Türk tiyatro sahnesinin en parlak yıldızlarından biri olan Macide Tanır, 1922 yılında İstanbul'da dünyaya gelerek ülkemizin kültür sanat tarihine yön verecek bir serüvene ilk adımını attı. Sanatla dolu bir ömür yaşadı. Gençlik yıllarında gösterdiği azimle Erenköy Kız Lisesi'ni birincilikle bitiren sanatçı, eğitime ve sanata olan tutkusunu akademik başarılarıyla taçlandırdı. Yükseköğrenim için gittiği Ankara Devlet Konservatuvarı Tiyatro ve Opera Bölümü'nde üstün yeteneği sayesinde sınıf atlayarak bu zorlu eğitim sürecini yalnızca üç yılda tamamlamayı başardı. Akademik kariyerini 1943 yılında aldığı yüksek lisans derecesiyle tamamlayan Tanır, vakit kaybetmeden Devlet Tiyatroları bünyesinde profesyonel oyunculuk hayatına başladı.
Sanat Eğitimi ve Sahnede Geçen Yarım Asır
Genç yaşta adım attığı sahne ışıklarının altında adeta devleşen Macide Tanır, emekliye ayrıldığı 1985 yılına kadar aralıksız sürdürdüğü sanat yaşamı boyunca dünya tiyatro edebiyatının en seçkin yapıtlarında başrolleri üstlendi. Seyircisiyle arasında güçlü bağlar kurdu. Sayısı elliyi aşan bu klasik eserlerde sergilediği performanslarla adını altın harflerle yazdıran usta oyuncu, tiyatro sanatının Türkiye'deki gelişimine çok büyük katkılar sundu. Sadece başkent sahnelerinde kalmayıp oyunlarıyla tüm Anadolu'yu karış karış dolaşan sanatçı, tiyatro sevgisini ülkenin dört bir yanına taşıdı. Fiziksel olarak ulaşamadığı ve gidemediği ücra köşelerdeki izleyicilerle ise dönemin en güçlü kitle iletişim aracı olan radyo vesilesiyle buluştu.
Radyo Tiyatrosu ve Mikrofondaki Ses
Sahnelerdeki başarısının yanı sıra sesinin büyüleyici tonuyla da hafızalarda yer edinen usta isim, radyo mecrasını çok aktif şekilde kullandı. Radyo yayınları büyük ilgi gördü. Radyoda büyük ilgiyle takip edilen arkası yarın ve mikrofonda tiyatro gibi programlarda sayısız seslendirme gerçekleştiren Tanır, bu sayede milyonlarca insanın evine konuk oldu. Kendine has ses tonu ve kusursuz diksiyonu sayesinde sesi, en az ismi kadar bilinir ve sevilir hale geldi. Tiyatro salonlarına gidemeyen geniş halk kitleleri, onun seslendirdiği karakterler sayesinde tiyatro sanatıyla bağ kurdu. Bu radyo yayınları, sanatçının toplumsal hafızada silinmez bir yer edinmesini sağlarken, ismini Türkiye'nin dört bir köşesine duyurdu.
Televizyon, Sinema ve Ölümsüz Mirası
Aktif tiyatro kariyerini sonlandırdıktan sonra da sanat üretimine ara vermeyen Macide Tanır, sinema ve televizyon dünyasında da unutulmaz izler bıraktı. Tüm ülkenin sevgisini kazandı. Beyaz perdede Yer Demir Gök Bakır, Yengeç Sepeti ve Cumhuriyet gibi çok önemli sinema filmlerinde rol alan sanatçı, televizyon ekranlarında ise Baharın Bittiği Yer ve özellikle efsaneleşen Şehnaz Tango dizisindeki anne rolüyle geniş izleyici kitlelerince çok daha yakından tanındı. Kariyeri boyunca kazandığı çok sayıda saygın ödülün yanı sıra, sanat dünyasındaki devasa birikimi ve katkıları sebebiyle 1991 yılında Devlet Sanatçısı unvanına layık görüldü. Yaşamı boyunca biriktirdiği anılarını ise 2000 yılında kaleme aldığı Tiyatronun Cadısı isimli kitabında okurlarıyla paylaştı. Türk tiyatrosunun bu yeri doldurulamaz çınarı, yaklaşık bir buçuk aydır tedavi görmekte olduğu Ankara Başkent Hastanesi'nde akciğer enfeksiyonu nedeniyle 6 Şubat 2013 tarihinde, 91 yaşında hayata gözlerini yumdu.
Sanatçının Seçkin Tiyatro Repertuvarı
Kariyeri boyunca yer aldığı oyunlardan bazıları şunlardır:
- Dünyanın Düzeni
- Ağaçlar Ayakta Ölür
- Gölge Ustası
- Yanlışlık
- Keçiler Adası
- Becket Yahut Tanrılarının Şerefi
- Dirlik Düzenlik
Sanat yaşamı boyunca Avni Dilligil Onur Ödülü, İtalyan Kültür Bakanlığı'nca verilen Adelaide Ristari Ödülü ve Nisa Serezli-Tolga Aşkıner Ödülü gibi onlarca prestijli ödüle layık görülen Macide Tanır, Türk sanat dünyasında derin bir boşluk bırakarak aramızdan ayrılmıştır.
