Hüseyin Sami İşbay, hem erken Cumhuriyet döneminin ekonomi ve siyaset dünyasında hem de Türk spor tarihinin köklü kulüplerinden Fenerbahçe'nin yeşil sahalarında iz bırakmış çok yönlü bir şahsiyettir. Hüseyin Sami Coşar ismiyle de tanınan bu değerli devlet adamı, 1893 yılında imparatorluğun payitahtı İstanbul'da dünyaya gözlerini açtı. Hayatı boyunca üstlendiği diplomatik, finansal ve siyasi görevlerle ülkesine hizmet eden İşbay, 7 Mart 1964 tarihinde vefat etti. Eğitimiyle, askeri hizmetiyle, spor yöneticiliğiyle ve parlamento kariyeriyle dolu dolu geçen yetmiş bir yıllık bu yaşam öyküsü, Türkiye'nin modernleşme serüveninin de adeta bir aynası niteliğindedir. O, vatansever bir aydındı. Hem bürokrat hem de spor adamıydı.
Yeşil Sahalardan Cepheye Uzanan Yıllar
İşbay, entelektüel birikiminin temellerini Kadıköy Saint-Joseph Koleji'nde attı. Buradan 1909 yılında başarıyla mezun oldu. Gençlik yıllarında spora duyduğu büyük tutku, onu henüz kuruluş aşamasında olan Fenerbahçe kulübüyle buluşturdu. Sarı-lacivertli camianın ilk yıllarında takıma katılan başarılı spor adamı, kulübün 128 numaralı üyesi olarak adını tarihe yazdırdı. Yıllar sonra, 1924-1926 döneminde Fenerbahçe'nin teknik direktörlük koltuğuna oturarak takımın başında yer aldı ve kulübe teknik düzeyde de hizmet etti.
Birinci Dünya Savaşı'nın zorlu yıllarında vatan savunmasında da aktif görev aldı. Askerlik vazifesine yedek piyade teğmen rütbesiyle adım attı. 8 Mayıs 1915 tarihinde başlayan zorlu askeri eğitimi, 10 Ağustos 1915 günü tamamlandı. Cephedeki üstün gayretleriyle yükselerek 19 Ocak 1916'da asteğmenliğe, ardından 5 Mayıs 1916'da teğmenliğe terfi ettirildi. Savaşın sona ermesiyle birlikte, 7 Kasım 1918 tarihinde bu kutsal vazifeden terhis edildi. Böylece cephe gerisinde ve ön saflarda geçen üç yılı aşkın askeri kariyerini başarıyla tamamlamış oldu.
Bürokraside ve Bankacılık Sektöründe Yükseliş
İşbay'ın çalışma hayatı son derece parlak ve geniş bir yelpazeye yayılmıştır. Meslek hayatına ilk olarak Kabataş Lisesi bünyesinde memurluk yaparak başladı. Ardından finans ve devlet idaresi alanında hızla yükseldi. Bu süreçte şu önemli görevleri üstlendi:
- Düyun-u Umumiye İdareyi Merkeziye Pul Şubesi Müsevvidliği
- Bursa Başmüdürlüğü ve Müşkirat Müdürlüğü
- Dersaadet Başmüdüriyeti Müfettişliği
- İzmir Kasaba Şimendifer Kumpanyası Kontrolörlüğü
- Osmanlı Bankası Balıkesir Şubesi Müdür Muavinliği ile Kütahya ve Afyonkarahisar Şubeleri Müdürlükleri
- Türkiye İş Bankası bünyesinde İstanbul Şubesi Kontrolörlüğü, 2. Müdürlüğü, Müfettişliği ve Ankara Merkez Şubesi Müdürlüğü
- Türkiye İş Bankası Teftiş Heyeti Başkanlığı
Aynı zamanda İstanbul Belediyesi Karaağaç Kurumları İdare Meclisi Azalığı ve İktisat ve Ticaret Vekâleti Müşavirliği vazifelerini de büyük bir titizlikle yerine getirdi. Finans dünyasındaki bu engin deneyim, onu ilerleyen yıllarda uluslararası arenaya taşıyacaktı.
Uluslararasından Millet Meclisine
İşbay, ekonomi alanındaki uzmanlığını diplomatik alana da başarıyla yansıttı. Bu doğrultuda İktisat Vekâleti Paris Ataşeliği görevini üstlenerek Türkiye'yi yurt dışında temsil etti. Ayrıca küresel ölçekte büyük önem taşıyan Dünya İktisat Konferansı'nda mütehassıs müşavir sıfatıyla ülkesinin tezlerini savundu. Yurt dışındaki bu başarılı temsil yeteneği ve iktisadi birikimi, onu milli siyasetin merkezine taşıdı.
Cumhuriyet ideallerine bağlı bir bürokrat olarak, TBMM VI. ve VII. Dönem Şanlıurfa Milletvekilliği yaparak parlamento çatısı altında halkın sesi oldu. Yasama faaliyetlerine aktif katkı sağladı. Ülkenin kalkınma hamlelerinde iktisadi tecrübesiyle önemli roller üstlendi. Özel hayatında ise mutlu bir aile birliği kuran İşbay, evliydi ve dört çocuk babasıydı.