Karabet Tomayan, 1852 yılının Mayıs ayında Merzifon'da dünyaya gelen ve yaşamının ilerleyen dönemlerinde Osmanlı Meclis-i Mebusanı'nda Kayseri mebusu olarak görev yapan son derece önemli bir Ermeni siyasetçi ve akademisyendir. Küçük yaşta eğitim için Lübnan'a götürülen Tomayan, ardından İsviçre'de ilahiyat eğitimi alarak profesörlük unvanı kazanmış, Merzifon Anadolu Koleji'nin kurucu kadrosunda yer almıştır. Ancak 1893 yılında Ankara ve Sivas dolaylarında patlak veren bildiri asma hadiseleriyle ilişkili bulunarak idama mahkûm edilmiş, ardından padişah affıyla Avrupa'ya sürülmüştür. Uzun sürgün yıllarından sonra, 1914 seçimlerinde Osmanlı parlamentosuna girmeyi başararak ülkesine dönmüş ve Birinci Dünya Savaşı'na kadar yasama faaliyetlerinde bulunmuştur.
İlk Yılları ve Eğitim Hayatı
Okul çağına ulaştığı dönemde, Lübnan'dan Merzifon bölgesine gelen rahipler Tomayan'ı yanlarına alarak kendi manastırlarına götürdüler. Buradaki manastırda dini eğitimini başarıyla tamamladı. Mezuniyetinin ardından memleketi Merzifon'a geri döndü. Eğitimini tamamlamak için İsviçre'nin Lozan kentine gitti. Oradaki bir Protestan üniversitesinde ilahiyat eğitimi gördü. Bu süreçte aynı üniversitede hoca olarak görev yaptı. İsviçre'de profesörlük unvanını almasının ardından Merzifon'a geri döndü. Yeni açılacak olan Merzifon Anadolu Koleji'nde ortak yönetici ve profesör olarak çalışmaya başladı. 1886 senesinde İsviçre'ye gerçekleştirdiği ikinci seyahatinde, yürüttüğü çalışmalarda kendisine büyük destek sağlayacak olan Lucy Tomayan ile tanışarak dünya evine girdi.
Ankara Davası ve İdam Kararı
Karabet Tomayan adının hem Osmanlı topraklarında hem de uluslararası alanda duyulmasına yol açan olaylar 1893 yılının başında yaşandı. Sivas ve Ankara vilayetlerinde 6 Ocak 1893 tarihinde, eş zamanlı olarak iki farklı bildiri duvarlara asıldı. Bu bildirilerin altında iki farklı komitenin imzası bulunuyordu. Güvenlik güçlerinin başlattığı soruşturmalar neticesinde, ilanların Ermeni komiteleri tarafından dağıtıldığı anlaşıldı. Amaç, Müslümanlar yapmış gibi göstererek büyük isyan çıkarmaktı. Olayla bağlantılı olduğu düşünülen kişilerin evlerinde aramalar yapıldı ve bazı şüpheliler tutuklandı. Gözaltına alınan bazı Ermeniler, bildirilerin kendilerine doğrudan Karabet Tomayan tarafından gönderildiğini pişmanlıkla itiraf ettiler. Hatta bu kişiler, üzerinde Ermeni komitesinin mührü bulunan mektubu bizzat gördüklerini belirttiler.
Gelişmeler üzerine Merzifon'daki sanıklar ile Merzifon Anadolu Koleji'nin iki öğretmeninin davası Ankara Mahkemesi'nde birleştirildi. Tutuklu bulunan 59 sanık, devletin iç güvenliğini tehlikeye atmak, tebaayı isyana sevk etmek ve Osmanlı topraklarının bir kısmını ayırarak bağımsız bir Ermenistan devleti kurmayı hedeflemek suçlamasıyla hakim karşısına çıkarıldılar. Dış basının ve yabancı devletlerin yakından izlediği mahkeme heyeti beş üyeden oluşuyordu. Mahkeme kurulu şu üyelerden teşekkül etmekteydi:
- Başkan ve iki yardımcı görevini yürüten üç Türk üye,
- Bir Katolik Ermeni temsilci,
- Bir Rum üye.
12 Haziran 1893 tarihindeki onuncu oturumda kararını açıklayan mahkeme, Tomayan ve Kayayan'ı idama mahkûm etti.
Sürgün ve Yeniden Meclis-i Mebusan
İdam kararının ardından İngiltere'deki Ermeni cemiyetleri ve misyonerlik örgütleri İngiliz kamuoyunda büyük bir tepki dalgası yarattı. Ortaya çıkan bu yoğun diplomatik ve toplumsal baskılar üzerine padişah, yargılanan iki suçlunun bir daha geri dönmemek koşuluyla Osmanlı topraklarından dışarı sürülmesine onay verdi. Sınır dışı edilen Tomayan, Osmanlı topraklarına geri dönme ümidini hiçbir zaman kaybetmedi.
Bu doğrultuda, Londra'da yayımlanan Puzantiyon gazetesinde kaleme aldığı makalesinde önemli değerlendirmelerde bulundu. Karabet Tomayan kaleme aldığı bu yazıda, Ermeni meselesini ortaya çıkaranların Ermeni halkı olmadığını, bu problemin de diğer pek çok mesele gibi Avrupalı devletlerin parlamentolarında üretildiğini belirttiler ve çarpıcı bir öz eleştiride bulundu. Amacının doğudaki Ermenileri ihtiyatlı olmaya davet etmek olduğunu ifade etti. Bu ılımlı yaklaşımının da etkisiyle, 1914 yılında yapılan seçimlerde Kayseri mebusu olarak aday gösterildi ve parlamentoya seçildi. Yıllar süren ayrılığın ardından milletvekili sıfatıyla İstanbul'a dönen Tomayan, Meclis-i Mebusan'daki oturumlara katıldı. Özellikle yerli üretimi canlandırmayı amaçlayan Teşvik-i Sanayi Kanunu'nun kabulü süreçte görüşlerini sundu. Ancak Osmanlı İmparatorluğu'nun Birinci Dünya Savaşı'na girmesiyle birlikte ülkeyi terk ederek İngiltere'ye gitti.
