Ragıp Gümüşpala, 1897 yılında Edirne'de dünyaya gelmiş; askerlik ve siyaset alanlarında Türkiye'nin yakın tarihine iz bırakan isimlerden biridir. Türk Silahlı Kuvvetleri'nin 11. Genelkurmay Başkanı olarak görev yapan Gümüşpala, emekliliğinin ardından kurduğu siyasi yapıyla da tarihte yerini almıştır.
Askerlik Yılları ve Cepheler
Kuleli Askerî Lisesi'nde başlayan eğitim serüveni, Harp Okulu'nda sürdü. Henüz öğrenciyken, 1917'de ordu saflarına katılarak asteğmenliğe yükseldi. I. Dünya Savaşı boyunca 63. Alay bünyesinde görev yapan Gümüşpala, 2 Ekim 1918'de Nablus Muharebesi sırasında İngilizlere esir düştü ve 6 Ekim 1920'ye dek esarette kaldı.
Esaretten döner dönmez İstanbul'dan Ankara'ya geçerek 13 Aralık 1920'de Millî Ordu'ya dahil oldu. Kurtuluş Savaşı'na verdiği katkıların karşılığında Kırmızı Şeritli İstiklal Madalyası ile onurlandırıldı. Cumhuriyetin ilanının ardından Şeyh Said ve Tunceli isyanlarının bastırılmasında da etkin rol üstlendi.
1931'e kadar çeşitli birlik ve kurumlarda takım ve bölük komutanlığı yapan Gümüşpala, Harp Akademisi'ni 1934'te kurmay subay olarak tamamladı. Sonraki yıllarda birbirinden farklı karargâh ve birliklerde görev silsilesi oluştu:
- Genelkurmay Karargâhı'nda karargâh subaylığı
- İzmir Müstahkem Mevki Komutanlığı'nda şube müdürlüğü
- Tunceli Vali ve Kumandan İstihbarat Şefliği
- Karadeniz Boğazı Askerî Nakliyat Komutanlığı
- 12. Kolordu Kurmay Başkanlığı ve 2. Ordu Kurmay Yarbaşkanlığı
Rütbelerdeki yükselişi düzenli bir çizgi izledi: 1948'de tuğgeneral, 1951'de tümgeneral, 1955'te korgeneral, 1959'da ise orgeneral oldu.
27 Mayıs Darbesi ve Emeklilik
1960'ta orgeneral rütbesiyle 3. Ordu Komutanı görevini yürüten Gümüşpala, 27 Mayıs 1960 darbesinin patlak verdiği saatlerde Ankara'daki Millî Birlik Komitesi'ne olayların liderinin kim olduğunu sordu. Eğer kendisinden kıdemli bir orgeneral bulunmuyorsa emrindeki orduyla başkente yürüyeceğini ve darbeye son vereceğini bildirdi. Bunun üzerine cuntacılar, emekli Orgeneral Cemal Gürsel'i İzmir'den Ankara'ya getirerek onu darbenin lideri olarak öne çıkardı.
Gümüşpala, 3 Haziran 1960'ta Genelkurmay Başkanlığı'na atandı; ancak bu süreç kısa sürdü. 2 Ağustos 1960'ta yaklaşık 5.000 subayla birlikte Millî Birlik Komitesi tarafından re'sen emekliye sevk edildi.
Siyaset Hayatı ve Adalet Partisi
Askerlik görevinin sona ermesinin ardından siyasete yönelen Gümüşpala, Demokrat Parti'nin 29 Eylül 1960'ta kapatılmasıyla birlikte bu partinin seçmen tabanını kucaklayacak yeni bir yapı kurma çalışmalarının içinde yer aldı. 11 Şubat 1961'de kurulan Adalet Partisi'nin ilk genel başkanlığına seçilerek partinin omurgasını oluşturdu.
Aynı yılki genel seçimlerde İzmir milletvekili seçilen Gümüşpala, Kasım 1961'de kurulan CHP-AP koalisyon hükümetine katılmadı. 1962'deki I. Kongre'de genel başkanlık görevini yeniledi. 6 Haziran 1964'te Ortaköy, İstanbul'da kalp krizi sonucu 67 yaşında hayatını kaybetti. Genel başkanlık koltuğuna ardından Süleyman Demirel oturdu; Demirel önderliğindeki AP, 1965 seçimlerinde yüzde 52 oyla tek başına iktidara geldi.
Eşi Hanife Gümüşpala ile birlikteliklerinden altı çocuk dünyaya gelen Gümüşpala, hem askerî hem de siyasi arenada köklü bir dönemin aktörü olarak tarihe geçmiştir.
