Türk tiyatrosunun en üretken dönemlerine kuramcı, sanat yönetmeni ve oyun yazarı kimliğiyle damga vuran Haluk Şevket Ataseven, 1 Ocak 1931 tarihinde İstanbul'da dünyaya geldi. Sanat hayatı boyunca kendini bir "tiyatrolog" olarak tanımlayan usta isim, sahne sanatlarının hem mutfağında hem de akademik zemininde derin izler bıraktı. İstanbul'un kültürel zenginliğinde yetişen Ataseven, tiyatronun sadece bir gösteri değil, toplumsal bir eğitim ve düşünüş biçimi olduğunu savundu. 16 Eylül 2007'de yine doğduğu şehirde hayata gözlerini yuman Ataseven, arkasında zengin bir kuramsal miras bıraktı.
Henüz gençlik yıllarında müziğe duyduğu ilgiyle öne çıkan Ataseven, 1950'li yıllarda Belediye Konservatuvarı Türk ve Batı Müziği Şan Bölümü'nden başarıyla mezun oldu. Sanatçının edebiyata ve şiire olan tutkusu da bu dönemde filizlendi. Genç şairin kaleme aldığı özgün dizeler; Yeditepe, Dost, Türk Dili, Pazar Postası, Ataç, Somut ve Mülkiye gibi dönemin en saygın edebiyat dergilerinde okuyucuyla buluştu. Edebi birikimini sahneyle birleştirmek isteyen Ataseven, 1958 yılında oyun yazarı Afif Yesari'nin de yönlendirmesi ve teşvikiyle Düşünce Tiyatrosu çalşmalarına adım attı. Bu adım, onun tiyatro kuramcılığına uzanan uzun soluklu yolculuğunun başlangıcı oldu.
Gençlik Tiyatrosundan Şehir Tiyatrolarına Uzanan Yol
1970'li yıllar, Haluk Şevket Ataseven'in tiyatroyu geniş kitlelere ve genç nesillere ulaştırma hedefinde önemli bir dönüm noktası teşkil etti. Sanatçı, 1971 yılında Türk tiyatrosunun dev isimleri Cem Yalın ve Haldun Taner ile omuz omuza vererek İstanbul Liselerarası Tiyatro Örgütü'nün (İLTÖ) kurucu kadrosunda yer aldı. Gençlerin tiyatroyla bağ kurmasını sağlayan bu kıymetli organizasyonun başkanlığını 1978 yılına kadar kesintisiz sürdü. Aynı dönemde tiyatro dünyasına yeni yetenekler kazandırmak amacıyla Kadıköy Halk Eğitim Merkezi Deneme Sahnesi'ni kurarak amatör ruhun profesyonel eğitimle buluşmasını sağladı. Bu başarılı çalşmaları, onun 1978 yılında İstanbul Şehir Tiyatroları'nda sanat yönetmenliği görevine getirilmesini sağladı.
1980'lerin zorlu ikliminde de tiyatro eğitiminden taviz vermeyen Ataseven, 1982 yılında itibaren Üsküdar Bizim Tiyatro bünyesinde ve BİLSAK Tiyatro Atölyesi'nde kültürel eğitim, kuram, uygulama ve yorum faaliyetlerini büyük bir titizlikle yürüttü. 1988 yılında yuvası olan Şehir Tiyatroları'na geri dönen usta tiyatrocu, Beklan Algan tarafından hayata geçirilen Tiyatro Araştırma Laboratuvarı bünyesinde araştırmacı ve eğitimci olarak görev üstlendi. Bu laboratuvarda tiyatronun kökenlerine ve oyunculuk yöntemlerine dair yaptığı çalşmalar, onun kuramsal derinliğini pekiştirdi.
Troya'dan Psikiyatri Kürsüsüne Çok Yönlü Bir Vizyon
Tiyatroyu disiplinlerarası bir boyuta taşımak isteyen Ataseven, mitoloji ve tarihi harmanlayan projelere yöneldi. Bu doğrultuda 1990 yılında hayata geçirdiği Kültürlerarası Troya Sanat Şenliği kapsamında, İlyada destanı ekseninde şekillendirdiği "Troyayı Dinliyorum" adlı oyunu kaleme aldı. Sanatçının bu özgün eseri, Troya harabelerinin büyüleyici atmosferinde Türkçe ve Almanca olarak canlı müziğın eşliğinde sahnelendi. Alman müzisyen ve tiyatrocuların katılımıyla her yıl tarihi bölgenin farklı noktalarında yinelenen bu uluslararası şenliğin tüm gösteri ve müzik organizasyonunu kendisi üstlendi. Kültürlerarası köprüler kuran bu şenlik, antik çağın mirasını tiyatronun modern diliyle buluşturdu.
Sanatın bilimle, özellikle de insan ruhunu inceleyen psikiyatriyle olan bağını araştıran Ataseven, 1992 yılında İstanbul Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı tarafından düzenlenen mezuniyet sonrası eğitim sempozyumuna davet edildi. "Sanatsal Alanda Yaratma Edimi" başlığı altında gerçekleştirilen bu sempozyuma, "Dram Sanatında Aktörün Yaratıcılığı" adlı bildirisiyle katıldı. Bu kapsamlı çalşması, dönemin Psikiyatri Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Süleyman Velioğlu tarafından doktora tezi olarak kabul edilmek üzere alındı.
Haluk Şevket Ataseven'in sahne teorisine sunduğu teorik katkılar sadece bildirilerle sınırlı kalmadı. Sanatçının tiyatro dünyasına ışık tutan kuramsal ve deneysel yazıları, "Tiyatroca Düşünmek" üst başlığı altında farklı tiyatro ve kültür dergilerinde yayımlandı. Ömrünün son yıllarında da eğitimcilikten kopmayan usta tiyatrocu, 2005 yılında Müjdat Gezen Sanat Merkezi (MSM) çatısı altında kuram ve uygulama çalşmalarını sürdürdü. Aynı dönemde sokak tiyatrosunun öncü gruplarından Anatole Sokak Oyuncuları topluluğunda sanat danışmanlığı yürüttü ve Çağdaş Drama Derneği'nin kuruluş sürecine aktif katkı sundu.
Tiyatro Dünyasına Bıraktığı İzler
Kariyeri boyunca çok yönlü projelere imza atan usta tiyatrocunun üstlendiği bazı önemli roller şunlardır:
- İstanbul Liselerarası Tiyatro Örgütü (İLTÖ) kurucu üyeliği ve uzun yıllar süren başkanlığı,
- Kadıköy Halk Eğitim Merkezi Deneme Sahnesi'nin kurularak yeni yeteneklerin yetiştirilmesi,
- İstanbul Şehir Tiyatroları bünyesinde üstlendiği sanat yönetmenliği, araştırmacılık ve eğitimcilik görevleri,
- Kültürlerarası etkileşimi artıran uluslararası Kültürlerarası Troya Sanat Şenliği organizasyonu,
- Sahne kuramını psikiyatri bilimiyle birleştiren öncü Dram Sanatında Aktörün Yaratıcılığı bildirisi.
