Türkiye'nin belgesel hafızasını şekillendiren en üretken isimlerden biri olan Hasan Özgen, 20 Temmuz 1947 tarihinde Muğla'nın tarihi ilçesi Milas'ta dünyaya gelmiştir. Askeri üniformasını çıkarıp kameranın arkasına geçerek toplumsal hafızayı kadrajına alan usta sanatçı, sinemamıza eşsiz eserler kazandırmıştır. Usta sanatçı, kameranın ardındaki göz olmuştur. Hem görsel hem de yazınsal alanda ürettiği derinlikli yapıtlarla kültürel mirasımızın korunmasına öncülük etmiştir.
Askeri Disiplinden TRT Kadrajına: Zorlu Bir Başlangıç
Gençlik yıllarında gökyüzüne sevdalanan Özgen, 1968 yılında Hava Harp Okulu'ndan mezun olmuştur. Mezuniyetinin ardından bir süre askeri uçuş eğitimi almıştır. Görev yaptığı Hava Harp Okulu'nda çalışırken 'Gök Senin' adını taşıyan bir kültür yıllığı çıkararak, edebiyata ve sanata olan tutkusunu askeri çevreye de aşılamıştır. Ancak 1972 yılına gelindiğinde, siyasal gerekçelerle Hava Kuvvetleri bünyesindeki görevine son verilmiştir. Hayatının zorlu bir dönemecine giren Özgen, otuz aydan fazla cezaevinde tutuklu kalmıştır. Bu ağır sınavın ardından küllerinden doğan genç adam, 1974'te TRT'nin açtığı sınavları kazanarak muhabirlik ve kameramanlık yapmaya hak kazanmıştır.
TRT Haber Merkezi çatısı altında 1974 ile 1982 yılları arasında kesintisiz olarak çalışmıştır. Televizyonculuk deneyimini bu kurumda pekiştirirken, belgesel üretimine ağırlık vererek sektörün aranan isimleri arasına girmeyi başarmıştır. Farklı rollerde çok sayıda eser üretmiştir. Kamu yayıncılığının sunduğu imkanlarla yetinmeyerek, 1983 yılında Türk sinemasının efsane isimlerinden Suha Arın ile bir araya gelmiştir. Birlikte MTV A.Ş. şirketinin kurucu ekibinde yer almışlardır. Bu iş birliği, Türkiye'deki nitelikli belgeselcilik anlayışına yeni bir boyut katmıştır.
Belgesel Sinemada Çığır Açan Bağımsız Adımlar
Bağımsız yapımcılığın önünü açmak isteyen tecrübeli sinemacı, 1987 yılında STM adını verdiği Sinema Televizyon Merkezi'ni kurmuştur. Sektördeki yenilikçi vizyonunu sürdürerek, 1995 yılında kendi ajansı olan "Nöbetçi Ajans" Filmtel Limited Şirketi'ni hayata geçirmiştir. Kendine has üslubuyla pek çok başarılı belgeselin yönetmenliğini üstlenmiştir. Özellikle oğlu Kurtuluş Özgen ile birlikte yönettiği "Anne Türkler Geliyor" ve "Aynı Evin Çocukları" gibi uzun metrajlı yapımlar büyük ilgi görmüştür. Ayrıca "Fırat Göl Olurken", "Eski Evler Eski Ustalar" ve "Zamana Açılan Yollar" gibi ses getiren serilerle Türkiye'nin kültürel belleğini belgelemiştir.
Hasan Özgen, bilgi birikimini genç nesillere aktarmayı kutsal bir görev olarak kabul etmiştir. Galatasaray Üniversitesi İletişim Fakültesi başta olmak üzere pek çok farklı eğitim kurumunda verdiği teorik ve pratik belgesel sinema dersleriyle, sektöre yeni nesil vizyoner yönetmenler kazandırmıştır. Toplumsal dayanışma için sivil kurumlarda çalışmıştır. Çevre ve Kültür Değerlerini Koruma ve Tanıtma Vakfı (ÇEKÜL) kurucu üyesi olan Özgen, aynı zamanda Tarihi Kentler Birliği Danışma Kurulu'nda yer almaktadır. Milas Kültür Vakfı (MİÇEV) ile Belgesel Sinemacılar Birliği'nin de kurucu kadrosunda bulunarak kültürel korumacılığa hayatını adamıştır.
Toplumsal Bellek, Yazın Hayatı ve Kültürel Miras
Lise yıllarında başlayan edebiyat sevdası doğrultusunda şiir ve düz yazılar kaleme alan Özgen, özellikle son dönemde Anadolu kentlerinin ruhunu anlatan derinlikli kitaplar ve yazılar yazmaktadır. Bugüne dek "Taşlar ve Düşler", "Zamanın Kapıları" ve "Aşkın Seferberlik Hali" gibi pek çok değerli kitap kaleme almıştır. Sosyal projelerde iletişim danışmanlığı yapan usta yönetmen, 2009'dan beri Beşiktaş Belediyesi'nin "B+ Dergisi" yayıncılığını ve ünlü çay-simit etkinliklerini yönetmektedir. Topluma sunduğu eşsiz katkılardan dolayı 2013 yılında TRT Onur Ödülü'ne, 2021 yılında ise Belgesel Ustası Onur Ödülü'ne layık görülmüştür.
Sanatçının yayımladığı önemli eserlerden bazıları şunlardır:
- Aşkın Seferberlik Hali (Şiir Kitabı)
- Kaynaktan Mahalleye Ab-ı Hayat (Kent/Tarih Kitabı)
- Nazım Hikmet Şarkıları (Müzik/Kültür Yayını)