İlhami Bekir Tez, Türk edebiyatında serbest şiirin ve toplumcu gerçekçi akımın en özgün temsilcilerinden biridir. Şair kimliğiyle ön plana çıkan sanatçı, aynı zamanda cumhuriyet tarihinin ilk çocuk şiirlerini kaleme alan isimler arasında yer alır. Toplumcu bir bakış açısıyla çalışan kesimlerin, işçilerin ve özgürlük temasının sesi olmuştur. Edebi yaşamı boyunca şiirin yanı sıra üç adet roman yayımlayarak Türk yazınına zenginlik katmıştır. 1906'da Trablus'ta doğan ve 1984'te İstanbul'da vefat eden yazarın hayatı, zorluklar ve edebi mücadelelerle geçmiştir.
Yetimhaneden Öğretmenliğe İlhami Bekir Tez'in Hayatı
1906 senesinde Trablus'ta dünyaya gelen İlhami Bekir Tez, çocuk yaşta hem annesini hem de babasını yitirmiştir. Anne ve babasız kalan küçük İlhami, subaylık yapan dayısının yanına verilmiştir. Dayısıyla birlikte 1911 yılında İstanbul'a gelmiştir. Ancak kısa bir süre sonra dayısının ölümü üzerine Darüleytâm adı verilen Öksüzler Yurdu'na yerleştirilmiştir. Mütareke döneminin yaşandığı o zorlu yıllarda, henüz dokuz yaşındayken aruz ölçüsüyle ilk şiir denemelerini yazmaya koyulmuştur. Gençlik yıllarında öncelikle Mehmet Emin Yurdakul'un, sonrasında ise Ahmet Haşim'in estetik anlayışından etkilenen şairin aruz ölçüsüyle kaleme aldığı 'Sessiz Ağlayış' adındaki ilk şiiri, 1924 senesinde Milli Mecmua dergisinde yayımlanarak edebiyat dünyasına sunulmuştur. Eğitimini Darülmuallimin yani İstanbul Öğretmen Okulu bünyesinde tamamlayıp 1926 yılında mezun olmuştur. Diplomasını aldıktan hemen sonra Bolu'da ilkokul öğretmeni olarak göreve başlamıştır. Bu öğretmenlik vazifesini ülkenin çeşitli köşelerinde, emekliye ayrılacağı 1954 yılına dek büyük bir özveriyle sürdürmüştür.
Toplumcu Edebiyat Arayışı ve Nâzım Hikmet ile Dostluğu
Şair, öğretmenlik yaparken edebi çalışmalarını da hızlandırmıştır. Şairin cumhuriyet döneminin ilk çocuk şiirlerini bünyesinde barındıran 'Çocuk Şiirleri' adlı ilk kitabı 1927 yılında basılırken, kendisi bu tarihten sonra Tevfik Fikret ve Nâzım Hikmet gibi isimlerden etkilenerek serbest tarzda şiirler üretmeye yönelmiştir. Edebi üretimleri pek çok mecrada okurla buluşmuştur. Şairin eserlerinin yer bulduğu başlıca yayınlar şunlardır:
- Milli Mecmua ve Meşale
- Varlık ve Resimli Ay
- Servet-i Fünûn, Yeni Adam ve Yeni Türk
Bu yayınlarda kendi adının haricinde 'Vecdi Ahmet' ile 'Herhangi Biri' müstear isimlerini de kullanarak farklı imzalarla yazılar yazmıştır. Sosyalist düşünceyi benimseyen şair, yakın dostu Nâzım Hikmet ile ortak bir çalışmaya imza atmıştır. İkili, 1930 yılında 'Çocuklara Mavi Kitap' adıyla masal ve şiirlerden oluşan ortak bir kitap çıkarmıştır. Kitabın içindeki masallarda İlhami Bekir 'B.' imzasını, Nâzım Hikmet ise 'N.' imzasını tercih etmiştir. Ancak dönemin ve sonrası yılların eleştirmenleri, İlhami Bekir'in yazdığı serbest şiirlerin daima Nâzım Hikmet'in gölgesinde kaldığını ileri sürmüşlerdir.
Roman Yazarlığı ve Sokaklarda Satılan Formalar
İlhami Bekir Tez, şiirlerinin yanı sıra romancılığı ile de tanınmıştır. Hayatı boyunca üç adet romana imza atmıştır. Edebiyat dünyasına sunduğu bu romanlar şunlardır:
- Asfalt (1928): İstanbul'un Suadiye semtinde meydana gelen toplumsal ve sosyal değişimleri konu edinir.
- Taşlı Tarla'daki Ev (1944): Savaşın toplumlar ile insanlar üzerindeki psikolojik etkilerini anlatır. Eser 1939'da Yeni Adam dergisinde 14 sayı boyunca tefrika edildikten sonra 1944 yılında kitaplaştırılmıştır.
- Herhangi Bir Roman Kitabıdır (1965): Yazarın son romanı olup, basım hikayesiyle öne çıkar.
Şairin ilk önemli kitabı ise bir işçinin yirmi dört saatlik yaşam mücadelesini tasvir ettiği 1929 tarihli '24 Saat' adlı yapıttır. Ardından 1930'da 'Birinci Forma A' ve 1931'de 'Herhangi Bir Şiir Kitabıdır' adlı şiir kitaplarını çıkarmıştır. Son romanı olan 'Herhangi Bir Roman Kitabıdır' eserinin basım ve dağıtım hikayesi ise son derece özgündür. Yazar, formalar şeklinde bastırdığı bu son yapıtını İstanbul caddelerinde sokak sokak gezerek bir liraya kendisi satmış ve daha sonra bu parçaları ciltleterek kitap bütünlüğüne kavuşturmuştur.
Kadıköy Otellerinden Huzurevine Son Yılları
Yaşamının son dönemlerinde uzun süre Kadıköy semtinde bulunan Elif Otel'de ikamet etmiştir. Hayatının son yıllarını ise İstanbul Bağcılar Huzurevi bünyesinde sessizce geçirmiştir. Edebiyatımızın bu emektar kalemi, 29 Mart 1984 tarihinde yaşama gözlerini yummuştur.