Mersud Demirović ya da Türkiye'de tanındığı ismiyle Mesut Demiroviç, Yugoslav kökenli Boşnak bir futbol insanıdır. Ülkemize ilk kez 1986 senesinde adım atan sporcu, yeşil sahalarda sergilediği performansla Türk spor basınının ve taraftarların sevgisini kazanmayı başardı. Futbolculuk kariyerinde 30 defa milli takım formasını terleterek ülkesini başarıyla temsil eden tecrübeli isim, Türkiye liglerinde oynadığı dönemde adından sıkça söz ettirdi. O, bir savunma lideriydi. Özellikle Boluspor çatısı altında gösterdiği özverili mücadele ve savunmadaki geçit vermez duruşu sayesinde Türkiye'de geniş bir kitle tarafından tanınan Demiroviç, aktif futbol yaşantısını sonlandırdıktan sonra da futboldan kopmayarak teknik direktörlük kariyerine yöneldi.
Boluspor Yılları ve Defansın Bel Kemiği
Yugoslavya'dan Türkiye'ye uzanan bu serüvende Mesut Demiroviç'in kariyerindeki en parlak dönem Boluspor'da geçti. Şenol Güneş'in teknik direktörlük koltuğunda oturduğu o dönemde, 1. Lig ekibi Boluspor'un kadrosunda kendine sağlam bir yer edindi. Savunma hattında 4 numaralı formayı giyen Demiroviç, adeta takımın savunmadaki sigortası haline geldi. Güçlü fiziği, savunmadaki oyun kurma becerisi ve kritik müdahaleleriyle taraftarların gönlünde taht kurdu. O dönem fırtına gibi esiyordu.
Yeşil Sahalardan Kulübeye: Teknik Direktörlük Kariyeri
Kramponlarını astıktan sonra futbol birikimini saha kenarından aktarmaya başladı. Yaklaşık 14 yıl boyunca antrenörlük ve teknik adamlık görevlerini üstlenerek pek çok farklı kulüpte sorumluluk aldı. Türkiye'nin çeşitli liglerinde çalışan deneyimli teknik adam, Anadolu takımlarının başarısı için ter döktü. Yurt dışında da şansını deneyerek tecrübesini sınır ötesine taşıdı.
Deneyimli teknik adamın kariyeri boyunca çalıştırdığı ve iş birliği yaptığı takımlardan bazıları şunlardır:
- Hatayspor
- Mardinspor
- MKE Kırıkkalespor
- Yeni Afyonspor
- Çankırı Belediyespor
- İran Ligi ekipleri
- Araklıspor
İran liglerinde edindiği uluslararası tecrübenin ardından rotasını yeniden Türkiye'ye çeviren Boşnak teknik adam, Araklıspor ile el sıkışarak kariyerinde yeni bir sayfa açtı. Onun Türk futboluna hem oyuncu hem de antrenör olarak sunduğu katkılar spor camiasında saygıyla anılmaya devam ediyor.