Hilmi Aydınçer, Türk Silahlı Kuvvetleri'nde uzun yıllar kurmay albay rütbesiyle görev yapmış ve 1961 yılında kurulan Adalet Partisi'nin kurucuları arasında yer alarak siyasete yön vermiş önemli bir asker ve devlet adamıdır. 1 Kasım 1915 tarihinde Ege'nin verimli topraklarına sahip olan Aydın Vilayeti'nin Köşk ilçesinde dünyaya gözlerini açan Aydınçer, askerlikteki üstün başarılarının sonrasında parlamento çatısı altında da halkına hizmet etmeyi sürdürmüştür. 93 yıllık ömrünün son dönemini geçirdiği memleketi Aydın'daki evinde 3 Şubat 2009'da hayata gözlerini yuman tecrübeli siyasetçi, geride derin bir askeri ve siyasi miras bırakmıştır.
Tarım Bahçelerinden Askeri Akademilere
Aydınçer ailesinin kökleri, Köşk ilçesinde incir bahçeleri ve zeytinliklerle uğraşan çiftçi bir aileye dayanmaktadır. Hilmi Bey, Mehmet Bey ve Ayşe Hanım çiftinin evladı olarak dünyaya gözlerini açmıştır. Babası Mehmet Bey ve dedesi Abdullah Bey, bölgenin tarımsal zenginliği içinde yaşamlarını sürdürmüşlerdir. Anadolu'nun bu verimli topraklarında zeytin ve incir üretimi, o dönem bölge ekonomisinin en temel direklerinden birini oluşturmaktaydı. Mehmet Bey, 1917 yılında ailesiyle Aydın Merkez'e taşınmıştır. O yıllarda Aydın, Kurtuluş Savaşı öncesinde büyük değişimlerin arifesindeydi. İlk ve ortaöğrenimini Aydın'da tamamladı. Sonra Bursa Işıklar Askeri Lisesi'ne devam etti. Cumhuriyetin ilk dönemlerinde askeri okullar, ülkenin en parlak zihinlerini yetiştiren seçkin kurumlar olarak kabul edilirdi. Kara Harp Okulu'nu ise 1937 yılında tamamladı. Başkent Ankara'da aldığı bu üst düzey eğitimin ardından, askeri bilgi ve becerisini daha da geliştirmek amacıyla eğitimini İstanbul Harp Akademisi ile sürdürdü. Burası orduya komuta edecek kurmay kadroların yetiştiği en üst seviyedeki okul konumundaydı.
Ata'nın Huzurunda Nöbet ve Askeri Hizmet
Hilmi Aydınçer'in askeri yaşamındaki en unutulmaz tarihi an, cumhuriyetin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün vefatının ardından yaşanmıştır. Genç teğmen, 10 Kasım 1938'de ebediyete intikal eden Atatürk'ün Dolmabahçe Sarayı'ndaki naaşı başında nöbet tutmuştur. Tören boyunca kılıçlarıyla yas tutan bin seçkin teğmenden biri olarak tarihe tanıklık etmiştir. Bu tarihi an, yeni kurulan genç cumhuriyetin genç subaylarının Ata'ya olan bağlılığının en somut nişanelerinden biri olmuştur. Bu onurlu görevin sonrasında askeri kariyerinde basamakları hızla tırmanarak Kurmay Albaylığa kadar yükselmiştir. İkinci Dünya Savaşı'nın zorlu yıllarında ve sonrasında ordunun çeşitli kademelerinde sorumluluklar üstlenmiştir. Türk ordusuna uzun yıllar farklı kademelerde hizmet sunan Aydınçer, birçok stratejik noktada önemli sorumluluklar üstlenmiştir:
- 22., 8. ve 74. Topçu Alayları bünyesinde başarılı bir şekilde yürütülen Batarya Kumandanlığı görevi,
- Başbakanlık bünyesindeki Millî Savunma Yüksek Kurulu Sivil Savunma Bürosu Başkanlığı idareciliği,
- Genelkurmay İstihbarat Başkanlığı çatısı altında gerçekleştirilen Kurmay Subaylık faaliyetleri.
Demokrasi Mücadelesi, Siyaset ve Aile Yaşamı
Ülke tarihinin dönüm noktalarından olan 27 Mayıs Darbesi, Aydınçer'in askeri yaşamının da sonunu getirmiştir. İhtilalin ardından emekliye sevk edilen tecrübeli asker, vatan hizmetini siyaset arenasında sürdürme kararı almıştır. Çok partili hayatın yeniden kurulduğu 1961 yılında, Türk siyasi tarihinin köklü yapılarından olan Adalet Partisi'nin kurucuları arasında yer alarak demokratikleşme sürecinde aktif bir rol oynamıştır. Aynı yıl yapılan genel seçimlerde memleketi Aydın'dan milletvekili adayı olarak sandığa gitmiştir. Seçmenlerin teveccühüyle XII. Dönem Aydın Milletvekili sıfatıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne adım atmıştır. 1961 ile 1965 yılları arasında mecliste yasama çalışmalarına katılarak bölgesinin sorunlarını ulusal düzeye taşımıştır. Bu dönem, Türkiye'nin yeni bir anayasal düzenle parlamenter demokrasiyi yeniden inşa etmeye çalıştığı kritik bir sürece denk gelmektedir.
Askeri disiplin ile siyasi nezaketi şahsında birleştiren Hilmi Bey, özel hayatında Münibe Hanım ile evliydi. Bu evlilikten Aydın adında bir oğulları oldu. Kendisi orta düzeyde Fransızca bilmekteydi. Takvimler 3 Şubat 2009'u gösterdiğinde, Aydın'daki evinde aniden geçirdiği bir kalp krizi sonucunda 93 yaşında vefat etmiştir. Tecrübeli devlet adamının naaşı, vefatının ardından vasiyetine sadık kalınarak İstanbul'a getirilmiş ve Zincirlikuyu Mezarlığı'nda bulunan aile kabristanlığında son yolculuğuna uğurlanmıştır.