini kurmayı başarıyla tamamladı. Bu güçlü koalisyonun lideri sıfatıyla, 29 Kasım 1983 tarihine kadar başbakanlık makamındaki görevini sürdürdü.
Bu kritik koalisyon dönemi, Kıbrıs Türk halkının makus talihini değiştiren iki tarihi dönüm noktasına ev sahiplişi yaptı. Çağatay'ın yönetiminde, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin ilan edilmesi kararı alındı ve bağımsızlık bildirgesi ilan edilerek tüm dünyaya duyuruldu. Bu eşsiz süreçte aldığı cesur kararlarla 15 Kasım 1983'te KKTC'nin kurucu başbakanı unvanını elde etti. Yalnızca bir devletin doğuşuna öncülük etmekle kalmadı, aynı zamanda yeni kurulan bu devletin idari temellerini de sağlamlaştırdı. Toplamda üç farklı dönemde başbakanlık koltuğunda oturan Çağatay, her döneminde hukuka olan bağlılığı ve demokratik değerleri savunmasıyla tanındı. Hayatını adadığı Kıbrıs davasının başarıya ulaşmasını sağlayan kurucu unsurlardan biri olan efsanevi lider, geride silinmez büyük bir miras bıraktı.