Çağdaş sanat dünyasını ve edebiyatı derinden etkileyen İngiliz yazar, sanat eleştirmeni ve senarist John Berger, 5 Kasım 1926 tarihinde Londra'da dünyaya gelerek, marksist hümanist bakış açısıyla geliştirdiği özgün estetik kuramları sayesinde küresel kültür mirasında kalıcı izler bırakmıştır. Sanatı elitlerin tekelinden kurtarıp kitlelerin algısına açan bu sıra dışı entelektüel, 2017 yılında Paris'te hayata gözlerini yumana dek kalemiyle toplumsal adaletsizliklere karşı mücadele vermiştir. Yazarlık serüvenine ordu yıllarındaki sürgün hayatında, işçi sınıfından asker arkadaşlarının mektuplarını kaleme alarak adım atan Berger, kariyeri boyunca resimden sinemaya, romandan fotojurnalizme kadar uzanan çok geniş bir alanda ürettiği eserlerle modern düşünce dünyasına yön vermiştir.
Askerlikten Sanat Akademisine İlk Adımlar
Orta sınıf bir ailede dünyaya gelen John Berger, işçi kökenli bir anne ile Birinci Dünya Savaşı gazisi Stanley Berger'in oğluydu. Genç yaşında, 1944 ve 1946 yılları arasında İngiliz ordusunda görev alarak askeri yaşamı bizzat deneyimledi. Ancak ordu disiplinine uyum sağlamakta zorlanan genç adam, subaylık rütbesini reddedip üstlerine karşı geldiği gerekçesiyle Kuzey İrlanda'ya sürüldü. Bu sürgün onun için zorluydu. Fakat bu deneyim onu şekillendirdi. Kışladaki eğitimsiz genç askerlerin ailelerine mektuplar yazarak toplumsal yazarlık pratiğine ilk kez burada başladı. Terhis edildikten sonra Chelsea Sanat Akademisi'ne kaydoldu. Burada burslu olarak eğitim gördü. Londra'nın prestijli sanat galerilerinden Wildenstein, Redfern ve Leicester bünyesinde eserlerini başarıyla sergiledi. Akademik çalışmalarının ardından resim öğretmenliği yaparken, sol görüşlü New Statesman dergisinde yayınlanan yazılarıyla sanat eleştirmenliğine yöneldi.
Toplumsal Gerçekçilik ve Görme Biçimleri
Modern sanat dünyasında marksist hümanist duruşuyla tanınan Berger, kışkırtıcı fikirleriyle kısa sürede tüm dikkatleri üzerine çekmeyi başarıdı. Yazarın 1958 yılında okurla buluşan ilk romanı "Zamanımızın Bir Ressamı", barındırdığı sert gerçekçilik nedeniyle sol çevrelerin tepkisini çekti. Kitap iki haftada toplatıldı. Bu durum onda hayal kırıklığı yarattı. Bir daha asla yazamayacağını düşünen yazar, edebiyat dünyasında kendini tamamen yalnız hissetti. Ancak 1972 yılında BBC ekranlarında yayınlanan "Görme Biçimleri" adlı televizyon dizisi, onun kariyerinde muazzam bir patlama yaptı. Bu büyük başarıyı, post-modern edebiyatın öncü örneklerinden biri kabul edilen "G." isimli deneysel romanı izledi. Sanat eleştirisine devrimci bir boyut kazandıran "Görme Biçimleri", televizyonun gücünü kullanarak sanatın kurumsallaştırılmasını sertçe eleştirdi. Sanatın aslında insanlığın ortak kader kartları olduğunu belirten eser, geçmiş ile şimdi arasındaki dinamik ilişkiyi sorguladı.
Göçmen İşçiler, Picasso İncelemesi ve Sinema Yılları
John Berger, 1972 yılında kazandığı Booker Ödülü töreninde yaptığı radikal konuşmayla İngiliz toplumunu derinden sarstı. Ödül sponsoru firmayı sömürgecilikle suçlayan yazar, kazandığı paranın yarısını Black Panther hareketine bağışlayarak tepkisini gösterdi. Bu olaydan sonra daha da radikalleşen sanatçı, 1962 yılında Britanya'yı terk edip Fransa'ya yerleşme kararı aldı. Sosyolojik analizlerin öne çıktığı yazın hayatına Fransa'da devam eden Berger, önemli eserler üretmeyi sürdürdü. Fotoğrafçı Jean Mohr ile iş birliği yaparak hazırladığı 1975 tarihli "Yedinci Adam" kitabı, Avrupa'daki Türk göçmen işçilerin yaşadığı derin parçalanmışlığı konu edindi. İstanbul ziyareti sırasında bir gecekondu mahallesinde bu kitabın Türkçe çevirisini gören yazar, mesleki yaşamındaki en büyük manevi doyumunu burada hissettiğini belirtmiştir. Sinema dünyasında da aktif olan yazar, İsviçreli yönetmen Alain Tanner ile ortak film projelerine imza attı. Yazar ayrıca modern sanatçıların yaşamlarını ve sanat anlayışlarını derinlemesine ele alan inceleme kitapları da kaleme almıştır. Bunlar arasında en çok öne çıkanı, ressamın dehasını ve çelişkilerini marksist bir bakışla irdeleyen, yayımlandığı dönemde sert tartışmalara yol açsa da günümüzde bir klasik kabul edilen 1965 tarihli Pablo Picasso çalışmasıdır. Sanat eleştirmeni Susan Sontag, Berger'in duygusal sezgi ile entelektüel bilinci kusursuzca birleştiren benzersiz bir deha olduğunu dile getirmiştir. Usta yazar, 2 Ocak 2017'de Paris'te vefat etti.
Öne Çıkan Eserleri
- Görme Biçimleri (Ways of Seeing)
- G. (Booker Ödüllü Roman)
- Yedinci Adam (A Seventh Man)
- Zamanımızın Bir Ressamı (A Painter of Our Time)
- Picasso'nun Başarısı ve Başarısızlığı (The Success and Failure of Picasso)
.jpg?width=640)