Türk edebiyatının ve kültür araştırmalarının simge isimlerinden Hamâmîzâde İhsan Bey, 1885 yılında Trabzon'da dünyaya gözlerini açmış ve divan tarzı şiir geleneğinin son büyük temsilcisi olarak tarihe geçmiştir. Genç yaşlardan itibaren yazın dünyasıyla iç içe olan aydın, hem Karadeniz halk kültürünü kayıt altına almış hem de ömrünü eğitime adamıştır. İstanbul ve Trabzon arasında mekik dokuyan bu değerli kalem, ardında onlarca kıymetli eser bırakarak 1948 senesinde vefat etmiştir.
Trabzon'dan İstanbul'a Uzanan Bir Ömür
Sanatçının çocukluk ve gençlik yılları Karadeniz'in kültürel zenginlikleri içerisinde geçmiştir. Rizeli Çelebizâde Salih Ağa'nın kızı Nafia Hanım ile Trabzon'un saygın simalarından Hamâmîzâde Hafız Ahmet Efendi'nin evladı olarak dünyaya gelen İhsan Bey, ilk eğitim aşamalarını memleketinde tamamlamıştır. Ardından Trabzon İdadisi'nden mezun olmuştur. Eğitimini tamamladıktan sonra memleketindeki okullarda öğretmenlik yaparak meslek hayatına ilk adımını atmıştır. Trabzon'da geçirdiği bu verimli yıllar, onun bölge folkloruna ilgi duymasını sağlamıştır. Kariyerini daha ileriye taşımak ve edebi çevrelere yakın olmak amacıyla Trabzon'dan ayrılarak İstanbul'a göç etmiştir. Payitahtta Türkçe, edebiyat ve İslam tarihi dersleri veren tecrübeli eğitimci, aynı zamanda dönemin önemli basın organlarında makaleler kaleme almıştır. Soyadı Kanunu çıktıktan sonra Hamamoğlu soyadını benimseyen yazar, ömrünün kalan kısmını İstanbul'da geçirmiştir. 11 Mayıs 1948 tarihinde bu şehirde hayata veda eden İhsan Bey, Edirnekapı Şehitliği'nde son yolculuğuna uğurlanmıştır.
Divan Edebiyatının Son Divan Sahibi Şairi
Edebiyat tarihçisi Murat Bardakçı'nın aktardığına göre Hamâmîzâde İhsan Bey, klasik Türk şiirinin divan sahibi son şairidir. Aruz veznine olan olağanüstü hakimiyetiyle dikkat çeken sanatçı, şiirlerinde büyük oranda ünlü şair Nedim'in üslubundan esinlenmiştir. Eserlerinde geleneksel aruz kalıplarını son derece titiz ve ustalıkla kullanan şair, sadece tek bir yapıtında bu tarzın dışına çıkmayı tercih etmiştir. Kendine özgü mizahi bir dile sahip olan 'Bir Destan' adını verdiği manzumesinde aruz yerine hece veznini kullanmıştır. Divan şiirinin bu son büyük temsilcisinin kaleme aldığı manzumeler, sonraki yıllarda Mustafa İsen ve Rıdvan Canım tarafından yürütülen akademik bir çalışmayla derlenmiş ve yeniden edebiyat dünyasına kazandırılmıştır.
Karadeniz Folklorunun Öncü Araştırmacısı
İhsan Bey, yalnızca divan şiirinde değil, aynı zamanda Türk halk kültürü araştırmalarında da çığır açan bir figürdür. Hayatı boyunca 58 adet basılı kitap kaleme alarak Türk kültür mirasına eşsiz katkılar sunmuştur. Karadeniz bölgesine dair halk bilimsel unsurları sistemli bir şekilde incelediği çalışmaları, bu alandaki ilk metodik araştırmalar olarak kabul görmektedir. Bu çalışmalar, Türk halk biliminin temel taşlarını oluşturmuştur. Sanatçının halk bilimine kazandırdığı en önemli katkılardan bazıları şunlardır:
- Hamsi-nâme: 1928 yılında yayımlanan bu popüler eserinde, Karadeniz halkı için büyük önem taşıyan hamsinin biyolojik yapısını, hamsiyle ilgili üretilen halk müziklerini ve halk oyunlarını detaylı biçimde ele almıştır.
- Trabzon Manileri: Sanatçının 1931 yılında yayımladığı bu kitapta, bölgeden büyük bir titizlikle derlenen maniler ve türküler, kendi geliştirdiği belirli sınıflandırma kuralları çerçevesinde düzenlenmiştir.
- Bilmece Derlemeleri: Çoğunluğu Trabzon yöresinden toplanan 772 bilmeceyi içeren bu çalışma, Türk folklor dünyasında gerçekleştirilen ilk yöntemli halk bilimi araştırması olma özelliğini taşımaktadır.
- Baba Salim: Trabzon ağzını ve yerel lehçeleri mükemmel derecede bilen araştırmacının bu eseri, ünlü dil bilimci Ahmet Caferoğlu tarafından büyük bir övgüyle değerlendirilmiştir.
Sanatçının Yaşatılan Mirası ve Hatırası
Hamamizade İhsan Bey'in bıraktığı büyük kültürel miras, memleketi Trabzon'da kadirşinas adımlarla yaşatılmaktadır. Vefatının ardından şairin hatırasını canlı tutmak adına Trabzon'un Yeni Mahalle semtindeki 1. sokağa ismi verilmiştir. Ayrıca kentteki belediye meclisinin 1987 yılında aldığı kararla şehir kültür merkezine İhsan Hamim Kültür Merkezi adı verilmiş, bu isim daha sonra Hamamizade İhsan Bey Kültür Merkezi olarak güncellenmiştir. Araştırmacının geride bıraktığı onlarca eser, günümüzde de Karadeniz halk kültürü araştırmacıları için vazgeçilmez bir kaynak niteliği taşımaktadır.