Macit Flordun, 13 Mart 1939 tarihinde Bulgaristan'ın Vidin kentinde doğan, Türk sahne ve sinema sanatının en önemli isimlerinden biridir. Ankara Devlet Konservatuvarı'nın müzik ve tiyatro bölümünü başarıyla tamamladıktan sonra Devlet Tiyatroları bünyesinde oyuncu, rejisör ve idari yönetici olarak çalışarak Türk tiyatrosunun modernleşme ve kurumsallaşma sürecinde son derece kritik sorumluluklar üstlendi. 1975 yılında sinemaya geçiş yapan usta aktör, canlandırdığı efsanevi karakterler ve aldığı ödüllerle adını Türk sinema tarihine altın harflerle yazdırmıştır. Sanatçı 12 Kasım 1996 tarihinde hayata gözlerini yummuştur.
Konservatuvardan Sahne Yönetimine Tiyatro Yılları
Başarılı aktör konservatuvarda müzik ve tiyatro eğitimi aldı. Mezuniyetinin ardından tiyatro sahnelerine adım atan sanatçı, Devlet Tiyatroları çatısı altında çok uzun yıllar boyunca emek verdi. Sahnede sergilediği üstün performanslarının yanı sıra yönetmen koltuğuna da oturarak çok sayıda tiyatro oyununun rejisörlüğünü başarıyla üstlendi. Kurumda başarıyla üstlendiği yöneticilik görevleriyle tiyatronun idari yapısına da yön verdi. Sahne sanatlarındaki bu engin tecrübesi, onun seslendirme stüdyolarında da aranan bir isim haline gelmesini sağladı. Birçok yapımda karakterlere sesiyle hayat verdi. Kendisi gibi tiyatro, sinema ve dizi oyunculuğu yapan Tardu Flordun'un babasıdır.
Yeşilçam Dönemi ve Marmara Kazım Efsanesi
Macit Flordun'un sinema serüveni 1975 yılında başladı. İzleyiciyle buluştuğu ilk sinema filmi 'Nöri Gantar Ailesi' isimli meşhur yapıt oldu. Sanatçı bu filmde, Nuri Kantar'ın üç kağıtçı ortağı Kuşkonmazoğlu rolüyle hafızalarda yer edindi. İlk yılında 'Çin İşi Japon İşi', 'Evde Kalmış Kızlar' ve 'Bu Osman Başka Osman' filmlerinde oynadı. Aynı dönemde seslendirme çalışmalarına da devam etti. 1974 yapımı 'Sığıntı' filminde O.Han'ın seslendirmesini yaparken, 1975'te 'Teşekkür Ederim Büyükanne' filminde Osman F. Seden'i seslendirdi.
Sinemaya adım atmasından hemen bir yıl sonra büyük bir başarı elde etti. 1976 yılında başrollerinde yer aldığı 'Ben Sana Mecburum' filmindeki başarılı performansı sayesinde prestijli İstanbul Film Festivali bünyesinde 'En iyi yardımcı oyuncu' ödülünü kazanarak sinemadaki konumunu sağlamlaştırdı. Aynı yıl 'Yarınsız Adam', 'Sevmek Ölesiye' ve 'Yazgı' yapımlarında başarılı roller üstlendi. 1977 yılına gelindiğinde ise 'Şıpsevdi' ve 'Yıkılmayan Adam' gibi filmlerle sinema kariyerini zenginleştirdi. Aynı yıl Kemal Sunal ile birlikte oynadığı 'Şakar Şakir' filmi onun kariyerinde adeta bir dönüm noktası oldu. Kemal Sunal ile birlikte başrollerinde yer aldığı bu kült komedi yapıtında hayat verdiği efsanevi sarhoş 'Marmara Kazım' tipi, Türk sinemasının en başarılı ve en çok taklit edilen karakterlerinden biri haline geldi.
