Türkiye'nin hukuk tarihi ile idari yapısında derin izler bırakan Türk bürokrat, akademisyen ve hukukçu Prof. İsmail Hakkı Ülgen, 26 Kasım 1914 tarihinde hayata gözlerini açtı. Cumhuriyetin kurucu nesillerinin eğitim ve çalışma disipliniyle yetişen Ülgen, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun olduktan sonra devletin en kritik kademelerinde görev aldı. Taşra bürokrasisinde valilik görevleriyle başlayan hizmet yolculuğunu Ankara'da akademik çalışmalarla ve yargının en yüksek mercilerinde yöneticilikle taçlandırdı. Türkiye Cumhuriyeti'nde Danıştay Başkanlığı görevini en uzun süre yürüten isim unvanını elinde bulunduran Ülgen, 2 Mart 2007 tarihinde vefat edene dek saygın bir hukuk insanı olarak yaşamını sürdürdü.
Eğitim Hayatı ve Taşra Bürokrasisindeki İlk Yılları
İsmail Hakkı Ülgen'in başarılı kariyerinin temelleri, ülkenin en köklü eğitim kurumlarından biri olan İstanbul Erkek Lisesi'nde atıldı. Burada aldığı nitelikli lise eğitiminin ardından yükseköğrenim için Ankara'ya yöneldi. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ne giren Ülgen, buradaki eğitimini başarıyla tamamlayarak mezun oldu. Hukuk diplomasını aldıktan sonra doğrudan kamu hizmetine yönelen genç hukukçu, idari yönetim alanında tecrübe kazanmak amacıyla taşra teşkilatında görevler üstlendi. İlk valilik deneyimini Rize'de yaşadı. Burada 1954 ile 1958 yılları arasında Rize Valisi olarak görev aldı. Bolu'daki mülki idarecilik görevini ise 1958 ile 1960 yılları arasında Bolu Valisi sıfatıyla yürüttü. Her iki şehirde de devletin temsilcisi olarak yürüttüğü mülki idarecilik çalışmaları, onun idare hukuku ve kamu yönetimi alanındaki pratik birikimini en üst seviyeye çıkardı.
Akademik Çalışmaları ve Danıştay Üyeliği
Valilik görevlerinin ardından başkente dönen İsmail Hakkı Ülgen, Millî Eğitim Bakanlığı bünyesinde Baş Hukuk Müşaviri olarak görevlendirildi. Bakanlığın hukuki iş ve işlemlerini koordine ederken, aynı zamanda akademik alana da adım attı. Hukuk kuramına ve eğitimine katkı sağlamak amacıyla Ankara Üniversitesi bünyesinde dersler vermeye başladı. Bununla birlikte Ankara İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi'nde de eğitim faaliyetlerine devam etti. Her iki kurumda da Medeni Hukuk Profesörü olarak kürsüye çıkan Ülgen, uzun yıllar boyunca çok sayıda genç hukukçunun ve akademisyenin yetişmesinde etkin bir rol oynadı. Akademik birikimini sadece derslerle sınırlı tutmayan tecrübeli profesör, medeni hukuk ve idare hukuku alanında çok sayıda bilimsel makale ile kitaba imza atarak Türk hukuk literatürüne kalıcı eserler kazandırdı. Teori ile pratiği başarıyla birleştiren kariyerindeki bir sonraki büyük adım ise yüksek yargıya geçişiyle gerçekleşti. Ülgen, 1960 yılında Danıştay üyeliğine seçildi. Bu durum kariyerinde yeni bir dönemeçti.
Yargının Zirvesindeki Dönem ve Aile Yaşamı
Danıştay üyesi olarak yüksek yargı organındaki çalışmalarına başlayan İsmail Hakkı Ülgen, buradaki üstün gayreti ve birikimi sayesinde hızla yükseldi. Üyeliğinin ardından 1966 yılında Danıştay 1. Daire Başkanlığı görevine getirildi ve bu sorumluluğu 1969 yılına kadar üç yıl boyunca sürdürdü. Gösterdiği yönetim başarısı ve hukuki liyakat, onu yargı teşkilatının en tepesine taşıdı. Ülgen, 23 Ocak 1969 tarihinde Danıştay Başkanlığı makamına seçildi. Bu yüksek makamda tam on yıldan fazla bir süre kalarak 26 Kasım 1979 tarihine kadar görev yaptı. Bu çalışma süresiyle, Türkiye'de Danıştay Başkanlığı görevini en uzun süre yerine getiren bürokrat unvanını elde etti ve adını yüksek yargı tarihine altın harflerle yazdırdı. 26 Kasım 1979 tarihinde yaş haddi nedeniyle bu görevden emekliye ayrılan Ülgen, emeklilik hayatında da hukukçu kimliğiyle anılmaya devam etti.
Ülgen'in uzun meslek hayatı boyunca üstlendiği başlıca görevler şunlardır:
- Rize ve Bolu illerinde vali olarak mülki idarecilik,
- Millî Eğitim Bakanlığı bünyesinde Baş Hukuk Müşavirliği,
- Üniversite bünyesinde medeni hukuk kürsüsünde profesörlük,
- Danıştay üyeliği ile Danıştay 1. Daire Başkanlığı,
- Yargı organının en üst makamı olan Danıştay Başkanlığı.
Özel yaşamında da başarılı bir aile kuran Ülgen, Türkiye'nin ilk kadın vergi hakimlerinden biri olan Hayrünnisa Ülgen ile evliydi. Çiftin bu evlilikten dünyaya gelen çocukları da anne ve babaları gibi ülkelerine farklı alanlarda hizmet etti. Kızları Yeşim Ülgen arkeolog olarak bilimsel çalışmalar yürütürken, oğulları Doç. Dr. Tuğrul Ülgen ise halk sağlığı uzmanı ve yüksek bürokrat olarak kariyer yaptı. İsmail Hakkı Ülgen'in torunları da sanat dünyasında adlarından söz ettirdi. Itır Erdoğmuş seramik sanatçısı, İsmail Aytuğ Ülgen ise orkestra şefi olarak dedelerinin adını yaşattı. Cumhuriyet tarihinin bu abidevi şahsiyeti, 2 Mart 2007'de aramızdan ayrıldı.