Tarih sahnesi, pek çok dahi lider ağırladı. M.Ö. 248 yılında antik çağın en önemli güç merkezlerinden biri olan Kartaca'da dünyaya gelen Hannibal Barca, Roma İmparatorluğu'na karşı ömrü boyunca sergilediği amansız mücadeleyle dünya askeri tarihine adını altın harflerle yazdırmıştır. Babasına çocukken ettiği yemin doğrultusunda hareket eden bu dahi lider, devasa savaş filleriyle Alpler'i aşarak İtalya'yı istila etmeyi başarmıştır. Onun bu hamlesi, askeri tarih kitaplarına altın harflerle yazılmıştır.
Babasının İzinde Kartaca'dan Yükselen Çığlık
"Ba'al'ın Kutsaması" anlamına gelen adıyla doğan Hannibal, babası Hamilcar Barca'nın gözetiminde mükemmel bir eğitim gördü. Küçük yaşlarında babasına, Roma'ya karşı son nefesine kadar mücadele edeceğine dair kutsal bir yemin etti. Ayrıca kardeşleri Mago ve Hasdrubal ile üvey kardeşi Adil Hasdrubal da aynı zamanda dönemin son derece etkili askeri figürleri arasında yer alıyordu. Komuta abisi Hasdrubal'a geçti. Hannibal, abisinin emri altında görev alarak askeri tecrübe kazandı. Abisinin suikaste kurban gitmesiyle M.Ö. 221 yılında Kartaca ordusunun başına geçti. Kartaca adına katıldığı ilk büyük mücadelede Hispania topraklarında savaşarak Roma-Saguntum ittifakını dize getirmeyi başardı. Kartaca yönetimi barış isteyince geri çekildi. Bu geçici geri çekilme hamlesi, onun zihninde parıldayan çok daha büyük stratejilerin hazırlık evresiydi.
Fillerle Alpleri Aşan Amansız Ordu
M.Ö. 229 yılında Kartaca güçlerinin ana komutanlığına yükselmesinin ardından, abisinin hayali olan büyük İtalya istilasını gerçekleştirmek amacıyla hazırlıklara başladı. Bu büyük askeri sefer için takvimler M.Ö. 218 yılını gösterdiğinde İspanya sınırlarındaki Yeni Kartaca şehrinden ayrıldı. Pirene Dağları'nı ve Gaul topraklarını büyük bir kararlılıkla aşan ordu, Rhone Dağları'na ulaştığında, emrindeki ordu hala 38 bin piyade, 8 bin süvari ve 37 savaş filinden oluşuyordu. Yol boyunca kendisine karşı durmaya çalışan yerel kabileleri ve güçleri kıvrak askeri zekasıyla kolayca saf dışı bıraktı. Alp Dağları yolculuğu oldukça zorlu geçti. Ünlü Roma tarihçisi Livy'nin belirttiğine göre, bu amansız Alp seferi Kartaca ordusunun üçte birine yakınının kaybına yol açtı. Buna rağmen İtalya topraklarına ayak basmayı başaran bu yorgun ordu, Roma'nın kalbine korku salan büyük zaferlerin fitilini ateşledi.
Antik dünyanın seyrini değiştiren bu sefer sırasında gerçekleşen başlıca askeri karşılaşmalar şunlardır:
- Trebia Savaşı sırasında Roma generali Publius Cornelius Scipio, Hannibal'ın taktiklerini çözemeyerek ağır bir yenilgi aldı.
- Trasimene ve Cannae Savaşlarında başarılı olan Kartaca ordusu, Roma güçlerine çok ağır insani kayıplar verdirmeyi başardı.
- Zama Savaşı'nda ordu 20 binden fazla askerini yitirince Kartaca Akdeniz'deki tüm hakimiyetini kaybetti.
Zirveden Sürgüne ve Hazin Son
Cannae zaferinin ardından Roma'yı tamamen fethetmek yerine ele geçirdiği bölgelerde kalıcı yerleşimler kurmayı tercih etmesi, onun üstünlüğünü tehlikeye attı. M.Ö. 212 yılında Tarentum kentini fethetmesine rağmen liman bölgesinde tam olarak kontrolü sağlayamadı. Roma, Capua'yı savunan Kartacalıları yok etti. İtalya topraklarındaki hakimiyetini günden güne kaybeden general, M.Ö. 203 yılında Kartaca yönetiminin çağrısıyla geri döndü. Zama yenilgisinin ardından başlayan barş sürecinde askeri bir önder olmaktan ziyade aktif bir politikacı olarak ülkesine hizmet etti. Roma'nın kendisini teslim alacağını öğrenince, esir düşmemek adına M.Ö. 195 yılında vatanından ayrılarak sürgüne gitti. Sürgün yeri olan Bitinya Krallığı'nda askeri danışmanlık yaptı. Bitinya yetkililerinin baskılar karşısında kendisini Roma'ya teslim etmeye hazırlandığını öğrenen bu gururlu general, düşmanının eline sağ geçmek yerine M.Ö. 183 veya M.Ö. 181 yılında yüzüğündeki zehri içerek yaşamına son verdi. Tarihin gördüğü bu en büyük askeri dehanın mezarının Gebze yakınlarındaki Libyssa bölgesinde olduğu tahmin edilmektedir. Ayrıca ulu önder Mustafa Kemal Atatürk tarafından bu büyük askeri dehanın anısına Gebze'de bir anıt heykel inşa ettirilmiştir.
