Türk siyaset ve basın tarihinin önemli isimlerinden biri olan Hüsamettin Güven, 15 Haziran 1925 tarihinde Artvin'in Hopa ilçesine bağlı Esenkıyı köyünde dünyaya geldi. Erken yaşta göç ettiği Zonguldak'ta maden ocaklarından sendika liderliğine uzanan bir yaşam sürdüren Güven, işçi sınıfının hak arama mücadelesine adadığı ömrünü Nisan 1980'de tamamladı. Siyasetçi ve gazeteci kimliğiyle tanınan isim, Zonguldak bölgesindeki modern işçi hareketinin en önemli kurucularından biri olarak kabul edilmektedir.
Maden Ocaklarından Sendikal Mücadeleye
Dar gelirli bir ailenin evladı olan Hüsamettin Güven, 1930'lu yıllarda ailesiyle birlikte kömürün başkenti Zonguldak'a göç etti. Babası Hasan Şükrü'nün Batum'da çalıştığı dönemde edindiği Ekim Devrimi tecrübeleri, onun sosyalizm ve emek mücadelesiyle genç yaşta tanışmasını sağladı. Maddi imkansızlıklar nedeniyle ilkokul beşinci sınıfta eğitimini yarıda bırakmak zorunda kalan Güven, hayata erken atıldı. Buradaki maden ocaklarında tam 28 yıl boyunca çalıştı. Önce işçi, sonra mekanik ustabaşısı oldu. Bu süreçte Ereğli Kömürleri İşletmesi bünyesinde Teknik Sanatkârlar Sendikası'nın kuruluş çalışmalarında aktif rol üstlendi.
Sosyalist Siyaset ve Gazetecilik Yılları
Yazın hayatına 1961 yılında Zonguldak'taki yerel basın organları Sancak ve Millet gazetelerinde köşe yazıları yazarak adım attı. İşçi sınıfının sesini daha gür duyurmak amacıyla 1967'de iki haftada bir basılan Sömürücüye Yumruk gazetesini kurdu. Yayın hayatı 33 sayı sürdü. Siyasi alanda da oldukça aktif bir portre çizdi. 1963 yılında Türkiye İşçi Partisi'nin (TİP) Zonguldak il örgütünün kurulmasına öncülük etti. 1969 genel seçimlerinde TİP'in radyo propagandası konuşmalarını gerçekleştirerek Zonguldak milletvekili adayı oldu. TİP bünyesinde il başkanlığı görevini de yürüttü. 1970 yılındaki olağanüstü genel kurulda, aydınları temsil eden Behice Boran ile birlikte partinin genel sekreterlik makamına seçildi.
Zorlu Yıllar ve Son Mücadele
12 Mart Muhtırası'nın ardından tutuklanan Hüsamettin Güven, yargılama sonunda 15 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Ankara, İstanbul ve Niğde cezaevlerinde geçen mahkumiyet günleri, Eylül 1974'te ilan edilen tahliyeyle son buldu. Özgürlüğüne kavuştuğunda da inandığı yoldan dönmeyen tecrübeli sendikacı, Sivas'taki maden sahalarında ve İstanbul'daki Sungurlar Fabrikası'nda emekçileri örgütlemeye devam etti. Sungurlar bünyesinde DİSK örgütlenme faaliyetlerini yürütürken öncü işçilerle birlikte işten çıkarılsa da, işverenle yaptığı görüşmeler neticesinde kendisi hariç tüm arkadaşlarının işe geri dönmesini sağlayan bir protokole imza attı. Yaşamını 1953 yılında Komünist Asım Özbostancı'nın kızı Ayşe Hanım ile birleştiren ve bu evlilikten üç oğlu ile bir kızı dünyaya gelen işçi önderi, beyin tümörü rahatsızlığı sebebiyle vefat etti.
Anısını Yaşatan Eserler
Güven'in vefatının ardından, mücadele arkadaşları ve edebiyat dünyası onun adını yaşatmak için çeşitli çalışmalar yaptı. Onun anısına atfedilen önemli yayınlar şunlardır:
- Ünlü edebiyatçı Yaşar Kemal'in 'Zulmün Artsın' isimli eserinde maden işçilerinin hakları için mücadele eden Güven'in portresi anlatılmıştır.
- Mücadele arkadaşı Ahmet Hamdi Dinler, 1990 yılında onun anısına bir dönem ve biyografi kitabı hazırlamıştır.
- Yazar A. Bülent Karataş, Gökkuşağı gazetesindeki makalesinde onun sendikal mirasını ele almıştır.
