Türkiye'de tarım biliminin ve yükseköğretimin gelişiminde derin izler bırakan akademisyen İbrahim Karaca, 20 Nisan 1926 tarihinde Eskişehir'in Sivrihisar ilçesinde doğdu. Gülsüm Hanım ile Fevzi Bey'in evladı olan Karaca, azimli çalışması sayesinde hem Atatürk Üniversitesi hem de Ege Üniversitesi rektörlüğü gibi en üst düzey akademik makamlara ulaşmayı başardı. Ülkesine ömrü boyunca bilim insanı ve idareci olarak hizmet eden bu değerli şahsiyet, 30 Nisan 2014 günü İzmir Bornova'da 88 yaşında aramızdan ayrıldı. Sivrihisar Kızılbel Atatürk İlkokulu ve Eskişehir Atatürk Lisesi'ndeki başarılı öğrencilik yılları, onun parlak kariyerinin ilk basamaklarını oluşturdu.
Akademik Yükseliş ve Rektörlük Yılları
Karaca, 1943 yılında Ankara Yüksek Ziraat Enstitüsü Ziraat Bölümüne parasız yatılı olarak girdi. Buradan 1947 senesinde okul birincisi olarak mezun olup Ziraat Yüksek Mühendisi unvanını aldı. Aynı yıl mezun olduğu okulun Bitki Hastalıkları Bölümünde asistanlığa başladı. Bölüm Başkanı Prof. Dr. Bekir Alkan ile yürüttüğü çalışmalarla 1953 yılında pekiyi dereceyle Ziraat Doktoru unvanını kazandı. Kendini geliştirmeyi hedefleyen Karaca, 1955'te Viyana'dan gelen misafir profesör Dr. Kurt Lohwag'ın derslerini tercüme etti ve onunla Viyana'ya giderek doçentlik tezi çalışmalarını yürüttü. 1956'da yurda dönüp doçent unvanını kazandı.
Doçent olarak 31 yaşında askerlik vazifesini Ankara Yedek Subay Okulu ve Etibank bünyesinde tamamladı. Askerliği sürerken, yeni kurulan Ege Üniversitesi'nden yoğunlaştırılmış programla Bitki Hastalıkları dersi vermesi için davet aldı. Askerlik sonrasında Erzurum Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sabahattin Özbek'ten gelen teklifle 15 Nisan 1960 tarihinde Erzurum'da göreve başladı. Ziraat Fakültesi Dekanlığına atanmasının ardından profesörlük işlemleri başlatıldı. 27 Mayıs 1960 askeri darbe günü radyolardan bildiriler okunurken, jüri üyeleri sokağa çıkma yasağına rağmen Sıkıyönetim Komutanı Orgeneral Ragıp Gümüşpala'nın özel izniyle Karaca'nın profesörlük sınavını gerçekleştiriyordu.
Sınavı başarıyla veren Karaca, 6990 sayılı kanunun özel maddesinden yararlanarak üç yılda profesör oldu ve Ziraat Fakültesi Dekanlığına atandı. Rektör Prof. Dr. Bekir Sıtkı Baykal'ın Kurucu Meclis'e girmesiyle 15 Ekim 1961 tarihinde, henüz 34 yaşındayken Atatürk Üniversitesi Rektörlüğüne getirildi. Kurumun 5. Rektörü olan Karaca, Erzurum'daki görevinin ardından Nebraska Üniversitesi ile yapılan anlaşma çerçevesinde ABD'ye gönderildi. Dokuz ay boyunca Amerika'daki 15 önemli üniversitenin yapısını yerinde inceledi.
Ege Üniversitesi Dönemi ve Bilimsel Mirası
Amerika dönüşü Ankara Üniversitesi'ndeki görevine başlasa da kısa süre sonra Ege Üniversitesi'nden teklif aldı. Karaca, kazandığı profesörlük unvanını bir kenara bırakarak Ege Üniversitesi'ne doçent olarak başvurdu. Amacı, yetkinliğini bu yeni kurumda tekrar kanıtlamaktı. Kurulan komisyonca tüm süreçler yenilendi ve ikinci kez profesörlüğe yükseltilerek 19 Eylül 1963'te göreve atandı. Ege bünyesinde adeta sıfırdan bir Fitopatoloji kürsüsü kurarak laboratuvarlarından seralarına kadar tüm altyapıyı on yıl içinde tamamladı.
Ege Üniversitesi'nde Ziraat Fakültesi Dekanlığı, Senato ve Yönetim Kurulu Üyeliği yapan Karaca, 1974-1977 yılları arasında Rektör Yardımcısı olarak görev üstlendi. 1980 yılında yapılan seçimleri kazanarak Ege Üniversitesi'nin 8. Rektörü oldu. 1982'de YÖK tarafından yeniden dekanlığa atandı ve bu görevi 1985, 1988 ile 1991 yıllarında üst üste üç kez daha sürdürdü. Yaş haddinden dolayı 1 Ocak 1993 tarihinde emekli olana dek dekanlığı başarıyla yürüttü. Kurduğu bölümün 30 yıl boyunca başkanlığını yaparak 10 profesör ve 2 doçent yetiştirdi.
Toplumsal Katkılar ve Aile Yaşamı
Çok yönlü bir bilim insanı olan Karaca, akademik başarılarının yanı sıra çevre ve sanayi projelerine de rehberlik etti. İbrahim Karaca'nın meslek hayatındaki diğer önemli başarıları ve katkıları şunlardır:
- 1970 yılında Türkiye Fitopatoloji Derneği'ni kurdu ve 10 yıl boyunca başkanlık yaptı.
- Yabancı dilde yayın yapan saygın 'The Journal of Turkish Phytopathology' dergisini kurarak yayım hayatına kazandırdı.
- 1969-1975 yılları arasında TÜBİTAK Bilim Kurulu bünyesinde Tarım ve Ormancılık Çalışma Grubu üyesi olarak çalıştı.
- Türkiye Elektrik Kurumu'na (TEK) 6 yıl boyunca termik santrallerin çevreye zarar vermeden çalıştırılması hususunda danışmanlık sundu.
- Anadolu Üniversitesi Eczacılık Fakültesi'nde 6 yıl boyunca botanik dersleri verdi.
- Murgul Bakır İşletmesi'nin çevreye yaydığı zehirli gazların zararlarını tespit etmek için 1953'ten itibaren 45 yıl aralıksız 'Hakem Bilirkişi' olarak görev yaptı.
- Kariyeri boyunca Türkçe ve yabancı dillerde 95 bilimsel makale ile 10 kitap yayınladı; 61 araştırmacıya master ve doktora yaptırdı.
İyi derecede Almanca ve İngilizce bilen Karaca, üç çocuk babasıydı. Eşi Sebahat Karaca'yı 10 Ocak 1995 tarihinde kaybetti. Emekliliği sonrasında Doğru Yol Partisi Bornova İlçe Başkanlığı yapsa da parti yönetimiyle uzlaşamayarak istifa etti. Babası Fevzi Bey'in Kurtuluş Savaşı'ndaki kahramanlıkları vesilesiyle kazandığı İstiklal Madalyası, özel kanunla kendisine intikal etmişti. Karaca, ömrü boyunca bu onurlu madalyayı gururla taşıdı.
