Alman arkeolog Manfred Osman Korfmann, 26 Nisan 1942 tarihinde Köln'de dünyaya gelmiş, ömrünü Truva antik kentinin sırlarını gün yüzüne çıkarmaya adamış ve 11 Ağustos 2005'te Tübingen yakınlarındaki Ofterdingen'de vefat etmiş seçkin bir bilim insanıdır. Kariyerine Afrika ve Yakın Doğu'da başlayan Korfmann, 1970'li yıllardan itibaren rotasını Türkiye'ye çevirerek Anadolu topraklarındaki kadim medeniyetlerin izini sürmüştür. Özellikle Truva kazılarındaki çığır açan keşifleri ve bölgenin korunması için verdiği küresel mücadeleyle tanınan akademisyen, Türk arkeoloji tarihine damga vurmuştur.
Anadolu ve Kafkasya'daki Arkeolojik Keşifleri
Türkiye'deki arkeolojik serüvenine Alman Arkeoloji Enstitüsü adına Eskişehir yakınlarında başlayan Korfmann, kariyeri boyunca pek çok önemli merkezde çalışmıştır. Kendisinin kazı yürüttüğü veya acil kurtarma çalışması gerçekleştirdiği başlıca antik yerleşimler şunlardır:
- Eskişehir'deki Erken Tunç Çağı yerleşmesi olan Demircihöyük
- Çanakkale'de bulunan ve Tunç Çağı'na ışık tutan Beşiktepe ile yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmış Kumtepe alanları
- 1986 yılından itibaren kazı başkanlığını büyük bir başarıyla üstlendiği efsanevi Truva antik kenti
- 2000 yılından itibaren Gürcistan'da Tunç Çağı'na tarihlenen Udabno yerleşimi
Korfmann'ın gerçekleştirdiği kazıların arkeoloji dünyasına en büyük bilimsel armağanı, Truva'da Tunç Çağı'na ait devasa bir aşağı kentin varlığını ortaya çıkarması oldu. Bu keşif ezberleri bozdu. Keşif sayesinde, MÖ 3000-1300 yılları arasında Truva'nın sadece kale içindeki küçük bir alandan ibaret olmadığı netleşti. Burası sürekli büyüyen devasa bir metropoldü. Ayrıca kazılarda ulaşılan tunç mühürdeki Luvi hiyeroglifi, Truva'nın Tunç Çağı katmanlarında bulunan ilk yazılı belge olarak dünya tarihine geçti.
Anadolu'nun "Osman Hoca"sı ve Kültürel Miras Mücadelesi
Truva'nın özbeöz bir antik Anadolu uygarlığı olduğunu savunan Korfmann, tüm dünyada kabul gören Helen odaklı bakış açısını kökten sarstı. Bu duruşu büyük yankı uyandırdı. Antik kentin UNESCO Dünya Mirası listesine girmesi için yoğun çaba harcayan bilim insanı, bölgenin milli park ilan edilmesi adına çalıştı. Çabaları kısa sürede karşılık buldu. Kazılardan elde edilen tarihi eserlerin yerinde sergilenmesi amacıyla bir müze kurulmasını da hararetle savundu. Yurt dışına kaçırılan Truva hazinelerinin Türkiye'ye iade edilmesi için uluslararası kampanyalar düzenlenmesini talep etti.
Kazı alanında çalışan Türk işçilerin kendisine yakıştırdığı 'Osman Hoca' lakabını büyük bir gururla taşıyan Korfmann, 2003 yılında Türk vatandaşlığına geçti. Bu bağ resmileşmiş oldu. Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi'ne, Anadolu ve Yakın Doğu araştırmaları için paha biçilmez kıymetteki 283 parçalık Tübingen Yakın Doğu Atlası harita koleksiyonunu kazandırdı. Çanakkale-Tübingen-Truva Vakfı'nın kurulmasında da öncü bir rol üstlendi.
Uluslararası Sergiler ve Ödüller
Manfred Osman Korfmann'ın yürüttüğü kültürel ve bilimsel çalışmalar hem yurt içinde hem de uluslararası düzeyde prestijli ödüllerle taşlandırılmıştır. Doğu ve eski çağ Yunan medeniyetlerinin bir arada barışçıl yaşamını belgeleyen kazı çalışmaları vesilesiyle Helga ve Edzart Reuter Vakfı Birlikte Yaşamı Teşvik Ödülü'ne layık görülmüştür. Türkiye Tarihsel, Kültürel Miras ve Sanat Ödülleri kapsamında da kendisine Özel Başarı Ödülü takdim edilmiştir. 2000-2001 yıllarında Stuttgart, Braunschweig ve Bonn kentlerinde düzenlenen ve toplamda 850 bin sanatsever tarafından ziyaret edilen 'Troia - Düş ve Gerçek' isimli büyük sergiyi organize eden Korfmann, bu etkinliğin daha küçük bir benzerini İstanbul Beyoğlu'ndaki Yapı Kredi Kültür Merkezi'nde de gerçekleştirmiştir.