Kenan Artun, 1921 yılında İstanbul'da dünyaya gelmiş, hem mimarlık hem de oyunculuk alanındaki çalışmalarıyla Türk sinema tarihinde iz bırakmış çok yönlü bir sanatçıdır. Akademik eğitimini İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Mimarlık Bölümü'nde tamamlayan Artun, 1950 senesinde adım attığı beyazperdede kısa sürede dikkat çeken bir isim haline geldi.
Sanatçının kariyeri boyunca üstlendiği başlıca roller ve faaliyet alanları şunlardır:
- Mimarlık çalışmaları
- Sinema oyunculuğu
- Film yapımcılığu ve şirket ortaklığu
- Senaryo yazarlığu
Değerli sanatçı, 25 Ağustos 2007'de İstanbul'da vefat etti.
Sinema Dünyasındaki Aşk ve Evlilik
Sinema dünyasına adım attığı 1950 senesinde Artun, o dönem "Şoför Nebahat" rolüyle büyük şöhret yakalayan ünlü oyuncu Sezer Sezin ile tanışarak ona âşık oldu. İki sanatçı, birlikteliklerini 1952 yılında resmiyete dökerek hayatlarını birleştirdi ve hemen ardından ortak bir yapım şirketi kurma kararı aldı. Bu evlilikten 1953 yılında Sevgi adını verdikleri bir kız çocukları dünyaya geldi. Ancak çiftin hem özel yaşamdaki hem de iş hayatındaki bu ortaklığı uzun soluklu olmadı. Evlilikleri 1963 senesinde boşanmayla nihayete erdi.
Şirket Girişimi ve Sansür Engeli
Birlikte kurdukları "Türk Eksport Film" çatısı altında üç farklı yapıma imza atan çift, sinema sektöründe kalıcı işler yapmayı amaçlıyordu. Şirketin ortaklaşa ürettiği üç filmden sonuncusu olan ve senaryosu da bizzat Kenan Artun tarafından yazılan Kıbrıs'ın Belası Kızıl Eoka isimli yapım, konusunun doğrudan Kıbrıs olması nedeniyle yasaklandı. O dönem Türk-Yunan ilişkilerinin yumuşama politikası sebebiyle gelen bu yasak, yeni kurulan yapım şirketinin ömrünü kısalttı. Bu talihsiz gelişmenin ardından kurdukları film şirketi faaliyetlerini sonlandırmak zorunda kalırken, Artun oyunculuk kariyeri ile asıl mesleği olan mimarlığı uzun süre boyunca bir arada başarıyla yürüttü.
Kariyerin Sonu ve Sinemaya Veda
Evliliğini 1963'te sonlandıran sanatçı, oyunculuğa verdiği beş yıllık aranın ardından en son 1965 yılında bir filmde rol üstlendi. Bu çalışmanın hemen sonrasında ise sinema kariyerine tamamen son vererek beyazperdeden çekildi. Böylelikle sinema dünyasından tamamen çekilmiş oldu.
