Mıgırdıç Şellefyan, 1914 senesinde Adapazarı sınırları içerisinde dünyaya gözlerini açan, Türk siyaset ve ticaret hayatında iz bırakan Ermeni kökenli bir şahsiyettir. Cumhuriyet tarihinin parlak ama bir o kadar da çalkantılı dönemlerinde boy gösteren bu figür, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin on birinci döneminde İstanbul'dan milletvekili seçilerek adından söz ettirmeyi başarmıştır. Kendisi, aldığı lise eğitimiyle yetinmeyip dil becerilerini de geliştirmiş, Fransñzca diline tam anlamıyla hâkim olurken, az seviyede İngilizce ve İtalyanca dillerini de konuşabilmekteydi. Hem ticaret dünyasında hem de mensubu olduğu toplumda saygın bir konuma erişen ünlü tüccar, evli ve iki çocuklu bir aile babası olarak hayatını sürdürmüştür. Siyasi kimliğinin yanı sıra iktisadi faaliyetleriyle de dönemine damga vuran bu portre, gerek yerel düzeyde gerekse ulusal düzeyde yürüttüğü çalışmalarla geniş kitleler tarafından yakından takip edilen aktif bir özne olmuştur.
Ermeni Cemaatinden Meclis Sıralarına Uzanan Bir Yaşam
Gençlik yıllarından itibaren ticaret hayatına atılan ve bu alanda hızla yükselen başarılı iş insanı, cemaat örgütlenmelerinde de aktif roller üstlendi. Şellefyan'ın siyaset ve toplumsal alandaki üstlendiği önemli sorumluluklar şunlardır:
- Ermeni Cemaati Merkez Mütevelli Heyeti Başkanlığı görevini yürüterek toplumunun haklarını savundu ve dini mercilerle güçlü bağlar kurdu. Bu görev cemaat için kritikti.
- İstanbul Şehir Meclisi Azalığı yaparak yerel yönetim düzeyinde siyasi tecrübe kazandı ve şehrin imar işlerinde aktif rol üstlendi. Burada önemli yerel tecrübeler edindi.
- TBMM XI. Dönem İstanbul Milletvekili unvanıyla yasama faaliyetlerinde doğrudan yer alarak milli iradeyi temsil etti. Mecliste yasama çalışmalarına doğrudan katıldı.
Cemaatinin liderliğini yapmasının yanı sıra yerel siyasette de tecrübe kazanan deneyimli tüccar, demokratik süreçlerin önemli bir parçası haline geldi. Özellikle atamayla gelen bazı geçici parlamenterler bir kenara bırakılırsa, halkın oylarıyla doğrudan parlamentoya girmeyi başaran son Ermeni kökenli Türk vatandaşı olma hüviyetini taşımaktadır. Şellefyan'ın meclisteki varlığı simgesel önem taşıyordu. Kendisinin meclisteki varlığı, o dönemde azınlıkların siyasi temsili açısından da simgesel ve tarihsel bir öneme sahipti.
Siyaset Arenası ve Süleyman Demirel ile Yakınlaşma
Şellefyan'ın siyasi kariyerinde dönemin iktidar odaklarıyla kurduğu bağlar daima çok konuşulan başlıklar arasında yer aldı. 1960'lı yıllarda başbakanlık koltuğunda Süleyman Demirel oturuyordu. Onunla ve ailesiyle kurduğu fevkalade yakın münasebetler, Şellefyan'ı Ankara kulislerinde etkili bir isim haline getirdi. Aralarındaki bu samimiyet dikkat çekti. Bu yakınlık ona yeni kapılar açtı. Kendisi Ankara siyasetinde güç kazandı. Türk siyaset sahnesinin önemli dönüm noktalarında etkin roller üstlenen siyasetçi, nüfuzunu cemaati ve kendi işleri için kullanmaktan geri durmadı. Demirel ailesine olan bu yakınlığı, onun iktisadi girişimlerinde de etkili bir faktör olarak kabul edildi ve dönem medyasında sıkça irdelendi.
Ekonomi Gündemine Damga Vuran Tartışmalı Olaylar
Ülkenin yakın tarihinde yaşanan büyük ekonomik çalkantıların gerisinde kalmış olsa da, Mıgırdıç Şellefyan ismi birtakım büyük ticari skandallarla anılmaktan kurtulamadı. Kazandığı Gaziantep Havaalanı ihalesinden yüklü miktarda ödenek almasına rağmen projenin batması, iş dünyasında büyük yankı uyandırdı. Bu durum büyük tartışmalara yol açtı. Ayrıca kamuoyunda uzun süre konuşulan meşhur teneke kaçakçılığı davası ile Başbakan'ın yeğeni Yahya Demirel ile ortaklaşa gerçekleştirdikleri iddia edilen sunta mobilya hayali ihracatı mevzusu gündemden düşmedi. Gelişmeler kamuoyunda uzun süre konuşuldu. Bu olay hafızalarda derin izler bıraktı. 10 Aralık 1987 tarihinde vefat eden Şellefyan'ın ardından Türkiye Ermeni Cemaati ve Patrikhane, bu acı kaybı anmak üzere o günü yas günü ilan etti. Cemaat onun vefatıyla derin yasa boğuldu. Vefatı, tüm azınlık cemaatlerinde derin bir keder yaratırken, geride bıraktığı siyasi ve ticari miras uzun süre tartışılmaya devam etti.