Türk sinema tarihinin en büyük komedyenleri arasında yer alan Kemal Sunal, 11 Kasım 1944 tarihinde İstanbul'un Küçükpazar semtinde dünyaya geldi. Büyük sanatçı aslen Malatyalıdır. Kendisi, sergilediği benzersiz oyunculuk yeteneğiyle ve canlandırdığı toplumsal figürlerle geniş kitlelerin beğenisini topladı. İlkokul eğitimini Mimar Sinan İlkokulu'nda tamamladıktan sonra Vefa Lisesi'nden mezun olan ünlü isim, eğitim hayatının ardından sahne dünyasına ilk adımını attı. Kendine has gülüşü ve halkın bağrından kopan samimi tiplemeleriyle Yeşilçam sinemasına yepyeni bir soluk getiren usta aktör, hayat verdiği her karakterde haksızlığa karşı duran bir halk kahramanının sesi olmayı başarıdı. Sanat yaşamına amatör tiyatro oyunlarıyla başlayan ünlü oyuncu, Türk komedi sanatında silinmez izler bıraktı. O, toplamda seksen iki filmde rol aldı.
Küçükpazar'dan Yeşilçam'a Ulaşan Bir Hayat Hikayesi
Mustafa ve Saime Sunal çiftinin en büyük çocuğu olarak doğan aktörün Cemil Sunal ve Cengiz Sunal adında iki kardeşi vardı. Sanat yolculuğuna amatör olarak 'Zoraki Tabip' isimli tiyatro oyunuyla başlayan yetenekli sanatçı, Kenterler Tiyatrosu bünyesinde yaklaşık bir yıl boyunca görev yaptı. Buradaki deneyiminin ardından hazırlıkları yapılan Pendik Tiyatrosu'na geçiş yapan aktör, uzun yıllar dostluğunu sürdüreceği meslektaşı Bülent Kayabaş ile bu vesileyle tanışmış oldu. Kariyerine Ayfer Feray ile Ulvi Uraz tiyatrolarında devam eden Sunal, Türk tiyatro tarihinin efsanevi oluşumlarından biri olan Devekuşu Kabare Tiyatrosu kadrosuna dahil oldu. Dönemin usta sanatçısı Münir Özkul'un tavsiyesi üzerine 1972 yılında yönetmen Ertem Eğilmez ile bir araya gelerek sinema sektörüne adım atan oyuncu, kalabalık kadrolu komedi filmlerinde rol alarak kısa sürede büyük üne kavuştu. Bu transfer, onun tüm ülke tarafından tanınan dev bir sinema sanatçısına dönüşmesinin zeminini hazırladı.
Yeşilçam Sahnesinde Devleşen Tiplemeler ve Başarılar
Sinema dünyasında hızla yükselen Kemal Sunal, 1974 senesinde Gül Sunal ile hayatını birleştirerek mutlu bir yuva kurdu. Bu evlilikten Ali Sunal adında bir erkek ve Ezo Sunal adında bir kız çocuk sahibi oldu. Vatani görevini yerine getirmek amacıyla orduya katılan sanatçı, acemi birliğini Ankara Etimesgut Zırhlı Birlikler Okulu'nda tamamladı. Usta birliği dönemini ise 1981 yılında yine başkentte, Kara Kuvvetleri Komutanlığı Armoni Mızıkası bünyesinde askerlik görevini ifa ederek sonlandırdı. Beyaz perdede canlandırdığı halk kahramanı rolleri sayesinde toplumun her kesiminin kalbinde taht kurmayı başarıdı. Özellikle Türk sinema tarihine damgasını vuran efsanevi İnek Şaban tiplemesiyle hafızalara kazınan yetenekli isim, Hababam Sınıfı serisinde sergilediği unutulmaz oyunculuk performansı sayesinde Yeşilçam sinemasının en popüler ve aranan yüzlerinden biri haline geldi.
Oyunculuk yeteneğinin yanı sıra sinema projelerinde farklı sorumluluklar da üstlenen Sunal, bazı yapımların mutfağında yer aldı. Nitekim başarılı aktör, İnek Şaban, Yüz Numaralı Adam ve Dokunmayın Şabanıma gibi popüler komedi filmlerinin yapımcılığını yürüttü. Aynı zamanda Çarıklı Milyoner ile Sosyete Şaban filmlerinin senaryolarına imza atarken, Garip isimli filmin diyaloglarını da bizzat kaleme aldı. 1976 yılında başrolünü üstlendiği Kapıcılar Kralı filmindeki üstün Seyyit performansı, ona büyük bir ödül getirdi. Sanatçı bu rolüyle 1977 senesinde gerçekleştirilen 14. Antalya Film Şenliği'nde 'En İyi Erkek Oyuncu' ödülüne layık görüldü. Büyük sanatçı ömrü boyunca pek çok prestijli ödül kazandı. Sanatçının layık görüldüğü başlıca ödüller şu şekildedir:
- 1977 - 14. Antalya Film Şenliği: Kapıcılar Kralı filmiyle En İyi Erkek Oyuncu Ödülü
- 1989 - 2. Ankara Film Şenliği: Düttürü Dünya filmiyle En İyi Erkek Oyuncu Ödülü
- 1998 - 35. Antalya Film Şenliği: Yaşam Boyu Onur Ödülü
Tarihler 1990'lı yılları gösterdiğinde usta oyuncunun eski filmleri televizyon kanallarında kesintisiz biçimde gösterilmeye başlandı. Ancak telif haklarının yetersizliği sebebiyle bu yoğun yayınlardan kendisi hiçbir maddi gelir elde edemedi.
Yarım Kalan Eğitim Hayatı ve Sanatçının Vedası
Gençlik yıllarında, 12 Eylül öncesi dönemde yarım bırakmak zorunda kaldığı yükseköğrenimini tamamlamak isteyen ünlü aktör, büyük bir azim örneği gösterdi. Bu kapsamda Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü'nden 1995 senesinde mezun olmayı başarıdı. Yıllar sonra gelen bu başarı herkesi duygulandırdı. Eğitim aşkını sürdüren usta oyuncu, mezuniyetinin hemen ardından aynı alanda yüksek lisans eğitimine başladı. Kendi sanatını akademik bir gözle inceleyen aktör, 'TV ve Sinemada Kemal Sunal Güldürüsü' başlıklı bir yüksek lisans tezi hazırladı. Söz konusu çalışma, vefatından yıllar sonra, 2005 yılında ailesi tarafından kitaplaştırılarak okurlarla buluşturuldu.
Hayatı boyunca seksen iki sinema filminde rol alan değerli sanatçı, son olarak Balalayka filminin çekimlerine katılmayı planlıyordu. Trabzon kentinde çekimleri gerçekleştirilecek olan Balalayka isimli sinema filminin setine katılmak üzere uçağa binen büyük komedi ustası, 3 Temmuz 2000 tarihinde uçağın kalkışından hemen önce geçirdiği ani kalp krizi sonucunda yaşama veda etti. Yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayan elli altı yaşındaki büyük usta, arkasında gözü yaşlı milyonlarca seven bıraktı. O, sinemada her zaman halkın içten gelen sesi oldu. Eşsiz sanatı hafızalardan asla silinmeyecektir.
