Türkiye'nin hukuk tarihine adını altın harflerle yazdıran seçkin hukukçu Hasan Semih Özmert, 1921 yılında İstanbul'da dünyaya gözlerini açtı. O, tam anlamıyla adanmış bir ömür sürdü. Yaşamı boyunca adaletin tecellisi için kritik görevler üstlenen duayen isim, uzun yıllar sürdürdüğü başarılı meslek hayatını Anayasa Mahkemesi Başkanlığı ile taçlandırdı. Paris'te tamamladığı doktora eğitiminin ardından memleketine dönerek yargı kademelerinde hızla yükselen Özmert, 3 Kasım 2015 tarihinde yine doğduğu şehir olan İstanbul'da hayata veda etti.
Hukuk Eğitiminden Paris Doktorasına Uzanan Yol
Gençlik yıllarında hukuk eğitimine yönelen Semih Özmert, yükseköğrenimini 1942 senesinde İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi bünyesinde tamamladı. Mezuniyetinin ardından mesleki gelişimine devam eden genç hukukçu, Adalet Bakanlığı tarafından 1948 yılında bilgi ve görgüsünü artırmak amacıyla Fransa'ya gönderildi. Yurt dışındaki akademik çalışmalarını büyük bir titizlikle yürüterek 1952 yılında Paris Hukuk Fakültesi'nden doktora unvanı almaya hak kazandı. Fransa'da bulunduğu yıllarda sadece akademik tezler üzerine odaklanmakla kalmayıp, kıta Avrupası hukuk sisteminin işleyiş mekanizmalarını da yerinde inceleyerek gelecekte Türkiye'de üstleneceği üst düzey yargı reformlarının zihinsel altyapısını oluşturdu.
Avrupa'da edindiği derin hukuki birikimle Türkiye'ye geri dönen Özmert, ilk olarak İstanbul Hâkim Namzetliği görevine atandı. Hukuk dünyasındaki yetkinliği sayesinde basamakları hızla tırmanan tecrübeli isim, 1953 yılının Aralık ayında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcı Yardımcılığı koltuğuna oturdu. Görevini büyük bir titizlikle yürüttü.
Bakanlık Bürokrasisi ve Uluslararası Temsil
Takvimler 1960 yılını gösterdiğinde Özmert, Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde Yetkili Cumhuriyet Başsavcı Yardımcısı unvanıyla görevlendirildi. Bu kritik idari roldeki başarıları, kendisinin 1973 yılında aynı genel müdürlüğün Baş Müşavirliği makamına getirilmesini sağladı. Mesleki kariyeri boyunca uluslararası alandaki gelişmeleri yakından takip eden Özmert, 1964 ve 1965 yılları arasında Fransa ile Belçika'da önemli hukuki incelemelerde bulundu. Uluslararası vizyonu son derece genişti.
Sınırları aşan tecrübesi, onu devletin dış ilişkilerinde de kilit bir figür haline getirdi. Başarılı bürokrat, 1968 ile 1973 yılları arasında Avrupa Konseyi bünyesindeki Suç Meseleleri Avrupa Komitelerinde Adalet Bakanlığını başarıyla temsil etti. Bu süreçte komitenin yürüttüğü bilimsel ve idari çalışmalara aktif olarak katılarak Türkiye'nin uluslararası hukuk arenasındaki sesini duyurdu. Kıtadaki meslektaşlarıyla ortak çalışmalar yürüten Özmert, ceza adaleti standartlarının yükseltilmesi hususunda hazırlanan çok sayıda rapora katkı sağlayarak ülkesine döndüğünde bu modern yaklaşımları kendi mevzuatımıza entegre etmenin yollarını aradı.
Yargıtay'dan Anayasa Mahkemesi Başkanlığına
Yıllar süren bürokratik çalışmaların ardından Özmert, 17 Eylül 1973 tarihinde Yargıtay Üyeliğine seçilerek yüksek yargı organlarındaki mesaisine başladı. Bu önemli vazifesinin yanı sıra, 1975 ve 1979 yılları arasında Uyuşmazlık Mahkemesi asil üyeliği görevini de eş zamanlı olarak başarıyla yürüttü. Türkiye'nin çalkantılı dönemlerinde gösterdiği tarafsız ve ilkeli duruş, onu yargının en tepe noktasına taşıyacak sürecin zeminini hazırladı. Nitekim Millî Güvenlik Konseyi tarafından 25 Eylül 1981 tarihinde Anayasa Mahkemesi Asil Üyeliği görevine getirildi. Bu tayin önemli bir dönüm noktasıydı.
Yüksek Mahkeme bünyesindeki çalışmalarıyla saygınlık kazanan tecrübeli hukukçu, 9 Nisan 1985 tarihinde meslektaşlarının büyük teveccühüyle Anayasa Mahkemesi Başkanlığı koltuğuna seçildi. Bu onurlu makamda bir yılı aşkın süre boyunca adaletin en üst düzeyde korunması için çaba gösterdi. Yaş haddinden dolayı 27 Temmuz 1986 tarihinde emekliliğe ayrılan Özmert, emeklilik günlerinde de devletine hizmet etmeyi sürdürdü. Aynı yılın Eylül ayında Cumhurbaşkanlığı Danışmanlığına atanarak engin bilgi birikimini en üst düzeyde paylaşmaya devam etti. Örnek bir devlet adamı portresi çizdi.
Hasan Semih Özmert'in parlak kariyeri boyunca üstlendiği bazı kritik sorumluluklar şunlardır:
- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcı Yardımcılığı (1953)
- Yargıtay Üyeliği (1973)
- Anayasa Mahkemesi Başkanlığı (1985)
- Cumhurbaşkanlığı Danışmanlığı (1986)