Türk tiyatro tarihinin kurucu ve en saygın isimlerinden biri olan Mahir Canova, 30 Aralık 1914 tarihinde Yunanistan'ın Kavala şehrinde dünyaya gözlerini açtı. Ülkemizin sahne sanatlarındaki kurumsallaşma adımlarında başrol oynayan değerli yönetmen, 16 Şubat 1993'te İstanbul'da vefat edene dek ömrünü Türk tiyatrosunu geliştirmeye ve yeni nesil sanatçılar yetiştirmeye adadı. Ahmet Fehmi Bey ve Hasbiye Hanım'ın evladı olarak dünyaya gelen Canova, ilk eğitimini Kocaeli'nin İzmit ilçesinde tamamladı. Bu eğitimin ardından öğretmenlik ve sahne dünyasına uzanan yolculuğunun temellerini attı. Ortaöğrenimini Balıkesir Necatibey Öğretmen Okulu'nda bitirdi. Ardından 1935 senesinde Eskişehir'de öğretmenlik yaparak meslek hayatına adım attı. Tiyatromuza kazandırdığı sayısız eser, eğittiği yüzlerce öğrenci ve devlet tiyatrolarındaki kurucu reji çalışmalarıyla adını altın harflerle yazdıran efsane isim, sanat dünyasında derin izler bıraktı.
Eğitim Hayatı ve Konservatuvarın İlk Mezunları
Eskişehir'de başladığı öğretmenlik görevinin ardından yükseköğrenim için Ankara'ya yönelen Mahir Canova, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi'nde Hindoloji ve Alman Filolojisi alanlarında eğitim almaya başladı. Fakültedeki derslerine devam ettiği sırada, 1936 yılında Ankara Devlet Konservatuvarı tiyatro bölümünün açtığı yatılılık sınavını kazanarak hayatının dönüm noktasını yaşadı. Aldığı nitelikli eğitimle 1941 yılında okulun ilk mezunlarından biri oldu. Bu tarihi mezun kadrosundaki diğer isimler de tiyatro dünyası için oldukça mühimdir. İlk mezunların tam listesi şu şekildedir:
- Salih Canar
- Muazzez Lutas (Kurtoğlu)
- Ertuğrul İlgin
- Nermin Sarova
- Nüzhet Şenbay
Mezuniyetinin hemen sonrasında, Alman tiyatrosunun öncü isimlerinden Carl Ebert'in yardımcılığı görevini üstlenen Canova, aynı zamanda okulda sahne ve mimik dersleri vererek öğretmenlik vasfını sanat eğitimiyle birleştirdi. Öğrencilik yıllarında bilgi ve görgüsünü artırmak amacıyla görenderildiği Fransa'da tiyatro ve sahne yönetimi üzerine önemli deneyimler elde etti. Bu uluslararası birikimle ülkesine dönen usta sanatçı, mezun olduğu Ankara Devlet Konservatuvarı'nda bölüm başkanlığı koltuğuna oturdu.
Sahne Yönetmenliği ve Pedagojik Çalşmaları
Mahir Canova, akademik kariyerinin yanı sıra Devlet Tiyatroları bünyesinde yönetmenlik ve başrejisörlük gibi kritik sorumlulukları üstlenerek Türk tiyatrosunun yönünü tayin etti. Sanat dünyasına kendisi gibi değerli bir oyuncu ve yazar olan evladı Civan Canova'yı da kazandıran yönetmen, sadece devlet tiyatrolarında değil, birçok farklı platformda da reji çalışmalarını sürdürdü. Usta yönetmen, 1949 yılından itibaren Hasanoğlan Köy Enstitüsü'nde, İzmir Şehir Tiyatrosu'nda, İzmir Ara Tiyatrosu'nda, Kent Oyuncuları'nda ve Arena Tiyatrosu'nda sayısız oyun sahneye koydu. Sahne arkasındaki bu yoğun çalşmalarını teorik yazılarla da destekleyen sanatçı, dönemin önde gelen pek çok tiyatro ve sanat mecrasında makaleler kaleme aldı.
Halkevleri Merkez Yönetim Kurulu bünyesinde de etkin görevler alan Canova, ülke genelinde tiyatro kurslarının açılmasına öncülük etti. Bu yaygın eğitim hamlesi sayesinde bugün tiyatro sahnelerimizin en önemli sütunları haline gelen pek çok kıymetli sanatçının yetişmesini bizzat sağladı. Bununla da yetinmeyerek Isparta Belediyesi Şehir Tiyatrosu'nun kuruluş sürecinde aktif rol oynadı. Oyuncu seçmelerini gerçekleştirip eğitim müfredatını ve kurs programlarını planlayarak yerel tiyatronun temellerini attı.
Siyasi Temsil, Ödülleri ve Ölümsüz Mirası
Sanatçının toplumsal etkisi sadece tiyatro salonlarıyla sınırlı kalmadı. Mahir Canova, 5 Ocak 1982 ile 6 Aralık 1983 tarihleri arasında Millî Güvenlik Konseyi tarafından Danışma Meclisi üyeliğine seçilerek Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) görev yapan yegâne sanatçı parlamenter oldu. Parlamentoda sanat camiasını başarıyla temsil eden Canova, sonraki yıllarda da devlet ve sanat kurumları tarafından layık görüldüğü prestijli ödüllerle onurlandırıldı.
Elde ettiği başarılar ve tiyatroya sunduğu katkılar kronolojik olarak pek çok ödülle taçlandırıldı:
- 1966 yılında Sanat Sevenler Derneği tarafından İstanbul Efendisi ve Köşebaşı oyunlarındaki reji çalışmasıyla "En İyi Sahneye Koyucu" ödülüne layık görüldü.
- 1985 yılında, okul arkadaşları Muazzez Kurtoğlu ve Nermin Sarova ile birlikte sanat hayatlarındaki 50. onur yılını doldurmaları vesilesiyle özel bir törenle ödüllendirildi.
- 1991 senesinde ise Kültür ve Turizm Bakanlığı, Ankara Devlet Konservatuvarı'nın ilk mezunları arasında yer alması sebebiyle usta sanatçıyı özel bir ödüle layık gördü.
Vefatının ardından usta yönetmenin anısı ve eserleri yaşatılmaya devam etti. Usta yönetmenin 1963 yılında Kent Oyuncuları sahnesinde yönettiği Necati Cumalı'nın ünlü yapıtı Nalınlar, onun vefatından üç yıl sonra, tam 32 yıl önceki orijinal rejisine harfiyen sadık kalınarak onun hatırasına yeniden sahnelendi. Devlet Tiyatroları da büyük ustanın adını ve tiyatroya kattığı değerleri sonsuza dek yaşatmak adına Ankara'daki prestijli sahnelerinden birine Mahir Canova Sahnesi ismini verdi. Bıraktığı bu büyük miras, gelecek kuşaklar için yol gösterici olmaya devam etmektedir. Usta yönetmen bugün de derin saygıyla anılmakta, eserleriyle tiyatromuzun geleceğine ışık tutmaktadır.
