Geleneksel Türk tiyatrosunun en neşeli köşesi olan gölge oyununun ülkemizde en çok tanınan simgesi Hayali Küçük Ali, asıl adıyla Mehmet Muhittin Sevilen, 1886 yılında İstanbul'da doğdu. Karagöz ve Hacivat kültürünü yaşatan usta, tüm ömrünü bu hayal perdesine adadı. Çocuk yaşta kapıldığı bu büyüyle tüm hayatı şekillenen sanatçı, Saffet Bey'in desteğiyle hayal perdesiyle tanıştı ve usta-çırak geleneğinin en kıymetli temsilcilerinden biri oldu. Cumhuriyet öncesinde başladığı bu yolculuğu, Atatürk'ün huzurunda gerçekleştirdiği gösterilerle taçlandırdı.
Draman Sokaklarından PTT Memurluğuna Uzanan Yaşam
Mehmet Muhittin, henüz sekiz yaşındayken gölge oyununun dünyasına adım attı. Davut Paşa Rüştiyesini tamamladıktan sonra, 1909 yılında İstanbul Postanesi bünyesinde memuriyete başladı. İş dışındaki tüm vaktini hayal perdesine ayıran ve tasvirlerini kendi hazırlayan genç yetenek, ilk ciddi sahne sınavını 1900 yılında verdi. Henüz on dört yaşındayken Draman semtinde sergilediği 'Hımhımlı Mandıra' oyunu büyük bir beğeni kazandı.
Birinci Dünya Savaşı başladığında vatan görevi için askere giden sanatçı, Trablusgarp cephesinde görev yaptı. Orada Mustafa Kemal Atatürk'ü de gördü. Savaştan sonra İstanbul'a dönerek PTT'deki görevine devam eden Mehmet Muhittin, ikamet ettiği Mevlanakapı semtinde aynı zamanda tulumbacılık yaptı. Burada kısa sürede tulumbacı reisi olmayı başardı.
Atatürk'ün Verdiği Soyadı ve Ankara Yılları
Usta sanatçının hayatındaki en önemli dönüm noktalarından biri 1934 yılındaki tayini oldu. 1934 yılında Ankara'ya yerleşen usta sanatçı, gölge oyunu geleneğini başkentte de büyük bir azimle sürdürerek İsmet İnönü'nün oğullarının sünnet düğününde Karagöz oynatmayı başardı. Ankara Paket Postanesi memurluğundan emekli olacağı 1944 yılına kadar işini ve sanatını bir arada yürüttü.
1934 yılında yürürlüğe giren Soyadı Kanunu, ona unutulmaz bir hatıra bıraktı. Gösteriyi izleyen Atatürk, salondakilere dönerek anlamlı bir teklifte bulundu. Büyük önder, 'Sen çok sevilen bir adamsın be Ali. Senin soyadın Sevilen olsun' diyerek sanatçıya yeni kimliğini verdi. Bu jest, usta sanatçının tüm hayatı boyunca gururla taşıyacağı kıymetli bir unvan oldu. Emeklilikten sonra profesyonel sanat hayatına adım attı.
Sanat Mirası, TRT Yılları ve Çok Yönlü Yetenekleri
Hayali Küçük Ali, altmış yılı aşan sanat hayatı boyunca gölge oyununun sınırlarını genişletti. Çocukluk ve gençlik yıllarında pek çok ustayı hayranlıkla izleyerek onların tekniklerini öğrendi. Hayali Ömer Efendi, Hayali Memduh Bey, Hayali Arap Cemal Efendi, Hayali Sobacı Ömer Efendi, Hayali Nazif Bey, Hayali Serçe Mehmet Efendi, Hayali Katip Salih Efendi, Hayali Arap Ömer Ağa ve Hayali Behiç Efendi gibi devrin büyük gölge oyunu üstatlarının öğretilerini devraldı. Bu zengin birikim, onun sanatının temel taşını oluşturdu. Sanatçı, yalnızca perde arkasında kalmayıp, yirmi yıla yakın süre TRT radyolarında programlar yaptı. Ayrıca genç yeteneklerin yetişmesi için Halkevlerinde öğretmenlik üstlendi ve Karagöz odaları açtı.
Oyun metinlerini bizzat kaleme alan Sevilen, perdenin müzikal altyapısını da kendisi kurdu. Bağlama, tambur, ut, keman ve klarnet gibi pek çok enstrümanı ustalıkla çalabiliyordu. Yaşlanıncaya kadar oyundaki tüm ezgileri kendi enstrümanlarıyla icra eden usta, ilerleyen yaşlarında ise perdede gramofon kullanmayı tercih etti.
Sanat hayatı boyunca kaleme aldığı eserler, geleneksel Türk gölge oyununun yazılı hafızasını oluşturdu. Sanatçının yayımladığı önemli kitaplardan bazıları şunlardır:
- Karagöz Perde Külliyatı (1928'de yayımlanan ilk kitabı)
- Karagöz'ün Hamam Eğlencesi
- Hayal Perdesi
- Asri Karagöz
- İyilik Eden İyilik Bulur
- Tayyare Safası
- Karagöz, Nevrekan, Zırıltı ve Perde
Gölge oyununu bozmadan, özgün yapısıyla günümüze aktaran usta, birçok ses bandı ve film bıraktı. Hayatını paylaştığı ailesiyle birlikte mutlu bir ömür süren, 1926 doğumlu Mustafa Kemalettin ile üç kız çocuğu babası olan usta, geride paha biçilemez bir miras bıraktı. Eşsiz tasvirleri ve ses kasetleri, günümüze Türkiye'nin en seçkin kültür kurumlarında sergilenmektedir. Bu kurumlardan bazıları şunlardır:
- Kültür ve Turizm Bakanlığı
- TRT ve Milli Kütüphane Arşivi
- Ankara Etnografya Müzesi
- Bursa Türk İslam Eserleri Müzesi
- İstanbul Belediye Müzesi ve UNIMA Türkiye Milli Merkezi
Cumhuriyetin bu büyük kültür elçisi, 7 Aralık 1974 tarihinde Ankara'da 88 yaşında aramızdan ayrıldı.
