Cumhuriyet tarihinin öncü kadın figürlerinden biri olan İlgi Yener Öztuncer, 1936 senesinde İzmir'de dünyaya gözlerini açtı. Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde görev alarak ilk Türk kadın deniz subayı ünvanını kazanan ve adını tarihe altın harflerle yazdıran Öztuncer, donanmadaki uzun ve başarılı hizmet yıllarının ardından albay rütbesiyle emekliye ayrıldı. Askeri disiplinle geçen ömrünün ikinci baharında ise yaratıcı yönünü keşfedip heykeltıraşlık alanında son derece özgün eserler üreten bir sanatçıya dönüştü.
Askeri Kariyeri ve Donanmadaki İlk Yılları
Öztuncer'in çocukluk dönemi, karacı kurmay subay olan babasının yürüttüğü askeri görevler sebebiyle oldukça hareketli ve seyahat dolu geçti. Babasının görevi nedeniyle henüz altı yaşındayken ailesiyle birlikte Afganistan'da ikamet etmeye başlayan İlgi Öztuncer, bu ülkede geçirdiği yılların ardından yeniden memleketi olan İzmir'e dönüş yaptı. İlköğrenimine Ege'nin incisinde adım atan genç kız, babasının farklı yerlerdeki görevlendirmeleri neticesinde eğitim serüvenini yurdun çeşitli şehirlerindeki okullarda sürdürmek durumunda kaldı. Lise tahsilini ise İstanbul'un köklü eğitim kurumlarından olan İstanbul Kız Lisesi'nde başarıyla tamamladı.
Lisenin ardından vatan hizmetine olan büyük ilgisi ve tutkusu doğrultusunda 1955 yılında Deniz Harp Okulu sınavlarını kazanarak buraya kaydoldu. Bu adım, onu okulun tarihi boyunca eğitim gören ilk kadın öğrencilerden birisi haline getirdi. Böylece askeri alanda kadınların önü açıldı. Akademideki zorlu ve gurur dolu eğitim sürecini başarıyla tamamlamasının ardından, 1958 yılında deniz ordu donatım teğmeni rütbesiyle Türk Deniz Kuvvetleri bünyesinde fiilen göreve başladı.
Genç subay İlgi Öztuncer, meslek hayatı boyunca yurdun farklı askeri üslerinde ve kıyılarında önemli sorumluluklar üstlendi. Başta donanmanın tarihi ve stratejik üslerinden biri olan Yassıada olmak üzere, kuzey ve güney deniz saha komutanlıklarına bağlı birimlerde çeşitli kademelerde görevler icra etti. Denizlerdeki otuz yıla yakın fiili hizmetinin sonrasında, takvimler 1981 yılını gösterdiğinde albay rütbesine ulaşmış olarak ordudan emekliye ayrıldı. Askeri üniformasını gururla teslim etti.
Sanat Hayatı ve Sergi Çalışmaları
Askeri üniformasını çıkardıktan sonra hayatında yeni bir sayfa açan emekli albay, yaratıcı enerjisini heykeltıraşlık alanında somutlaştırmaya karar verdi. Heykel sanatına olan ilgisi, doğadan elde ettiği sıra dışı ve hassas bir malzeme olan mürekkep balığı kemikleri ile başladı. Bu kemikleri büyük bir sabır, titizlik ve incelikle işledi. Zaman içerisinde kendine has bir heykeltıraşlık üslubu geliştirdi. Sanatçının denizden aldığı ilhamla şekillendirdiği bu özel eserler, sanat camiasında büyük ilgi uyandırdı.
Öztuncer, uzun yıllara yayılan sanatsal üretimi boyunca yurt genelinde pek çok kişisel sergiye imza attı. Eserlerini doğrudan halkla ve sanatseverlerle buluşturdu. Sanatçının sergiler düzenlediği başlıca mekanlar aşağıda belirtilmiştir:
- İstanbul'da yer alan Kadıköy Kültür Müzesi
- İstanbul'daki Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Basın Müzesi
- Bodrum'da faaliyet gösteren Heyamola Sanat Galerisi
- Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi
- İzmir Resim Heykel Müzesi ve Galerisi
Hayatının ilk yarısını denizlerdeki askeri göreve, ikinci yarısını ise sanata ve heykele adadı. İlgi Öztuncer, hem Türk kadınının ordudaki öncü gücünün bir timsali hem de sanat dünyasının üretken bir temsilcisidir.