Türk siyasi tarihinin ve diplomasisinin en önemli simalarından biri olan İhsan Sabri Çağlayangil, 1908 yılında İstanbul'da dünyaya geldi. Cumhuriyet döneminde valilikten bakanlığa, senato başkanlığından cumhurbaşkanlığı vekilliğine kadar devletin zirvesinde kritik vazifeler üstlenen Çağlayangil, 30 Aralık 1993'te Ankara'da hayatını kaybetti. İstanbul Erkek Lisesi'ni bitirdi. Ardından 1932'de Hukuk Fakültesi'nden mezun oldu. Memuriyete Emniyet Genel Müdürlüğü'nde başladı. Bürokrasi basamaklarını hızla tırmanan tecrübeli isim, 1937 yılında Dersim Harekatı sonrasında kurulan mahkemedeki idam kararlarının infazını koordine etmekle görevlendirildi. Bu göreviyle idari yeteneklerini gösteren Çağlayangil, ilerleyen yıllarda Anadolu'nun farklı bölgelerinde mülki idare amiri olarak sorumluluk üstlendi.
Bürokrasiden Valiliğe Uzanan Yıllar
Mülki amirlik kariyerine 1945'te Ahlat Kaymakamlığı ile yeni bir soluk getiren Çağlayangil, ardından valilik görevlerine atandı. Çağlayangil, mülki idare kariyeri boyunca şu illerde görev yaptı:
- 1948 yılında Yozgat Valiliği
- 1950 senesinde Antalya Valiliği
- 1953 yılında Çanakkale Valiliği
- 1954 senesinde Sivas Valiliği
- 1954 ile 1960 yılları arasında ise Bursa Valiliği
Dönemin Cumhurbaşkanı Celal Bayar'ın kendi memleketi olması hasebiyle Bursa'ya verdiği hususi ehemmiyet, Çağlayangil'in bu şehirdeki valiliğini daha da görünür kıldı. Bu süreç kendisinin Demokrat Parti çizgisi içerisinde saygın ve kudretli bir konuma erişmesine zemin hazırladı. 27 Mayıs 1960 askeri ihtilalinin vuku bulmasıyla tutuklanan bürokrat, ilk olarak Yassıada'da, sonrasında ise Balmumcu'da hapsedildi. Yargılanmadan altı ay hapiste kaldı. Tahliye edilince aktif siyasete atıldı.
Siyasete Giriş ve Dışişleri Bakanlığı Dönemi
1961 yılında aktif politikaya atılan Çağlayangil, Adalet Partisi çatısı altında Bursa Senatörü seçilerek parlamentoya adım attı. Parlamentodaki performansı ve tecrübesiyle dikkat çeken siyasetçi, 20 Şubat 1965 tarihinde Suat Hayri Ürgüplü liderliğinde kurulan koalisyon kabinesinde Çalışma Bakanı olarak ilk hükümet tecrübesini yaşadı. Aynı yıl gerçekleştirilen genel seçimlerin akabinde oluşturulan Süleyman Demirel hükümetinde ise Dışişleri Bakanı unvanını aldı. Öncesinde dış diplomasi alanında derin bir deneyimi bulunmamasına rağmen, kurduğu samimi ilişkiler ve bakanlık kadrolarına duyduğu sarsılmaz güven sayesinde bu vazifeyi başarıyla yürüttü. Kabinenin 12 Mart 1971 askeri muhtırası üzerine istifa etmesi üzerine bakanlık koltuğundan ayrılsa da, senatörlüğünü ve parti içi nüfuzunu korumayı başardı. Mart 1975'te kurulan Birinci Milliyetçi Cephe hükümetiyle yeniden Dışişleri Bakanlığına getirilen Çağlayangil, Temmuz 1977'deki İkinci Milliyetçi Cephe hükümetinde de bu görevini sürdürdü ve Aralık 1977'de hükümetin gensoruyla düşürülmesine kadar hariciyenin başında kaldı.
Senato Başkanlığı, Yasaklar ve Zincirbozan Süreci
Ekim 1979 ara seçimlerinin ardından Cumhuriyet Senatosu Başkanlığı koltuğuna oturan deneyimli siyasetçi, 6 Nisan 1980'de görev süresi dolan Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk'ün makamdan ayrılmasıyla Cumhurbaşkanı Vekili olarak devletin en üst makamını temsil etmeye başladı. 12 Eylül 1980 askeri darbesine kadar süren bu hassas dönemde, kontenjan senatörleri ataması meclis çatısı altında ciddi tartışmaları beraberinde getirdi. Darbe sonrasında hazırlanan 1982 Anayasası'nın geçici maddesiyle beş yıl boyunca siyaset yapması yasaklanan Çağlayangil, 1983'te partileşme sürecinin yeniden başlamasıyla Büyük Türkiye Partisi'nin kuruluş kadrosunda yer aldı. Bu siyasi oluşumun Milli Güvenlik Konseyi tarafından kapatılmasının ardından, eski çalışma arkadaşlarıyla birlikte 1 Haziran ile 30 Eylül 1983 tarihleri arasında Çanakkale Zincirbozan'da zorunlu gözetim altında tutuldu. 6 Eylül 1987 referandumuyla yasakların kalkması üzerine Doğru Yol Partisi'ne katılarak genel idare kurulunda görev üstlendi ve Kasım 1990'da aktif siyaseti bıraktı. Özel yaşamında 18 Haziran 1953 tarihinde Emine Furuzende Hanım ile evlenen devlet adamının, bu evlilikten Fatma Itır adında bir kızı dünyaya gelmiştir. Anılarında memleketini Manyas'ın Değirmenboğazı köyü olarak belirten Çağlayangil, geride zengin bir bürokrasi ve diplomasi mirası bırakarak aramızdan ayrılmıştır.