Yetenekli aktör komediden dramatik rollere kadar her türde usta olduğunu kanıtladı. 1978 yılında 'Avanak Apti' filminde Ayşen Gruda'nın canlandırdığı karakterin menajeri rolünde sergilediği performans izleyicilerden tam not aldı. 'İyi Aile Çocuğu' filminde ise mafya üyesi rolleriyle komedi unsurunu başarıyla besledi. Aynı yıl 'Kadınlar Koğuşu', 'Kaplanlar Ağlamaz' ve 'Son Sabah' isimli sinema filmlerinde de rol alarak üretkenliğini sürdürdü. 1979 yılı yapımı olan 'Yuvasız Kuşlar' filminde, Ferdi Tayfur'un eşini öldüren ancak daha sonra vicdan azabı çekerek onun en yakın dostu haline gelen adam rolüyle sinemaseverlerin kalbine dokunmayı başardı. Usta oyuncu aynı yıl 'Kara Kafa', 'Divane' ve 'Esmerim' filmlerinde kamera karşısına geçti.
Sanatçının Türk sinemasına damga vuran en önemli rolleri şunlardır:
- Kuşkonmazoğlu: "Nöri Gantar Ailesi" filminde canlandırdığı üç kağıtçı ortak tipi.
- Marmara Kazım: "Sakar Şakir" komedisinde Kemal Sunal ile unutulmaz bir uyum yakalayan sarhoş karakteri.
- Menajer: "Avanak Apti" filminde Ayşen Gruda'nın canlandırdığı karakterin temsilcisi.
- Mafya Üyesi: "İyi Aile Çocuğu" filminde sergilediği güldüren kötü adam karakteri.
- Vicdanlı Dost: "Yuvasız Kuşlar" dramında Ferdi Tayfur'un eşini katlettikten sonra onun en yakın arkadaşı haline gelen adam.
Televizyon Yapımları, Son Çalışmaları ve Vefatı
1980 yılında 'Huzurum Kalmadı', 'Rahmet Ve Gazap' ve 'İki Damla Gözyaşı' filmlerinde oynayarak sinemadaki aktif varlığını devam ettirdi. 1981 yılında 'Bağrımdaki Ateş' ve 'Kara Gurbet' filmleriyle kariyerine yeni halkalar ekledi. Sinema dışında televizyon ekranlarında da boy gösteren sanatçı, TRT bünyesinde hazırlanan 'Oyun Treni' adlı çocuk programının sunuculuğunu üstlendi. Bu program çocukların sevgilisi olmasını sağladı. 1988 yılında ise 'Yusufçuk' isimli filmde rol üstlendi.
1990'lı yıllarda da temposunu düşürmeyen sanatçı, hem televizyon dizilerinde hem de sinema filmlerinde rol almaya kararlılıkla devam etti. 1990 yılında 'Çiçekler Açmak İster' ve 'Küçük ve Sonsuz Yürek' filmleriyle yeni bir on yıla giriş yaptı. 1991 yılında 'Çizme' filmiyle birlikte popüler tarihi ve macera serisi olan 'Kurdoğlu' yapımlarında oynamaya başladı. Kurdoğlu serisinin devam yapımlarında da yer aldı. 1992 yılında ayrıca 'Sürgün' ve 'Kapıları Açmak' gibi sinema projelerinde üstün yeteneğini sergiledi. 1993 yılı Flordun'un kariyerinde 'Can Perdesi', 'Hüdayi Yolu', 'Beyaz Gece' ve 'Yeşeren Asma' gibi filmlerle oldukça verimli bir yıl oldu. 1994 yılında ise 'Alaadin-i Attar' yapımında rol alarak sinema yolculuğunu başarıyla sürdürdü. 1995 senesinde televizyon ekranlarının sevilen dizisi 'Bizim Ev' ve 'Suikast' projeleriyle izleyici karşısına çıkmaya devam etti. 1996 yılında son performanslarını izleyicilere sundu. Bu yapımlar 'Yürek Dede' ve 'Sevginin Sesi' idi.
Türk tiyatro ve sinema tarihinin en usta sanatçılarından biri olan Macit Flordun, 12 Kasım 1996 tarihinde hayata gözlerini yumdu. Vefat ettiğinde henüz 57 yaşındaydı. Canlandırdığı efsanevi karakterler, üstlendiği rejiler ve yönetici kimliğiyle sanat dünyasında silinmez, derin izler bıraktı. Onun tiyatro sahnelerine, sinema perdelerine ve seslendirme odalarına bıraktığı bu asil sanat mirası, hem yetiştirdiği genç yetenekler hem de can verdiği efsanevi karakterler vasıtasıyla bugün de yaşamaya devam etmektedir.
