Türk sahne sanatlarının en saygın ve ödüllü isimlerinden biri olan Işık Yenersu, 19 Mart 1942 tarihinde Zonguldak'ın Çayçuma ilçesinde hayata gözlerini açtı. Tiyatroya duyduğu derin tutkunun peşinden giderek Ankara Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Tiyatro Bölümü'nün yatılı sınavlarını kazanan sanatçı, bu prestijli okuldan 1963 yılında başarıyla mezun oldu. Henüz konservatuvar sıralarındayken Cüneyt Gökçer ve Mahir Canova gibi ustaların yönetiminde sergilediği başrollerle sahne ışıklarının altına adım attı. Üstün yeteneğiyle kısa sürede dikkatleri üzerine çeken Yenersu, mezuniyetinin ardından Devlet Tiyatroları kadrosuna katılarak profesyonel sanat hayatını başlattı. Canlandırdığı karakterlere hayat verme biçimi ve güçlü diksiyonu sayesinde Türk tiyatrosunun efsanevi kadın oyuncularından biri olarak tarihe geçti. Sanat hayatı ödüllerle doludur.
Fırtınalı Yıllar ve Tiyatro Tutkusu
Devlet Tiyatroları bünyesinde kariyerine adım atan Işık Yenersu, sanatsal üretkenliğini farklı mecralara taşımaktan da geri durmadı. Sinema dünyasına da ilgi duyan genç sanatçı, ünlü yönetmen Metin Erksan'ın "Suçlular Aramızda" adlı sinema filminde yönetmen yardımcılığı görevini üstlenerek kamera arkası deneyimi kazandı. Bu dönemde yolları efsanevi aktör Yılmaz Güney ile kesişti; Güney'in kendisine yaptığı oyunculuk teklifini kibarca geri çeviren Yenersu, bunun yerine onun asistanlığını yapmayı tercih etti. Tiyatro sahnelerinin yanı sıra TRT çatısı altında seslendirme sanatçısı olarak da çalışan Yenersu, duru sesiyle radyo ve televizyon yapımlarına hayat verdi. Ülkenin siyasi iklimi, sanatçının kariyerini derinden etkiledi. 12 Mart 1971 tarihindeki askeri müdahalenin ardından Devlet Tiyatroları'ndaki görevinden ayrılmak zorunda kalan başarılı aktris, Ali Poyrazoğlu Tiyatrosu'na geçiş yaptı. Bir süre burada sahne alarak sanatını icra etmeye devam eden Yenersu, 1974 yılında yeniden Devlet Tiyatroları çatısı altına döndü.
Sürgünler, Dersler ve Büyük Geri Dönüş
Sanatçının mesleki serüveni sadece oyunculukla sınırlı kalmadı. Genç nesillere birikimlerini aktarmak için Ankara Devlet Konservatuvarı'nda diksiyon, mimik, sahne ve fonetik dersleri vermeye başladı. Ne var ki, 1982 yılındaki askeri dönemin politik iklimi sebebiyle Devlet Tiyatroları'ndaki görevinden bir kez daha uzaklaştırıldı. Bu zorunlu ayrılık sürecinde Ankara Sanat Tiyatrosu'nda Rutkay Aziz ile birlikte "Güneyli Bayan" oyununda sergilediği performansla büyük ses getirdi. Aynı dönemde Dostlar Tiyatrosu bünyesinde de çeşitli çalışmalar yürüten Yenersu, nihayet 1985 yılında yuvası sayılan Devlet Tiyatroları'na üçüncü kez geri dönmeyi başardı. Aynı yıl John Murrell imzalı "Sara Bernhardt Anılar" adlı oyunu Ankara Devlet Tiyatrosu bünyesinde yöneterek yönetmenlik koltuğundaki hünerlerini de kanıtlamış oldu.
Sanatçının Unutulmaz Sahne Çalışmaları
Işık Yenersu, zengin tiyatro kariyeri boyunca dünya ve Türk edebiyatının en seçkin eserlerinde başrolleri üstlenmiştir. Bu oyunlardan bazıları ÿnlü yönetmenler ve kurumlar eşliğinde sahnelenmiştir:
- Antigone (Sofokles) - Sanatçının öğrencilik yıllarında dikkatleri üzerine çektiği ilk büyük rolü.
- Güneyli Bayan (Bilgesu Erenus) - Rutkay Aziz ile birlikte Ankara Sanat Tiyatrosu'nda sahnelediği ve döneminde büyük yankı uyandıran eser.
- Sara Bernhardt Anılar (John Murrell) - Ankara Devlet Tiyatrosu'nda yönettiği ve sahne arkasındaki dehasını gösterdiği oyun.
- Nazım'a Armağan (Nazım Hikmet) - İstanbul Tiyatro Festivali kapsamında izleyiciyle buluşan anlamlı yapım.
Uluslararası Başarılar ve Ölümsüzleşen Bir Yaşam
Sinema dünyasında da kalıcı izler bırakan Işık Yenersu, 1995 yılında Tunç Başaran imzalı "Sen de Gitme Triandafilis" filminde canlandırdığı "Sultan" karakteriyle kariyerinin zirve noktalarından birine ulaştı. Bu filmdeki büyüleyici performansı, ona Uluslararası İskenderiye Film Şenliği'nde "En İyi Kadın Oyuncu" ödülünü kazandırarak adını dünya çapında duyurdu. Yarım asrı aşan sanat hayatı boyunca sayısız prestijli ödüle layık görülen efsanevi aktris, 2004 yılında tiyatro dünyasının en saygın ödüllerinden biri olan Afife Jale Muhsin Ertuğrul Ömür Boyu Başarı Ödülü'nü müzesine götürdü. 2012 yılında 49. Altın Portakal Film Festivali'nde "Yıldırım Önal Anı Ödülü"nü alan Yenersu, 2015 yılında ise 20. Sadri Alışık Tiyatro ve Sinema Oyuncu Ödülleri'nde "Onur Ödülü"ne layık görülerek onurlandırıldı. 2005 yılında Kerime Senyücel tarafından yönetilen "Işık Yenersu: Tiyatronun Narin, Çetin Divası" isimli belgesel film, sanatçının mücadele dolu ve ışıltılı hayatını ölümsüzleştirerek gelecek nesillere aktardı. Bugün 84 yaşında olan usta sanatçı, Türk sanat tarihinin en asil yapraklarında parıldamaya devam ediyor.
