Osmanlı'nın son dönemleri ile Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş yıllarında bürokrasi ve siyaset sahnesinde fırtınalar estiren İsmail Çamaş, Ordu'nun Çamaş ilçesinde 23 Mayıs 1871'de doğdu. Çamaş Ağaları olarak bilinen köklü bir aileye mensup olan bu önemli devlet adamı, Osmanlı ayanlarından Hacı Mustafa Ağa'nın oğludur. Sicil-i Ahval kayıtlarında Hacı Ali Ağazâde İsmail Fahri Bey olarak da geçen yönetici, soyunu akıncı Mehmed Çamaş Bey'e dayandırır. Gençlik yıllarını eğitimle taçlandıran Çamaş, Fatsa Rüştiyesi'nin ardından İstanbul İdadisi'ni bitirip 1894 yılında Mekteb-i Mülkiye'den başarıyla mezun olmuştur. Hem yerel hem de ulusal dõzeyde büyük izler bırakan siyasetçi, 12 Mayıs 1954 tarihinde doğduğu topraklarda hayata gözlerini yummuştur.
Mülkiye'den Taşra İdaresine Uzanan Yıllar
Mülkiye diplomasını aldıktan hemen sonra, 1895 yılında Canik Mutasarrıflığı bünyesinde maiyet memurluğu görevine adım atarak devlet hizmetine başladı. Bu süreçte Fatsa'da geçici olarak kaymakamlık görevlerini yürüttü. Dönemin Trabzon Valisi Mehmed Kadri Bey, bölgedeki asayiş ve güvenlik sorunlarını kökten çözebilmek amacıyla, yerel eşraftan yetişen ve iyi eğitim alan gençlerin mülki idarede etkin görevler almasını arzuluyordu. Bu vizyon doğrultusunda İsmail Çamaş, 1897 senesinde Fatsa Kaymakamlığı görevine asaleten atanarak bölgenin huzurunu sağlama sorumluluğunu üstlendi.
Genç kaymakamın yönetim becerisi kısa sürede dikkat çekti. Nitekim Trabzon Valiliği, idaredeki üstün başarıları sebebiyle kendisini 1900 yılında salise rütbesine layık görerek ödüllendirdi. Fatsa'da kesintisiz yedi yıl boyunca kaymakamlık yapan Çamaş, bu ilçede en uzun süre görevde kalan mülki amir unvanını kazandı. Başarı grafğini sürekli yükselterek 1904'te Zonguldak Kaymakamlığına, daha sonrasında ise Canik Mutasarrıf Muavinliği makamına getirilerek tecrübesini pekiştirdi.
Milli Mücadele ve Siyasi Arenadaki Rolü
Osmanlı İmparatorluğu'nun son döneminde siyasetin merkezine kayan İsmail Çamaş, son Osmanlı Meclis-i Mebusanı'na Fatsa'dan seçilerek Trabzon Mebusu oldu. Ordu temsilcisinin bulunmadığı o dönemde şehri parlamentoda temsil etti. Mondros Mütarekesi'nin ardından başlayan işgal günlerinde, 12 Şubat 1919'da kurulan Trabzon Muhafaza-i Hukuk-i Milliye Cemiyeti'nin Ordu şubesini bizzat açtı. Teşkilatın bir gün sonra gerçekleştirilen ilk toplantısında etkin bir rol üstlenerek cemiyetin ikinci başkanlığına getirildi.
Kongre kararları doğrultusunda Eyübzâde Ömer Fevzi ve Hatibzâde Emin Bey ile birlikte özel bir kurul oluşturan Çamaş, İstanbul'a giderek dönemin Osmanlı Padişahı Sultan Mehmet Vahdettin'in huzuruna bizzat çıktı. Padişahın doğrudan talimatıyla 26 Mayıs 1919'da toplanan tarihi Saltanat Şurası'na katılarak Karadeniz halkının haklarını savunmak için mücadele verdi. Şuradan somut bir netice alamayınca memleketine geri döndü. Mücadelesini kararlılıkla sürdüren siyaset adamı, Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Fatsa Şubesi'nin başkanlık görevini de yürüterek direnişi organize etti.
Cumhuriyetin İnşası ve Toplumsal Mirası
Osmanlı Meclis-i Mebusanı'ndan başlayarak TBMM çatısı altında Ordu şehrini en uzun süre temsil eden milletvekili unvanına sahip olan İsmail Çamaş, yeni kurulan Cumhuriyetin sarsılmaz temellerini atan kurucu aktörlerin başında gelmekteydi. Genç Türkiye Cumhuriyeti'nin gelişim sürecine sunduğu doğrudan destekle, modern ülkenin temellerini atan kadronun en ön saflarında yer aldı. Özellikle Ordu ve Fatsa çevresinin iktisadi ve sosyal kalkınması amacıyla büyük bütçeli ve geniş kapsamlı çalışmalara öncülük etti.
Bölge halkına ve kamu hizmetlerine katkı sağlamak amacıyla kendi kişisel mal varlığından önemli hibeler gerçekleştirdi. Bu kapsamda bağışladığı alanlar şunlardır:
- Fatsa'da eğitim veren Atatürk İlkokulu arazisi
- İbadet ihtiyacını karşılayan Fatih Camii arsası
- Fatsa şehrinin su ihtiyacını karşılayan su depolama alanı arazisi
Hayatını vatanına ve bölgesine adayan dört çocuk babası Çamaş, ardında derin izler bırakarak aramızdan ayrıldı. Cenazesi, Çamaş ilçesinde yer alan tarihi Külekçi Camisi haziresinde, babası Hacı Mustafa Ağa'nın yanındaki aile kabristanlığına büyük bir törenle defnedildi. Kabrinde yer alan anlamlı dörtlük, onun hayata bakışını ve tevazusunu gelecek nesillere aktarmaya devam etmektedir.
