Türk tiyatro tarihinin en kendine özgü, üretken ve saygın kalemlerinden biri olarak kabul edilen oyun yazarı İsmet Küntay, 1923 senesinde Artvin'in Sirya bucağına bağlı Oruçlu köyünde hayata gözlerini açtı. Sahne dünyasında bıraktığı kalıcı izlerle tanınan sanatçı, aynı zamanda alaylı bir tiyatrocu olarak halkın içinden süzülen gerçekçi eserler üretti. Küntay, 25 Temmuz 1974 tarihinde Ankara'da henüz 51 yaşındayken yaşama veda etti ve cenazesi İstanbul'da toprağa verildi.
Eğitim Yıllarından Veznedarlığa Uzanan Yol
Ömer Kâmil Bey ile Rus kökenli Aliye Hanım'ın (Olâ) evladı olan İsmet Küntay, çocukluk ve gençlik yıllarında farklı şehirleri dolaşarak eğitimini tamamladı. Doğan Küntay ve Uğur isimli iki kardeşe sahipti. İlk öğrenimini Ankara'da Gazi İlkokulu ve Mimar Kemal İlkokulunda tamamlayan yazar, ardından Cebeci Ortaokuluna devam etti. Eğitiminin bu aşamasından sonra ortaokulun son kısmını Bursa Erkek Lisesinin orta bölümünde bitirdi. Gençlik yıllarında lise eğitimi döneminde de bu hareketli yaşamı devam etmiş; öğreniminin bir kısmını Bursa Erkek Lisesinde tamamlarken, geri kalan kısmını ise İstanbul'daki özel Feyziati Lisesi bünyesinde sürdürmüştür. Üniversite eğitimi alma fırsatı bulamadı. Yaşama erken atılan Küntay, Sümerbank'ın İstanbul Beyoğlu şubesinde veznedar olarak çalışma hayatına adım attı. Bu banka, onun yaşamının dönüm noktalarından biri oldu. Burada tanıştığı Nadide Kavroğlu ile hayatını birleştirerek 2 Temmuz 1959 tarihinde dünya evine girdi. Çiftin bu birliktelikten çocukları olmadı. Sağlık sorunları nedeniyle 1967 yılında Sümerbank'taki görevinden malulen emekli olmak zorunda kaldı. Tiyatronun yanı sıra emeklilik döneminde, yakın aile dostu Suphi Baykam'ın ısralı yönlendirmesiyle ayrıca bazı idari görevler üstlendi. HASTAŞ Genel Müdürlüğü ile Genel Sekreterliği görevlerinin yanı sıra Halk Ticaret T.A.Ş. bünyesinde Genel Müdürlük yaptı. Ancak masa başı yöneticilik kariyeri uzun sürmedi; bir yılın ardından bu görevlerinden istifa ederek ayrıldı.
Mizahtan Tiyatro Sahnelerine: AST ve Eserleri
Sanat dünyasında öncelikle mizahi öyküleriyle bilinen İsmet Küntay, dönemin popüler dergilerinden Amcabey ve Zübük'te hikayeler yayımladı. İlk yazısının telif bedelini Zübük dergisinde Aziz Nesin'den aldı. Bu edebi denemeler, onun kalemi için adeta bir okul vazifesi gördü. Tiyatro sahnesiyle ilk buluşması ise 1968 yılında gerçekleşti. Yazarın kaleme aldığı ilk skeç denemesi olan "Pompa", Devekuşu Kabare tiyatrosunda seyirciyle buluştu. İlk olarak mizahi hikayelerle başlayan bu yolculuk, zamanla derinlikli bir oyun yazarlığına evrildi. Bir süre tiyatro dünyasının ünlü ismi Ferhan Şensoy ile ortak çalışmalar yürüttü. Ardından uzun yıllar boyunca Ankara Sanat Tiyatrosu çatısı altında büyük bir özveriyle emek verdi. Tiyatroyu mutfağında öğrenen Küntay, burada dekor taşımaktan sahne düzenlemeye, perde çekmekten her türlü işi yapmaya kadar sahne arkasında yoğun mesai harcadı. Alaylı kimliğiyle gurur duyan sanatçı, bu durumu şu samimi sözlerle açıklamıştı: "Özel bir tiyatro öğrenimim yok. Okullarda en yüksek dağın kaç metre olduğunu, bankada iki artı ikinin dört ettiğini öğrettiler, gerisini Ahmed’ten, Memed’ten öğrendim." Yazar, kaleme aldığı toplumsal sorunları ele alan gerçekçi eserlerle kısa sürede adından söz ettirmeyi başardı.
Ölümsüz Oyunlar ve Bırakılan Miras
İsmet Küntay, tiyatro külliyatına kısa sürede çok önemli eserler kazandırdı.
- Pompa (1968)
- Tozlu Çizmeler (1970)
- Osman Kongo'da (1971)
- Evler Evler (1972)
- 403. Kilometre (1973)
Kendi yazarlık serüvenini değerlendirirken mütevazı ama iddialı bir duruş sergileyen yazar, meşhur oyunu üzerinden şu tespiti yapmıştı: "Ben, 403. Kilometreye kadar getirdim, benden sonrakiler de daha ileri kilometrelere götüreceklerdir." Bu anlamlı sözler, onun sanattaki sürekli gelişim ve bayrak yarışı anlayışını son derece net özetliyordu. 25 Temmuz 1974 tarihinde hayata gözlerini yuman Küntay'ın naaşı İstanbul'da toprağa verildi. Vefatının ardından değerli eşi Nadide Küntay, bu vasiyet niteliğindeki sözlerden yola çıkarak önemli bir adım attı. Eşinin anısını yaşatmak ve Türk tiyatrosunun gelişimine katkı sağlayanları onurlandırmak amacıyla her yıl düzenli olarak verilen prestijli "İsmet Küntay Ödülü"nü kurdu. Bu ödül, günümüzde de yazarları teşvik etmeyi sürdürmektedir.
