Floransa doğumlu genç ve hırslı siyasetçi Matteo Renzi, 2014 yılında İtalya'nın 56. başbakanı olarak göreve geldiğinde ülkede yepyeni bir dönemin kapılarını aralamıştı. Parlamento dışından gelerek hükümetin başına geçen bu pragmatik lider, İtalya Cumhuriyeti'nin 1946'daki ilanından sonra kurulan 63. kabineye liderlik etti. Henüz okul yıllarındayken politika dünyasına adım atan Renzi, geleneksel siyaset kalıplarını yıkan modern tarzıyla kısa sürede İtalyan kamuoyunun ilgisini çekmeyi başardı.
Gençlik Yılları ve Floransa Belediye Başkanlığı
Matteo Renzi, 11 Ocak 1975 tarihinde İtalya'nın tarihi kenti Floransa'da dünyaya gözlerini açtı. Gençlik döneminde televizyon dünyasında da şansını deneyen Renzi, henüz 19 yaşındayken katıldığı İtalya'nın ünlü Çarkıfelek yarışmasından 48 milyon liretlik (yaklaşık 25 bin euro) büyük bir ödülle ayrıldı. Yükseköğrenimini Floransa Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde tamamlayan geleceğin başbakanı, mezuniyet tezi sürecinde akademik danışmanıyla yaşadığı hararetli tartışma nedeniyle tam puanı tek bir puan farkla kaçırdı. Siyasi kariyer basamaklarını hızla tırmanan genç hukukçu, 2004 ile 2009 yılları arasında Demokrat Parti'nin Floransa İl Başkanlığı görevini yürüttü. Siyasi kariyerinde ilk önemli adımı burada attı. Ardından 2009 yılında Floransa Belediye Başkanı seçilen Renzi, bu önemli koltukta 2014 yılına kadar kalarak yerel yönetimde rüştünü ispatladı.
Siyasette Zirveye Tırmanış ve Başbakanlık Dönemi
Belediye başkanlığı döneminde ulusal siyasetteki ağırlığını artıran Renzi, 2013 yılında Demokratik Parti (PD) Genel Sekreterlik makamına seçildi. Hükümetin gidişatını sert şekilde eleştiren genç lider, 13 Şubat 2014'teki parti toplantısında kendi partisinden olan Başbakan Enrico Letta'yı hedef alarak görevi bırakmaya çağırdı. Bu baskıya dayanamayan Letta istifasını sundu. Cumhurbaşkanı Giorgio Napolitano, 17 Şubat 2014'te yeni kabineyi kurma görevini Matteo Renzi'ye verdi. Hızla harekete geçen Renzi'nin kurduğu hükümet, 21 Şubat'ta parlamentodan güvenoyu almayı başardı. Bir gün sonra yemin ederek resmen göreve başlayan siyasetçi, henüz milletvekili olmadan parlamento dışından başbakanlığa yükselen nadir figürlerden biri oldu. İdeolojiden ziyade faydacı çözümlere odaklanan pragmatist yaklaşımı nedeniyle İngiltere'nin eski başbakanlarından Tony Blair'e benzetilen Renzi, aynı zamanda İtalyan merkez sağının güçlü ismi Silvio Berlusconi ile de sıkça kıyaslandı. 22 Şubat 2014'te başladığı bu zorlu başbakanlık maratonunu, 5 Aralık 2016'da Cumhurbaşkanı Sergio Mattarella'ya istifasını sunana kadar sürdürdü ve bu istifa 11 Aralık 2016'da resmi olarak kabul edildi.
Sıra Dışı Tarzı ve Aile Yaşamı
İtalyan siyasetine getirdiği soluk kadar sıra dışı yaşam tarzıyla da manşetleri süsleyen Matteo Renzi, alışılagelmiş bürokratik protokollere meydan okudu. Şehir içindeki resmi ulaşımlarında makam aracı yerine bisikleti tercih eden veya güvenlik görevlisi olmadan caddelerde yürüyen lider, seyahatlerinde tren kullanmayı alışkanlık haline getirdi. Kot pantolonları ve şık deri ceketleriyle 'Renzi tarzı' olarak anılan bir imaj yaratan siyasetçi, trafiği tıkayan resmi konvoylara asla geçit vermedi. Özel yaşamında ise aile bağlarına büyük önem verdi. Renzi, öğretmen Agnese Landini ile evlidir. Mutlu evliliklerinden üç çocukları dünyaya geldi. Çocuklarının isimleri ise şu şekildedir:
- Francesco Renzi (Oğlu)
- Emanuele Renzi (Oğlu)
- Ester Renzi (Kızı)
.jpg?width=640)