Doğu mistisizmini çağdaş elektronik altyapılarıyla harmanlayarak dünya çapında dinleyici kitlelerine uğaştıran neyzen ve yapımcı Arkın Ilıcalı Allen, müzik dünyasında bilinen adıyla Mercan Dede, 1966 yılında Bursa'da dünyaya gözlerini açtı. Klasik Sufi ezgilerini modern tınılarla bir araya getiren sanatçı, doğu ile batı arasında eşsiz bir köprü kurarak prestijli sahnelerin vazgeçilmez isimlerinden biri haline geldi.
Tasavvuf Merakından Kanada Yıllarına
Sanatçının geleneksel tınılara olan tutkusu üniversite yıllarında başladı. Kubbealtı Cemiyeti çatısı altında ney dersleri veren Ömer Erdoğdular'ın öğrencisi oldu. Tasavvuf kültürü ve felsefesiyle de bu dönemde ilgilenmeye başladı. Bendir ustası Nezih Uzel'den bendir ve Türk ritimleri üzerine dersler aldı. Geleneksel sanatlara olan ilgisi onu ebru sanatı ile buluşturdu. Bu alanda ders aldığı büyük ney üstadı Niyazi Sayın'ın sanatsal yaklaşımından derinden etkilendi. Takvimler 1988 yılını gösterdiğinde Kanada'ya yerleşme kararı aldı. Concordia Üniversitesi'nin Studio Arts bölümünde güzel sanatlar üzerine lisans ve yüksek lisans eğitimi gördü. Akademik başarısının ardından aynı üniversitede öğretim üyesi olarak çalıştı.
Uluslararası Sahneler ve Albümler
Profesyonel müzik çalışmalarına 1990 yılından itibaren hız verdi. Farklı tasavvuf gruplarıyla birlikte Avrupa, Kanada, Amerika ve Türkiye genelinde çok sayıda özel projede görev aldı. Kendi grubu olan Mercan Dede Ensemble'ı ise 1997 yılında kurdu. İlk albümü olan Sufi Dreams, bağımsız bir plak şirketi tarafından oldukça sınırlı sayıda basılarak piyasaya sunuldu. Buna rağmen albüm, Kuzey Amerika ve Avrupa'daki müzik eleştirmenlerinden tam not almayı başardı. Aynı dönemde Alman televizyon kanalı Saarlandischer Rundfunk tarafından hazırlanan Sufi belgeselinin müziklerini de kendisi üstlendi. Büyük ilgi toplayan ikinci stüdyo albümü Journey's of a Dervish ise 1999 yılında müzikseverlerle buluştu.
Sanatçı, 2001 yılında Modern Dans Topluluğu'nun Seyahatname 2001 gösterisi için bestelediği müziklerden oluşan albümü çıkardı. Dünyanın en prestijli caz buluşmalarından biri olarak gösterilen Montreal Caz Festivali kapsamında Burhan Öçal ve Jamaaladeen Tacuma ile birlikte sahneye çıkarak doğu ile batı ezgilerini harmanlayan muhteşem bir trio performansına imza attı. Secret Tribe projesi çerçevesinde Rasa, Bimhuis ve Banlieues Bleues gibi önemli Avrupa festivallerini kapsayan geniş bir turneye çıktı. Grup ile birlikte 2002 yılında kaydettiği Nar albümüyle müzikal başarısını uluslararası arenada bir kez daha taşlandırdı. Dünya müziğinin en önemli festivallerinde sahne almasının ardından 2003 yılında otuz konserlik dev bir Avrupa turnesine imza attı. Bu turnedeki performansıyla prestijli BBC Radio 3 Dünya Müziği Ödülleri'nde iki farklı kategoride aday gösterilen tek sanatçı oldu.
Başarılarla Dolu Olgunluk Dönemi
Kültür Bakanlığı'nın desteklediği Güldestan Projesi'nin müzik direktörlüğünü üstlenen sanatçı, 2004'te New York'taki GlobalFEST'e katıldı. Aynı yılın temmuz ayında çok sayıda değerli müzisyenle iş birlişi yaparak hazırladığı Su albümünü dinleyicilerle buluşturdu. Gördüğü yoğun ilginin ardından 2006 yılında Nefes ve 2007 yılında 800 isimli başarılı stüdyo albümlerini yayımladı. Sanatçının tüm dünyada geniş yankı uyandıran Nefes adlı albümü, Avrupa Dünya Müziği Listesi'nin (World Music Chart Europe) 2006 yılı en iyi 150 albüm sıralamasında ikinci sıraya yerleşerek küresel çapta büyük bir başarı elde etti. Kariyeri boyunca dünya müziğinin ve alternatif tarzların en önemli isimleriyle aynı sahneyi paylaşarak eşsiz projelere imza attı.
Ortak çalışmalar gerçekleştirdiği ve aynı sahneyi paylaştığı bazı önemli sanatçılar şunlardır:
- Klasik ve dünya müziğinin devlerinden Fazıl Say, Kani Karaca ve İhsan Özgen,
- Alternatif ve elektronik sound'un öncülerinden Peter Murphy ve Ceza,
- Küresel ritimlerin tanınan sesleri Natacha Atlas, Susheela Raman, Özcan Deniz, Sabahat Akkiraz ve Dhafer Youssef.