Cumhuriyet döneminin önemli aydınlarından olan Midhat Sertoğlu, 1913 ya da 1914 yılında İstanbul'da dünyaya gelmiş ve yaşamı boyunca ülkenin hafızasını korumak adına büyük çaba göstermiştir. Hem gazetecilik hem de tarihçilik kimliğiyle öne çıkan isim, uzun yıllar boyunca başbakanlık üzerindeki arşivlerin yönetimini üstlenmiştir. Kaleme aldığı binlerce makaleyle basın dünyasına yön veren Sertoğlu, 29 Mart 1995 tarihinde aramızdan ayrılmıştır. Yazar, entelektüel birikimiyle Türk kültüründe derin bir iz bıraktı.
Eğitim ve Gazeteciliğe İlk Adımlar
İlk ve orta öğrenimini doğduğu şehir olan İstanbul sınırları içinde tamamlayan Sertoğlu, yazı hayatıyla oldukça erken yaşlarda tanıştı. Henüz öğrencilik sıralarındayken gazetecilik mesleğine adım atarak farklı yayın organlarında deneyim kazandı. Mesleki pratiğini teorik eğitimle taçlandırmak isteyen genç gazeteci, İstanbul Üniversitesi bünyesindeki yükseköğrenimini 1941 yılında tamamlayarak mezun oldu. Mezuniyetinin ardından öğretmenliğe yöneldi. Bu süreçte genç zihinleri eğitti. Aynı zamanda yazı yazmayı da sürdürdü.
Arşiv Dünyasındaki İzleri ve Emeklilik Dönemi
Kariyerinde önemli bir dönüm noktası olan 1960 yılında arşiv genel müdürlüğü görevine getirilen Sertoğlu, bu kritik sorumluluğu tam on üç sene boyunca başarıyla omuzlarında taşımıştır. Arşivlerin tasnifi ve korunmasında önemli görevler üstlenen bürokrat, Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü çatısı altındaki hizmetlerinin son bulmasıyla emekliliğe ayrıldı. Emeklilik günlerini de boş geçirmeyerek Hayat Tarih Mecmuası bünyesinde yayın sorumluluğu görevini üstlendi. Sertoğlu, ömrünün son yıllarına kadar tarih araştırmalarına ve yazı faaliyetlerine devam etti.
Dil Uzmanlığı ve Kültürel Mirası
Tarih araştırmalarında orijinal metinlere doğrudan ulaşmayı önemseyen Sertoğlu, geniş bir dil bilgisine sahipti. Mesleki kariyeri boyunca Doğu ve Batı dillerini bir arada kullanarak araştırmalarına derinlik kazandırdı. Bu kapsamda yazarın hâkim olduğu diller şunlardır:
- Arapça ve Farsça
- Fransızca ve Sırpça
Farklı mecralarda okuyucuyla buluşan makalelerinin toplam sayısı üç bine yaklaşan usta gazeteci, geride son derece zengin bir yazılı miras bıraktı. Ülkenin arşivcilik geleneğinin kurulmasında payı olan Sertoğlu, Türk tarih yazımında saygın bir yer edinmiştir.