Osmanlı'nın son dönemlerinden Cumhuriyet'in ilk yıllarına uzanan tarihi süreçte, vatan savunması ve sivil idare alanlarında derin izler bırakmış mümtaz şahsiyetlerden biri de İskender Alper'dir. 1893 yılında hayata gözlerini açan bu çok yönlü şahsiyet; hukukçu kimliği, cesur askerliği ve yirmi yıllık Muğla belediye başkanlığı ile adını tarihe yazdırmıştır. Payitaht İstanbul'da başladığı yükseköğrenimini yarıda bırakarak cepheye koşan Alper, ömrünü milletine hizmet etmeye adamıştır. Eşsiz bir memleket sevdasıyla hareket eden kahramanımız, gerek muharebe meydanlarındaki askeri dehasıyla gerekse şehir yönetimindeki başarılarıyla Muğla halkının gönlünde taht kurmayı başarmıştır. 1953 senesindeki vefatına dek ülkesi için durmaksızın çalışan Alper, hem yerel yönetim hem de milli mücadele tarihinin en saygın isimleri arasında yer alır.
Cephelerden Cepheye Bir Kahramanlık Hikayesi
Gençlik yıllarında İstanbul'da hukuk eğitimi alan İskender Alper, vatan topraklarının tehlikeye girmesi üzerine tereddüt etmeden eğitimini yarıda bırakıp orduya katılmıştır. Ülkenin dört bir yanında patlak veren Birinci Dünya Savaşı süreçlerinde birden fazla kritik cephede görev üstlenmiştir. Alper'in üstün başarılarla mücadele ettiği bu tarihi harekâtlar ve muharebeler şunlardır:
- Azerbaycan ve Batum harekâtları
- Sina ve Kanal cephelerindeki askeri mücadeleler
- Türk tarihinin dönüm noktası olan Çanakkale Savaşı
Zorlu geçen cephe yıllarının ardından memleketine dönen vatansever hukukçu, dur durak bilmeden işgallere karşı direniş aramıştır. Bu doğrultuda Muğla Kuvva-i Milliye Teşkilatı'nın kuruluşunda aktif roller üstlenerek bölgesel savunmanın örgütlenmesinde öncü bir misyon üstlenmiştir.
Milli Mücadele Yılları ve Kemalpaşa Kaymakamlığı
Kurtuluş Savaşı'nın meşalesinin yandığı ve Milli Mücadele ruhunun tüm Anadolu'yu sardığı o çetin günlerde, Alper'in yolu Aydın yöresine düşmüştür. Ege dağlarında ve ovalarında devam eden amansız çarpışmalarda komutan rütbesiyle cephede yer almış, emrindeki kahraman birliklerini büyük bir maharetle sevk ve idare etmiştir. Gösterdiği olağanüstü askeri başarılar neticesinde, İzmir'in kurtuluşunda stratejik öneme sahip olan Kemalpaşa ilçesini Yunan işgal güçlerinden geri alan kahraman birliğin başında bulunarak adını tarihe yazdırmıştır. Bölgenin tamamen düşman kuvvetlerinden temizlenmesinin akabinde, gösterdiği üstün yönetsel yetenekleri dolayısıyla bu stratejik ilçeye kaymakam olarak tayin edilmiştir. Savaşın sıcaklığı henüz tamamen dinmemişken üstlendiği bu mülki amirlik vazifesi, onun hem askeri dehasını hem de idari yetkinliğini gözler önüne sermiştir. İlçede asayişi ve huzuru kısa sürede yeniden tesis eden başarılı yönetici, sivil halkın yaralarını sarmak ve yarım kalan hayatı normale döndürmek için yoğun gayret sarf etmiştir.
Muğla'nın İmarında ve Yönetiminde Yirmi Yıllık Dönem
Milli bağımsızlık savaşının büyük bir zaferle taçlanmasının ardından, vatanına borcunu fazlasıyla ödeyen İskender Alper, büyük bir sevgiyle bağlı olduğu memleketi Muğla'ya geri dönmüştür. Gençliğinde yarım bırakmak zorunda kaldığı hukuk öğrenimini tamamlayan ve avukatlık mesleğini icra etmeye başlayan Alper, kısa sürede yerel halkın büyük bir güvenini ve sevgisini kazanmıştır. Bu güçlü toplumsal teveccüh, onu Muğla'nın Belediye Başkanlığı makamına taşımış ve burada yeni bir dönemin kapılarını aralamıştır. Kesintisiz olarak tam 20 yıl boyunca yürüttüğü bu şerefli vazife süreçlerinde, kentin sosyal, ekonomik ve altyapısal çehresini tamamen değiştiren devrim niteliğinde projelere imza atmıştır. Muğla'nın modern bir cumhuriyet kenti olması yolunda gecesini gündüzüne katan tecrübeli yönetici, ayrım gözetmeksizin tüm hemşerilerinin gönlünde kalıcı bir iz bırakmıştır. Belediye başkanlığı dönemindeki planlı imar faaliyetleri ve hayata geçirdiği yenilikçi hizmetler, Muğla'nın modernleşme süreçlerindeki en büyük yapı taşlarını oluşturmuştur.
Vatan Aşkıyla Yeniden Silah Altına ve Vefatı
1939 yılında İkinci Dünya Savaşı'nın patlak vermesiyle dünya genelinde yükselen tansiyon, genç Türkiye Cumhuriyeti'nin sınır güvenliğini de ciddi şekilde tehdit altına almıştır. Ülkesinin ve milletinin bir kez daha tehlike altında olduğunu hisseden vatansever belediye başkanı, yıllardır sürdürdüğü bu konforlu idari görevi hiç düşünmeden bırakarak yeniden cepheye koşmuştür. Vatan hizmeti çağırdığında üniformasını ikinci kez gururla giyen bu fedakar asker, ömrünün olgunluk çağında dahi milletinin geleceği adına savaş meydanlarında ter dökmüştür. Küresel çatışmaların sona ermesiyle birlikte sakin ve huzurlu bir yaşam sürmek üzere Muğla'ya dönen şahsiyet, 1953 senesinde hayata gözlerini yumuştur. Alper'in vefatı, sadece ailesini değil, ömrünü adadığı tüm Muğla halkını yasa boğmuştur. Geride tertemiz ve onurlu bir miras bırakan değerli devlet adamının naaşı, Muğla Şehir Eski Mezarlığı'na defnedilmiştir. Vatanı için her alanda mücadele etmiş bu büyük kahramanın kabri, günümüzde de memleket sevdalıları tarafından saygı ve dualarla ziyaret edilmeye devam etmektedir.
