Mehmet Faik Baysal, Osmanlı İmparatorluğu'nun son döneminde, 1886 yılında bugün Kosova sınırlarında yer alan Prizren kentinde dünyaya gözlerini açtı. Genç yaşlarında eğitim hayatına başladığı tarihi Darülfünun Hukuk Mektebi bünyesindeki derslerini üstün bir başarıyla tamamlayarak mezun olan Baysal, gelecekte adım atacağı parlak bürokrasi ve siyaset dünyasındaki saygın yerinin en temel taşlarını bu nitelikli hukuk diplomasıyla yerleştirmiş oldu. Aldığı bu güçlü eğitim, onun devletin en kritik mali mekanizmalarında görev almasını kolaylaştıran en büyük gücü haline geldi. Cumhuriyet'in kuruluş yıllarında ve öncesinde mali denetim alanında üstlendiği kritik vazifelerle tanınan bu değerli devlet adamı, ülkenin iktisadi yapılanmasında ve kurumsal denetim sistemlerinin inşasında son derece sessiz ama derinden bir iz bırakmıştır. Yaşamı boyunca üstlendiği tüm görevlerde dürüstlüğü ve çalışkanlığı ön planda tutan Baysal, 15 Kasım 1955 tarihinde vefat ederek aramızdan ayrıldı.
Hukuk Disipliniyle Şekillenen Bürokrasi Yılları
Mezuniyetinin ardından devlet hizmetine giren genç hukukçu, kariyerine ilk olarak Divân-ı Muhasebât Kalemi 4. Sınıf Kâtipliği unvanıyla adım attı. Bürokrasi basamaklarını büyük bir titizlikle tırmanan Baysal, zaman içinde mali konulardaki uzmanlığını derinleştirme fırsatı buldu. Bu gayretleri sayesinde kısa sürede Heyeti Hesabiye Sınıfı Mülazımı Evvelliği ve Mümeyyizliği gibi sorumluluk gerektiren makamlara yükselmeyi başardı. Devletin gelir ve gider dengesini denetleme konusundaki yeteneği, onu yerel yönetim düzeyinde de aranan bir isim haline getirdi. Nitekim bu başarısı, kendisine Şehremaneti Heyeti Hesabiye Müdürlüğü yolunu açtı ve belediye bütçesinin yönetiminde kritik roller üstlenmesini sağladı. Buradaki başarılı performansının ardından, yeniden genel bütçe denetimine dönerek Divân-ı Muhasebât çatısı altında daha büyük sorumluluklar üstlendi. Kurumda 1. Sınıf Murakıplık görevine atanan Baysal, mali denetimin hukuki sınırlarını koruma noktasında gösterdiği hassasiyetle öne çıktı. Bu profesyonel yaklaşımı, onun aynı kurumun en yüksek makamlarından biri olan Divân-ı Muhasebât Müddeî-i Umûmîliği yani Başsavcılığı görevine getirilmesiyle taçlandırıldı. Böylece kamu kaynaklarının doğru harcanmasını denetleyen adli mekanizmanın en tepesindeki isimlerden biri konumuna ulaştı. Mali denetimden asla taviz vermedi.
Maliye Bakanlığından Türkiye Büyük Millet Meclisine
Başarılı hukukçunun maliye alanındaki tecrübesi, Cumhuriyet kadrolarının da ilgisini çekmekte gecikmedi. Mali disiplini sağlamak amacıyla Muhasebe-i Umûmî Müdürlüğü görevine getirilen devlet adamı, devlet bütçesinin hazırlanması ve uygulanması süreçlerini yönetti. Buradaki üstün gayretleri, onu dönemin en prestijli bürokratik makamlarından biri olan Maliye Vekâleti Müsteşarlığı koltuğuna taşıdı. Müsteşarlık döneminde, genç Türkiye Cumhuriyeti'nin iktisadi bağımsızlığını pekiştirecek modern reformların mutfağında aktif olarak yer alarak, kamu maliyesinin ve bütçe yönetim sisteminin çağdaş normlara göre inşa edilmesinde ve denetim mekanizmalarının sağlam temellere oturtulmasında büyük katkı sağladı. Bürokrasideki bu göz alıcı başarı grafiği, kaçınılmaz olarak onu aktif siyasetin merkezine doğru yönlendirdi. Milletine parlamentoda hizmet etmek isteyen tecrübeli bürokrat, TBMM V. Dönem ara seçimlerinde halkın güvenini kazanarak Kayseri'den milletvekili seçildi. Kayseri halkını temsil etme görevi, sonraki yasama dönemlerinde de kesintisiz şekilde sürdü. Kendisi, hem VI. Dönem hem de VII. Dönem genel seçimlerinde yeniden Kayseri Milletvekili olarak Meclis'e girmeyi başardı. Seçmenlerinin takdirini her zaman kazandı. Parlamentoda bulunduğu süre boyunca sadece bir yasama üyesi olarak kalmadı; aynı zamanda bütçe ve mali politikaların belirlenmesinde lider roller üstlendi. Mali konulardaki derin tecrübesini Meclis komisyon çalışmalarına aktaran tecrübeli devlet adamı, uzun yıllar boyunca Bütçe Encümeni Reisliği görevini yürüterek devlet harcamalarının yasama organı denetiminden en ince detayına kadar titizlikle geçmesinde başrol oynamıştır. Ayrıca, hükümet ile parlamento arasındaki mali koordinasyonu sağlamak üzere Maliye Vekâleti Siyasi Müsteşarlığı görevini de başarıyla icra etti. Meclis çalışmaları büyük takdir topladı.
Baysal'ın üstlendiği başlıca kamu görevleri şunlardır:
- Divân-ı Muhasebât Müddeî-i Umûmîliği
- Maliye Vekâleti Müsteşarlığı
- TBMM V., VI. ve VII. Dönem Kayseri Milletvekilliği
- Bütçe Encümeni Reisliği
Aile Hayatı ve Son Yılları
Devlet hizmetinde geçen fırtınalı ve yoğun yılların gerisinde, sakin bir aile yaşantısı kurmayı da ihmal etmedi. Evlilik hayatı boyunca huzurlu bir yuvanın sorumluluğunu taşıyan Baysal, üç çocuk babası olarak evlatlarını memlekete hayırlı bireyler olarak yetiştirdi. Hem iyi bir aile babası hem de örnek bir devlet adamı olarak çevresinde büyük bir saygı uyandırdı. Emeklilik yıllarında da ülkenin gelişimini yakından takip etmeyi sürdü. Ömrünü vatanına hizmete adayan bu değerli şahsiyet, 15 Kasım 1955 tarihinde hayata gözlerini yumarak aramızdan ebediyen ayrıldı. Geriye tertemiz bir isim bıraktı. Devlet arşivlerinde adı gururla anılmaktadır. Hizmetleri nesiller boyu saygıyla anılacaktır.