Modern tiyatronun ve edebiyat dünyasının en büyük devrimcilerinden biri olan Luigi Pirandello, 28 Haziran 1867'de Sicilya'nın Agrigento kentinde doğdu. Varlıklı bir ailenin çocuğuydu. Babası bölgede kükürt ocağı işletiyordu. Genç Pirandello, insan ruhunun derinliklerindeki maskeleri ve göreceâli gerçekleri sahneye taşıyarak tiyatro tarihini kökünden değiştirdi. Usta kalem, dram sanatına getirdiği bu yenilikçi yaklaşımlarla 1934 yılında Nobel Edebiyat Ödülü'ne layık görüldü. Yaşamı boyunca kimlik karmaşasını ve toplumsal rollerin baskısını sorguladı. Büyük yazar, 10 Aralık 1936'da Roma'da 69 yaşında hayata veda etti.
Kişisel Trajediler ve Yazın Yolculuğu
Lise eğitimini 1886'da Palermo'da tamamladıktan sonra, 1888'den itibaren Roma ve Bonn Üniversitelerinde felsefe ile filoloji okudu. Bonn'daki eğitimi sırasında yazdığı ilk şiir ve öyküler dergilerde basıldı ve 1891 yılında doktorasını tamamladı. Ertesi yıl Roma'ya dönüp edebiyat dergilerinde çalıştı ve Bonn'da geçirdiği yılları anlatan şiir kitapları yayımladı. 1893'te ilk önemli yapıtı Marta Ajala'yı yazdı. Bu eser 1901'de L'Esclusa ismiyle basıldı. İlk kısa öykü kitabını çıkardığı 1894 yılında Sicilyalı Maria Antonietta Portulano ile evlendi. Bu birliktelikle edebi üretimi arttı ve peş peşe üç çocukları oldu. Ancak mutlu günler uzun sürmedi. Fakat 1903'te, tüm servetlerini yatırdıkları kükürt ocağı sel felaketiyle yok oldu. Ekonomik çöküşün yarattığı şokla yarı felç geçiren eşinin akli dengesi kalıcı şekilde sarsıldı. İntiharın eşiğinden dönen Pirandello, durumu kabullenip öğretmenliğe başladı. Bu buhranlı dönemde, ona büyük ün getirecek ilk romanı Il fu Mattia Pascal'ı kaleme aldı. Geçinebilmek için 1907'de Roma'da pedagoji profesörü oldu. 1908-1922 arasında ise İtalyan dili kürsüsünü yönetti. Eşinin durumu ağırlaşınca 1919'da onu hastaneye yatırmak zorunda kaldı. Derin bir pişmanlıkla eşini eve getirmek istese de Antonietta hastaneden ayrılmak istemedi. Savaş yıllarında cepheye giden oğlu da Avusturyalılara esir düştü. Bu olay, sanatının ruhunda derin yaralar açtı.
Maskelerin Ardındaki Gerçek: Tiyatroda Pirandello Devrimi
Edebi kariyerinde şiir ve romanın ardından, elli yaşında tiyatroya yoğunlaştı. Bir dostunun teşvikiyle 1917 yılında tam altı oyun yazdı. Ünlü eseri Soytarı Külahı'nda, insanların toplumsal maskeler arkasına saklanma çabasını işledi. Burada, aldatılan bir erkeğin burjuva saygınlığını koruma çabası anlatılır. Size Öyle Geliyorsa Öyleydir oyununda ise hakikatin göreceli yapısını sahneye taşıdı. Yazın hayatında Henrik Ibsen ve August Strindberg'in birikimlerinden esinlendi. Mussolini desteğiyle kurduğu Teatro d'Arte topluluğuyla 1925'ten itibaren Avrupa turnelerine çıktı. Bu turneler, Shakespeare ve Moliere tarzı 'yazar tiyatrosu' anlayışının en önemli örneklerindendi. O dönemde son büyük romanı Bir, Hiç Kimse ve Yüz Bin'i tamamladı. Oyunlarında, kaotik bir dünyada bocalayan yalnız insanların çaresizliğini anlattı. Ona asıl şöhreti getiren yapıtı ise Altı Kişi Yazarını Arıyor oldu. Eserde, rolleri belirsiz altı karakter bir provayı birbirine katar. İlk sahnelenişinde skandala yol açsa da epik ve absürt tiyatronun öncülerinden oldu. Ibsen'in temsil ettiği gerçekıliğe başkaldırarak, hakikatin öznel ve değişken olduğunu gösterdi. Bu yaklaşım; ekspresyonizm, fütürizm ve simgecilik gibi modern akımlarla büyük benzerlik taşıyordu. Tiyatrosu; üstkurmaca kurgularıyla meta-tiyatroya, düşsel olanı sahnelemesiyle de absürt tiyatroya yön verdi. Uçarı bir komedi olan Liola'dan hüzünlü Ağzı Çiçekli Adam'a kadar her çalışmasında insan yalnızlığını işledi.
Nobel Ödülü ve Ebedi Mirası
Edebi başarıları, 1934 yılında Nobel Edebiyat Ödülü ile taçlandırıldı. Bu başarıdan iki yıl sonra, 10 Aralık 1936'da zatürre nedeniyle Roma'da hayata gözlerini yumdu. Vefat ettiğinde 69 yaşındaydı. Eserleri bugün de tüm dünya dillerinde yankı bulmaya devam ediyor. Pirandello, yaşamı boyunca ürettiği yüzlerce öyküyü Novelle Per Un Anno başlığı altında 15 ciltlik devasa bir seride topladı. Her biri 24 öykü barındıran bu koleksiyon, yazarın gözlem gücünü gösterir. Usta yazarın kaleme aldığı başlıca romanlar kronolojik sırayla şunlardır:
- 1894 - Aşksız Aşklar (Amori senza amore)
- 1901 - Dışlanmış Kadın (L'esclusa)
- 1902 - Dönemeç (Il Turno)
- 1904 - Gölge Adam (Il fu Mattia Pascal)
- 1911 - Karımın Kocası (Suo Marito)
- 1913 - Yaşlılar ve Gençler (I vecchi e i giovani)
- 1926 - Bir, Hiç Kimse ve Yüz Bin (Uno, nessuno e centomila)
Dram sanatında çığır açan en önemli tiyatro oyunları ise aşağıda listelenmiştir:
- 1910 - Kıskaç (La Morsa)
- 1916 - Uçarı (Liola)
- 1917 - Soytarı Külahı (Il berretto a sonagli)
- 1919 - Oyunun Kuralları (Il giuoco delle parti)
- 1921 - Altı Kişi Yazarını Arıyor (Sei personaggi in cerca d'autore)
- 1921 - 4. Henri (Enrico IV)
- 1926 - Ağzı Çiçekli Adam (L'uomo dal fiore in bocca)
- 1928 - Meslek Belgesi (La patente)
- 1936 - Dağın Devleri (I giganti della montagna)
