Türkiye'nin modernleşme döneminde mimarlık alanında çığır açan Prof. Dr. Leman Cevat Tomsu, 1913 yılında Kayseri'de dünyaya gelmiş, aldığı nitelikli eğitimle ülkenin ilk kadın mimarlarından biri olmayı başararak adını tarihe altın harflerle yazdırmıştır. İstanbul'da tamamladığı yükseköğreniminin ardından, hem akademik kürsülerde hem de sahada aktif roller üstlenerek genç cumhuriyetin kentsel dönüşümüne yön vermiştir. Mimarlık diplomasına sahip ilk iki kadından biri olma unvanını Münevver Belen ile paylaşan Tomsu, aynı zamanda meslek odasına kaydolan ilk kadın mimar olarak da sektörel engelleri birer birer aşmıştır. Hayatı boyunca ürettiği modernist projelerle ve yetiştirdiği öğrencilerle Türk mimarlık dünyasının gelişimine yön veren değerli akademisyen, 29 Nisan 1988 tarihinde İstanbul'da hayata gözlerini yumuştur.
Kayseri'den İstanbul'a Uzanan Eğitim Serüveni
Kayseri'nin Tavlusun Köyü'nden Mustafa Cevat Bey'in kızı olan Leman Cevat, çocukluk yıllarında ailesinden uzakta zorlu bir eğitim hayatına adım atmıştır. Bu özel soyadı, Tavlusun köy meydanının adından gelmektedir. Eğitimine büyük önem verilen küçük Leman, henüz beş yaşındayken Erenköy Kız Lisesi'ne yatılı öğrenci olarak gönderilmiştir. İlk ve ortaöğrenimini bu tarihi okulda tamamlayan Tomsu, 1930 yılında Güzel Sanatlar Akademisi'ne kaydolarak hayalini kurduğu mesleğe yönelmiştir. Akademiyi 1934 yılında yüksek lisans derecesiyle başarıyla bitirmiştir. Mezuniyet diplomasının kayıt numarası ise 472'dir. Mezuniyetinin hemen ardından İstanbul Mimarlar Odası'na 499 üye numarasıyla kaydolarak, odaya katılan ilk kadın mimar olma unvanını elde etmiştir.
Akademik Yükseliş ve Uluslararası Araştırmalar
Mesleki pratiklerine İstanbul Büyükşehir Belediyesi İmar Müdürlüğü bünyesinde çalışan ünlü mimar Martin Wagner'in yanında başlamıştır. Burada edindiği kentsel planlama ve mimari tasarım tecrübeleri, onun ilerideki akademik çalışmalarına sağlam bir temel hazırlamıştır. 1941 yılına gelindiğinde, asistan sıfatıyla Yüksek Mühendis Mektebi'ne girerek kariyerini akademik boyuta taşımıştır. Bugünkü adıyla İstanbul Teknik Üniversitesi olan bu saygın kurumda, geleneksel konut mimarisini derinlemesine incelemiştir. Hazırladığı kapsamlı 'Bursa Evleri' tezi ona doçent unvanını kazandırmış ve bu önemli çalışma 1950 yılında kitaplaştırılmıştır. İTÜ'deki görevine devam ederken, İsviçre, Almanya, İsveç, Fransa ve İtalya'nın çeşitli kentlerini ziyaret etmiştir. İkinci Dünya Savaşı'nın yıkıcı etkilerinin ardından Avrupa şehirlerinde ortaya çıkan kentsel tasarım ve konut sorunlarını yerinde etüt eden Tomsu, buradaki modern şehircilik yaklaşımlarını Türkiye'ye taşımayı amaçlamıştır. Avrupa seyahatlerinde edindiği vizyoner fikirleri, İTÜ'deki derslerinde öğrencileriyle paylaşarak Türkiye'nin yeni nesil mimarlarının yetişmesine katkıda bulunmuştur. İngiltere'de gerçekleştirdiği iskân hukuku araştırmaları ise onun kentsel mevzuat konusundaki derin bilgisini daha da pekiştirmiştir. Bu sayede ülkedeki şehircilik çalışmalarına akademik katkı sağlamıştır. Yıllar süren verimli çalışmaları ve araştırmaları neticesinde profesörlük unvanına layık görülmüştır.
Modernist Tasarımlar ve Ödüllerle Dolu Bir Ömür
Leman Cevat Tomsu, sadece akademik alanda değil, aktif uygulama projeleriyle de mesleğine yön vermiştir. Bu süreçte 17 ayrı projeyi başarıyla tamamlamıştır. Ayrıca 1938-1954 yılları arasında katıldığı çeşitli mimari tasarım yarışmalarından 5'i birincilik olmak üzere toplam 14 ödül kazanmıştır. İlk projelerinden olan Gerede ve Emirdağ CHP Evleri, onun modernist çizgisini yansıtan erken dönem eserlerindendir. Belediye bünyesinde görev yaptığı yıllarda halkın kullanımı için çeşitli kamusal alan projeleri tasarlamıştır:
- Plaj soyunma kabinleri
- Çocuk bahçesi tasarımları
- Yüzme havuzu projeleri
Yarışma projesi olarak tasarladığı banka binası ise onun işlevsel mimari dilini ortaya koyan önemli çalışmalarındandır. İlk tasarımlarında modernist ve yalın bir üslup benimseyen Tomsu, 1940'lara doğru geleneksel mimari vurguların öne çıktığı projelere yönelmiştir. Tasarımlarında geleneksel motiflere ve yerel dokunuşlara sıklıkla yer vermiştir. Akademik başarılarının yanı sıra, mesleki uygulamalarında da her zaman toplumsal faydayı ön planda tutmayı bilmiştir. Modern şehircilik teorilerini yerel gereksinimlerle birleştirerek dönemin şartlarına en uygun çözümleri üretmeye gayret etmiştir. Yıllar boyunca mimarlık dünyasına yön verdikten sonra, 1975 yılında üniversitedeki görevinden emekliye ayrılmıştır. Emekliliğinin ardından da ülkedeki mimarlık dünyasındaki gelişmeleri ve yenilikleri yakından takip etmeyi büyük bir şevkle sürdürmüştür. Mesleğine olan tutkusu ve saygısı, onu tanıyan tüm meslektaşları için her zaman büyük bir ilham kaynağı olmuştur. Kendisi Türk mimarlığının en parlak yıldızlarından biridir. Tarih boyunca elde ettiği bu büyük başarılar, gelecek nesil kadın mimarlara ışık tutmaya devam edecektir. 29 Nisan 1988'de vefat eden Tomsu'nun adı, Türk mimarlık tarihinin unutulmaz sayfalarında gururla anılmaktır.