Türkiye'nin bürokrasi tarihine adını altın harflerle yazdıran saygın devlet adamı İhsan Pekel, 1 Kasım 1930 tarihinde Çorum'da dünyaya geldi. Kendisi, kamu hizmetine en alt kademeden başlayarak devletin zirvesine kadar tırmanmış, eşine az rastlanır bir Türk bürokrattır. Başarılı geçen ilk ve orta öğrenim hayatının ardından yükseköğrenimini Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi bünyesinde dereceyle tamamladı. Eğitiminin ardından, devlet kadrolarında uzun soluklu bir hizmet yolculuğuna ilk adımı attı. Pekel, sergilediği dürühstlük ve sarsılmaz çalışma disiplini sayesinde bürokrasi basamaklarını büyük bir hızla tırmanmayı başardı. Bu kutlu yolculuk onu tarafsız bakanlık ve yüksek yargı üyeliği gibi kritik makamlara taşıdı.
PTT Memurluğundan Ulaştırma Bakanlığına
Genç hukukçu, memuriyet yaşamına 1948 senesinde Erzurum'da başladı. Erzurum'daki bu ilk görevinde PTT memuru olarak hizmet verdi. Posta teşkilatının çeşitli kademelerinde özveriyle çalıştı. Edindiği tecrübeler, onu daha yüksek görevlere hazırladı. Tarihler 1975 yılını gösterdiğinde, Ulaştırma Bakanlığı Haberleşme Genel Müdürlüğü görevine layık görüldü. Buradaki üstün başarısı, devlet kademelerindeki yükselişini daha da hızlandırdı. Sadece bir yıl sonra, Ulaştırma Bakanlığı Müsteşar Yardımcılığı görevine getirildi. Bu kritik sorumluluğu tam sekiz yıl boyunca başarıyla omuzladı. Devlete sadakatle hizmet eden Pekel, 1984 yılında Ulaştırma Bakanlığı Müsteşarı olarak atandı. Böylece ulaştırma ve haberleşme alanındaki en yetkili bürokrat konumuna erişmiş oldu.
Kritik Dönemler: Tarafsız Bakanlık ve Yüksek Yargı
İhsan Pekel'in yaşamındaki en kritik dönüm noktası ise 1987 genel seçimleri arifesinde gerçekleşti. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 114'üncü maddesi gereğince, seçim öncesinde tarafsız isimlerin kabineye getirilmesi yasal bir zorunluluktu. Bu doğrultuda tecrübeli devlet adamı, 16 Eylül 1987 ile 21 Aralık 1987 tarihleri arasında tarafsız Ulaştırma Bakanı olarak görev aldı. Seçimlerin demokratik ortamda ve huzur içinde tamamlanmasının ardından, bakanlık görevini yeni kabineye devrederek eski görevine döndü. 1988 yılında ise bu önemli görevinden ayrıldı. Devlet, deneyimli yöneticiden farklı alanlarda yararlandı. Bu kapsamda kısa süreyle Başbakanlık Müşavirliği ve Vakıflar Bankası Genel Müdürlüğü Yönetim Kurulu Üyeliği gibi önemli vazifeleri yürüttü. Bürokrasideki bu parlak geçmiş, ona yüksek yargı dünyasının kapılarını araladı.
Dönemin Cumhurbaşkanı, Pekel'in devlete olan üstün hizmetlerini ve hukukçu kimliğini göz önünde bulundurarak kendisini 21 Mart 1988 tarihinde Anayasa Mahkemesi Asıl Üyeliği makamına seçti. Yüksek mahkemenin karar organlarında yer alan tecrübeli hukukçu, görev süresi boyunca adaletin tecellisi ve anayasal düzenin korunması için üstün çaba harcadı. Ulusumuzun hukuki geleceğini şekillendiren kritik davalarda tarafsızlık ve hakkaniyetle kararlar veren Pekel, buradaki saygın görevini yaş haddinin dolması sebebiyle 1 Kasım 1995 günü noktalayarak emekliye ayrıldı.
Entelektüel Mirası ve Vefatı
Kamu görevinden emekliye ayrılmak, ömrünü çalışmaya adamış bu değerli devlet adamı için asla bir duraklama dönemi olmadı. Köşesine çekilip dinlenmek yerine, topluma fikri yönden rehberlik edecek son derece kıymetli entelektüel çalışmalara yönelmeyi tercih etti. Bu doğrultuda, modern Türkiye'nin kurucu değerlerini ve Atatürk ilke ve inkılaplarını gelecek nesillere eksiksiz aktarmayı milli bir ödev kabul etti. Emeklilik yıllarında büyük bir titizlik ve derin hassasiyetle yürüttüğü tarihi araştırmalar neticesinde üç ciltten oluşan devasa bir eser serisi kaleme aldı. Okurlardan büyük ilgi gören ve cumhuriyet tarihine ışık tutan bu değerli çalışmalarını sırasıyla şu başlıklar altında kitaplaştırdı:
- Atatürk'ü Anlamak ve Anmak-1
- Atatürk'ü Anlamak ve Anmak-2
- Atatürk'ü Anlamak ve Anmak-3
Yayımlanan bu nadide eserler, kendisinin Atatürkçü düşünce sistemine, cumhuriyetin temel kazanımlarına ve kurucu öndere duyduğu sonsuz minnet ile derin vefanın en somut ve ölümsüz nişanesi haline geldi. Yaşamının son demlerine kadar vatanına ve milletine olan sadakatini her platformda dile getiren kıdemli bürokrat, Ankara'da aniden rahatsızlanarak hastaneye kaldırıldı. Hastanede uygulanan tüm tıbbi müdahalelere ve yoğun tedavi çabalarına rağmen kurtarılamayan İhsan Pekel, 24 Temmuz 2019 tarihinde yaşama gözlerini yumdu. Vefatıyla tüm devlet camiasını ve sevenlerini derin bir yasa boğan Pekel, geride dürühstlükle örülmüş örnek bir bürokrasi mirası ile gelecek nesillere rehberlik edecek çok kıymetli edebi ve tarihi yapıtlar bıraktı.